Kübra Ünlü yazdı! ALYA’NIN GÖZDAĞI DENGELERİ NASIL DEĞİŞTİRECEK?
Kanal D ekranlarında pazartesi akşamlarına taht kuran saat 20.00’da izleyicisiyle buluşan, yapımcılığını AyNA Yapım'ın üstlendiği kendi reyting rekorlarını kıran sevilen dizi “Uzak Şehir” 67. bölümüyle izleyenleri bir kez daha nefessiz bıraktı.
Başrollerini Ozan Akbaba, Sinem Ünsal, Gonca Cilasun, Müfit Kayacan, Sahra Şaş gibi usta isimlerin paylaştığı; kadroya dahil olan Mustafa Avkıran, Onur Özaydın gibi isimlerle karakter evreni iyice genişleyen yapım, ekran başındakileri bambaşka gizemlerin içine çekti. Tüm çıkış kapılarının Alya’nın üzerine kilitlendiğini hissettiğimiz anlarda gelen sarsıcı resti ise Cihan’ı bu tutkulu sevda savaşının tam ortasına bırakıverdi.
Çanta Konaktan Çıktı!
Tam uçağa binmek üzereyken, oğlunun kalem kutusunda bulunan yasaklı madde sebebiyle emniyet güçleri tarafından gözaltına alınan Alya, hayatının en zorlu anlarını yaşadı. Deniz’i yakınına teslim etme mecburiyetinde kalınca rotasını mecburen Cihan’a çevirdi. Erol’un avukatlık teklifini sert dille geri çeviren Alya, adliye koridorlarında karşılaştığı Nare’ye sarıldı. Nare’ye “Deniz sana emanet. Ben gelene kadar yanında kalır mısın? Senden başka kimseye güvenemem” demesi, çaresizliğin en somut haliydi. Akabinde Erol aracılığıyla Alya’nın karşısına dikilen Cihan, ummadığı suçlamayla sarsıldı. Alya’nın, “Çanta konaktan çıktı… Annen de yapmış olabilir”sözleri, şüphe oklarını doğrudan Sadakat’e yöneltti.
Hastanede Görülen O İsim Neleri Değiştirecek?
Hastane koridorlarında tesadüfen gördüğü ismin ardından Alya’nın kendi kızı olma ihtimaliyle sarsılan Kartal, derhal araştırmalara girişti. Cihan dört koldan komployu kuranları ararken, Erol’dan gelen telefonla dikkati tamamen dağıldı. Budapeşte’den gelen Enver Ayhanlı, Alya ile görüşmek için tüm gemileri yakmıştı. Tam bu noktada Enver ile gizli anlaşmaya imza atan Kartal, “Borcum vardı, ödemeye geldim” diyerek Türkiye’nin en dişli avukatı Kamil Boz’u devreye soktu. Enver’in “Senden beklentim yok, bunu biliyorsun. Öncelik sensin” diyerek Alya’ya sunduğu umut ışığı, olayların seyrini tamamen değiştirdi.
Sadece Boğulma!
“İpek, Zerrin” cephesinde ise sular durulmak bilmiyor. Kaya, Demir’in otopsi sonucunu öğrenmek gayesiyle Zerrin’i aradığında İpek’in tepkisiyle karşılaştı. Zerrin’in telefonda sarf ettiği, “Sana güzel haberlerim yok Kaya. Sadece boğulma… Bu gidişle çok yakında temize çıkacağım. Sonra da kızımın velayetini senden alacağım” cümleleri, yaklaşan büyük velayet savaşının habercisiydi.
Emniyetin Dışında Kurulan Oyun!
Erol’un yasal yollarla Alya ile görüşmesini sağlayamaması üzerine Cihan, sınırları zorlayan yola başvurdu. Emniyetin hemen dışında kendi adamını bilerek darbedip, akabinde şikayetçi olmasını sağlayan Cihan; bizzat kurduğu oyunla nezarethaneye girmeyi başardı. Karşısında aniden onu gören Alya büyük şaşkınlık yaşadı. Komplonun ardındaki asıl ismi arayan Cihan, okuldaki hademe Sabri’nin izini Batman’ın uzak köyünde buldu. Ancak bu soluksuz kovalamaca, kimsenin tahmin edemeyeceği kadar çarpıcı şekilde neticelendi. Kartal’ın Enver’e söylediği “Hademeyi bulmak kolay, konuşturmak zor” uyarısı, meselenin ciddiyetini gözler önüne seriyordu.
Alya: ”İzin Vermezsen Enver İle Evlenirim”!
Gözaltı süresi dolup savcılığa sevk edilen Alya için adliye koridorlarında nefesler tutuldu. Panikleyen Enver’i “Ben çıkacak diyorsam o iş bitmiştir” diyerek teskin eden Kartal, gölge gücünü herkese hissettiriyordu. Duruşma öncesi Alya’yı ziyarete giden Cihan, onu kurtarmak adına her şeyi yapacağını söylese de mağlubiyeti çoktan kabullenen Alya’nın tek arzusu vardı; Deniz’in Budapeşte’ye gönderilmesi. Tam o anlarda Enver’in olaya dahil olmasıyla atmosfer aniden gerildi. Alya’nın, oğlunu Türkiye’den götürmesi için eski aşkından yardım istemesi Cihan’ı çileden çıkardı. “İzin vermem” diyerek kükreyen Cihan, Alya’nın dudaklarından dökülen son rest ile adeta donakaldı; “Eğer izin vermezsen Enver ile evlenirim”!...
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.