Memur sendikaları için getirilmesi planlanan ‘barajın’ ayrıntıları netleşiyor: ‘Örgütlenmenin önüne baraj’

Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) toplantısında Memur-Sen ile Türkiye Kamu-Sen’in gündeme getirdiği “baraj” talebinin ayrıntıları netleşiyor. Kulislerde barajın yüzde 5 olacağı beklentisi var. Düzenlemenin önümüzdeki dönemde gündeme gelecek olan Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Yasası’nda yapılacak değişiklikler içerisinde yer alacağı belirtiliyor.
Eğer düzenleme yaşama geçerse memur sendikalarının o hizmet kolundaki memurların en az yüzde 5’ini üye yapmaları gerekecek. Ancak bu şartla üyelik ödentilerini alabilecekler. Bu uygulama daha önce de yasada yer alıyordu. Ancak 2004 yılında yapılan değişiklik ile yasadan çıkarılmıştı. Düzenleme aynı hizmet kolunda çalışan kamu görevlilerinin yüzde 5’inden fazlasını üye kaydetmiş bulunan sendikların üyelik ödentilerinin, kamu işverenince aylıktan kesilerek 5 gün içinde sendikaların banka hesaplarına yatırılmasını öngörüyordu.
Yüzde 5’in altında kalan sendikalar bu haktan yararlanamıyorlardı. Bu şekilde yüzde 5’in altında kalan sendikalar kapatılmasa da mali olarak önemli ölçüde kısıtlanmış oluyordu. Gelirleri kesilecek olan sendikaların devam etme şansı da kalmıyordu. Yüzde 5 uygulaması 2004 yılında örgütlenme hakkını engellediği, sendikal özgürlükleri kısıtladığı için kaldırıldı. Şimdi aynı düzenlemenin yeniden getirilmesi planlanıyor.
YARGIDAN DÖNMÜŞTÜ
Bu arada iktidar, “baraj” uygulamasını daha önce de farklı şekillerde gündeme getirmişti. Toplu sözleşme ikramiyesinden yararlanabilmek için yüzde 1 ve yüzde 2 barajı şartları öngörülmüştü. Memurların toplu sözleşme ikramiyesini tam olarak alabilmeleri için o hizmet kolundaki yüzde 1 ve yüzde 2 barajını aşabilen sendikalara üye olmaları gerekiyordu. Ancak bu düzenlemeler de yargıdan dönmüştü.
TEPKİLER SÜRÜYOR
Getirilmesi planlanan baraj uygulamasına tepkiler sürüyor. Büro-İş Sendikası, anayasal hakların barajlarla “gasp edilemeyeceğine” vurgu yaptı. “Kamu çalışanlarını yoksulluğa mahkum edenler, şimdi de sendikal örgütlenmenin önüne baraj koymanın peşinde” görüşünü dile getiren Büro-İş, şöyle devam etti:
“Kamu emekçileri her geçen gün artan hayat pahalılığı, eriyen maaşlar, ağırlaşan vergi yükü, kira ve fatura kıskacı altında yaşam mücadelesi verirken; kamu çalışanlarının haklarını savunması gereken sendikaların önceliği ne yazık ki emekçinin sofrası değil, sendikal rekabeti sınırlandıran baraj tartışmaları olmuştur. Anayasa Mahkemesi’nin eşitlik ilkesi çerçevesinde iptal ettiği sendikal baraj düzenlemesinin yeniden gündeme getirilmesi için çaba gösterilmesi, kamu emekçilerinin iradesine ve sendikal çoğulculuğa yönelik kabul edilemez bir yaklaşımdır.”
Büro-İş, Memur-Sen ile Türkiye Kamu-Sen’e, “kamu çalışanları yoksulluk sınırının altında yaşamaya zorlanırken, maaşlar enflasyon karşısında erirken, kiralar ve temel tüketim giderleri ücretleri aşındırırken önceliğiniz neden emekçinin alım gücü değil de sendikal barajdır?” ifadeleriyle tepki gösterdi. Büro-İş, kamu çalışanlarının iradesini sınırlandıran, sendikal çoğulculuğu zayıflatan ve örgütlenme özgürlüğünü daraltan her girişimin karşısında olduklarını vurguladı. “Hiçbir sendika, kendisini kamu emekçilerinin tek temsilcisi olarak dayatamaz” diyen Büro-İş, şöyle devam etti:
“Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen’e çağrımız açıktır: Baraj hesabını bırakın, geçim derdiyle boğuşan kamu emekçilerinin hesabını verin.
Maaşların neden yoksulluk karşısında eridiğini, toplu sözleşmelerin neden kamu çalışanlarına insanca yaşam koşulları sağlayamadığını, kamu emekçilerinin neden borçlanarak ay sonunu getirmeye çalıştığını tartışın. Emekçinin sofrasındaki ekmeği büyütmek için mücadele edin.”
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.