‘İnsan yasını nereye koyacağını bilememekle baş başa kalıyor’

Birlikte bir evi, hayatı paylaştığımız hayvanlarımızın kaybıyla nasıl baş edeceğimizi biliyor muyuz? Yazar Çağla M. Işın Alemdar ‘Evcil Hayvan Kaybında Yas’ kitabında bu soruya yanıt arıyor: “Peş peşe yaşadığım kayıplar beni ölümle ve kendi faniliğimle daha doğrudan ilişki kurmaya mecbur bıraktı.”


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı
Hayattaki en büyük endişelerimden biri köpeğim Leo’yu kaybetmek. Onsuzluğa nasıl alışacağımı, yasını nasıl tutacağımı düşünmeyi ertelesem de bunlar zihnimin bir köşesinde hep duran sorular. Çağla M. Işın Alemdar’ın ‘Evcil Hayvan Kaybında Yas’ kitabı evcil hayvan sahiplerine bu konuda bir rehber sunuyor. Yazar yıllarca endüstri tasarımı alanında çalışmış. Bir yandan da hem kendi sağlık sorunları hem de birlikte yaşadığı hayvanlarının ihtiyaçları onu önce homeopati (alternatif bir tamamlayıcı tıp yöntemi) eğitimine, ardından veteriner teknikerliğine yöneltmiş. Hayvanlarla geçen yıllar, beraberinde kayıpları da getirmiş. Çocukken ilk köpeği Pi, ilerleyen yıllardaysa Suçka, Fırça ve Beyaz Oğlan... Peş peşe yaşadığı kayıpların ardından yas üzerine yoğunlaşan Işın Alemdar, bir süre sonra yas eşlikçiliği üzerine de eğitim almış. Alemdar’la kitabı üzerine sohbet ettik.
Haberin Devamı
◊Sizi ‘Evcil Hayvan Kaybında Yas’ı yazmaya iten nedenler nedir?
Peş peşe yaşadığım kayıplar beni ölümle ve kendi faniliğimle daha doğrudan ilişki kurmaya mecbur bıraktı. Bir yandan da yıllar içinde başka hayvanların hastalıklarına, yaşlanmalarına, ölümlerine ve onlara eşlik eden insanların yaşadıklarına yakından tanıklık ediyordum. Evcil hayvan kaybı ve yas konusunda Türkçe kaynak neredeyse yoktu. Bu kitabın çıkış noktalarından biri çok basit bir düşünceydi: Ben yalnız kaldım, başkaları kalmasın. Yazdıkça bunun yalnızca evcil hayvan kaybı üzerine bir kitap olmayacağını fark ettim. Yasın peşinden gittikçe karşıma sevgi, sorumluluk, kontrol, ölüm, fanilik ve insanın diğer canlılarla kurduğu ilişkinin niteliği çıktı.
Yaşadıklarını hatırlamak...
◊Bir insanı kaybettiğimizde taziye gibi ritüellerimiz var, hayvan kaybındaysa çoğu zaman bunlar yok...
Ritüellerin çok önemli bir işlevi var; yalnızca kaybettiğimiz kişiye veda etmiyoruz, çevremizdeki insanlar da bize “Bir kayıp yaşadın ve bunun farkındayız” diyor. Hayvan kaybındaysa çoğu zaman bunlar yok. İnsan yalnızca hayvanının yokluğuyla değil, yasını nereye koyacağını bilememekle de baş başa kalıyor.
Haberin Devamı
◊Kaybettiğiniz hayvan dostlarınızın eşyasını saklıyor musunuz?
Suçka’nın (köpeği) tasması duruyor. Fırça’nın (köpeği) yatağı ve kapları dolapta. Fotoğrafların çoğuna artık rahatlıkla, büyük bir sevgiyle bakabiliyorum. Hâlâ canımı acıtanlar var, özellikle hastalık zamanları çekilenler. Bir fotoğrafın yıllar sonra bile kalbinizde bir yere dokunması, yasınızın tamamlanmadığı anlamına gelmiyor. Eskiden hatırlamak yokluklarını daha çok hatırlatıyordu. Şimdiyse çoğu zaman yaşamış olduklarını...
‘Yenisini alırsın demeyin’
Acıbadem Altunizade Hastanesi’nden klinik psikolog Gözde Genç İşleyen, evcil hayvan kaybının ardından yaşanan yasın doğal bir süreç olduğunu, bu süreçte kişiye ve çevresine önemli görevler düştüğünü söylüyor: “Yasın yoğunluğunu kurulan bağ ve kaybedilenin hayatımızda kapladığı yer etkiler. Evcil hayvanlar paylaşılan yaşamla birlikte aile üyesi, çocuk ya da yakın arkadaş gibi özel bir yer edinebilir. Yasın belirlenmiş bir bitiş tarihi yoktur; günlük hayata dönmek onu unutmak değil, hatırasını taşırken hayata yeniden katılabilmektir. Yakınlarıysa ‘Alt tarafı bir hayvandı’, ‘Yenisini alırsın’, ‘Bu kadar üzülme’ gibi sözlerden kaçınmalı; kişinin duygularını yaşamasına alan açmalıdır.”
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.