Şüphelenmek neredeyse imkânsız: Yeni tuzak böyle kuruluyor! İş bulayım derken suçun parçası olabilirsiniz

İş görüşmesi sandığınız şey, aslında bir dolandırıcılık senaryosunun ilk adımı olabilir. Son dönemde giderek yaygınlaşan bu yöntemle iş arayanlar, gerçek şirket isimleri ve profesyonel görünen ilanlarla kurulan tuzaklara çekiliyor. Veriler, tehlikenin boyutunu gözler önüne sererken, dolandırıcıların kullandığı yöntemler değişti ve öylesine inandırıcı hale geldi ki adaylar karşı karşıya oldukları riski fark etmekte güçlük çekiyor. Üstelik kayıp yalnızca parayla sınırlı değil. Detaylar ise endişe verici boyutta…


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı
Bir iş ilanı görüyorsunuz. Şirket tanıdık, ilan profesyonel, karşıdaki kişi kendisini insan kaynakları uzmanı olarak tanıtıyor. Kısa bir yazışmanın ardından görüşme tarihi belirleniyor. Her şey normal görünüyor. Ancak birkaç adım sonra sürecin sandığınız kadar masum olmadığını fark ediyorsunuz.
İnternette dolandırıcıların hedef aldığı alanlara her geçen gün yenileri eklenirken, iş arama süreci de bu yöntemlerin yeni hedeflerinden biri haline geldi.
TEHLİKE SANILANDAN ÇOK DAHA BÜYÜK
ABD merkezli Better Business Bureau (BBB) tarafından paylaşılan verilere göre, 2025 yılında yaklaşık 25 bin kişi iş bulma dolandırıcılığına maruz kaldığını bildirdi. BBB, ABD ve Kanada’da faaliyet gösteren, işletmeler ile tüketiciler arasında güveni artırmayı amaçlayan kâr amacı gütmeyen özel bir kuruluş. BBB’nin 2026 tarihli güncellemesine göre, istihdam dolandırıcılığı bildirimleri bu yıl da benzer şekilde görülüyor.Ülkemizde de bu tür dolandırıcılıkta örnekler her geçen gün artıyor. Bilişim Uzmanı Osman Demircan, Türkiye’de iş bulma ve ek gelir elde etme ihtiyacının dolandırıcılar tarafından istismar edildiğini belirterek, önemli bilgiler paylaştı.
TÜRKİYE’DE DE TABLO DİKKAT ÇEKİYOR

İŞ İLANLARI DEĞİŞTİ, DOLANDIRICILIKTA YENİ DÖNEM BAŞLADI
Sahte iş ilanları aslında yeni bir yöntem değil. Ancak dolandırıcıların kullandığı araçlar ve adaylara yaklaşma biçimleri değişti. Geçmişte kötü yazılmış metinler, yazım hataları, düşük kaliteli görseller veya amatörce hazırlanmış ilanlar şüphe uyandırırken, bugün aynı işaretler her zaman bulunmayabiliyor.
Osman Demircan, dolandırıcıların iş arayanların ekonomik ve psikolojik olarak içinde bulunduğu koşullardan yararlandığını belirterek, yapay zekanın da bu yöntemlerin daha profesyonel görünmesini kolaylaştırdığını söyledi:
“Düzgün Türkçeyle yazılmış ilanlar, kişiye özel mesajlar, kurumsal görünümlü belgeler ve sahte profiller daha kolay üretilebiliyor. Ses ve görüntü taklidi de güven oluşturmak için kullanılabiliyor. Üretken yapay zeka dolandırıcılığı hem daha inandırıcı hem de daha geniş ölçekte uygulanabilir hale getiriyor. Bu nedenle bir ilanın düzgün yazılmış olması, onun güvenilir olduğunu göstermiyor.”
Haberin Devamı
DİKKAT! DOLANDIRICILAR BU ŞEKİLDE YOL ALIYOR
Dolandırıcıların kullandığı yöntemlerden biri, gerçek şirketlerin kimliğini kullanmak. Şirketlerin internet sitelerinde daha önce yayımlanmış gerçek ilanlar kopyalanabiliyor, başvurusu sona ermiş pozisyonlar yeniden dolaşıma sokulabiliyor. Şirket logoları, çalışan isimleri ve insan kaynakları uzmanlarının kimlikleri de taklit edilebiliyor.
İlk temasın gerçek bir işe alım sürecinden ayırt edilmesini zorlaştıran nokta da burada ortaya çıkıyor. Adaya e-posta gönderiliyor, telefon görüşmesi yapılıyor, çevrim içi mülakat gerçekleştiriliyor ve daha sonra iletişim WhatsApp, Telegram ya da başka bir mesajlaşma uygulamasına taşınabiliyor.Osman Demircan, özellikle profesyonel iş ağı platformlarında bu yöntemin daha inandırıcı hale gelebildiğine dikkat çekti:
“LinkedIn gibi iş ağı üzerine kurulu kurumsal sosyal ağlarda da bu tarz dolandırıcılıklarla karşılaşılıyor. Firma sahibi, CEO veya insan kaynakları yöneticisi gibi işe alım sürecini yönetebilecek üst düzey unvanlara sahip sahte hesaplar oluşturulabiliyor. Bu hesaplardan iş fırsatlarına açık olduğunu belirten kişilere ulaşılarak güven oluşturulmaya çalışılıyor.”

EN CAZİP TEKLİF, EN BÜYÜK TUZAĞA DÖNÜŞÜYOR
Dolandırıcıların herkese aynı ilanı göstermediğini belirten Osman Demircan, hedeflemede kişinin yaşından çok içinde bulunduğu koşulların öne çıktığını anlattı. Öğrenci veya yeni mezuna deneyim gerektirmeyen uzaktan iş, evden çalışmak isteyen bir kişiye paketleme işi, deneyimli bir çalışana ise yüksek ücretli danışmanlık teklifi sunulabiliyor.“Çoğu zaman dolandırıcının kapsamlı bir kişilik analizi yapmasına da gerek kalmıyor. ‘İş arıyorum’ şeklindeki bir paylaşım, mezuniyet bilgisi, meslek, ilan gruplarındaki yorumlar veya görüşme sırasında verilen cevaplar önemli ipuçları sağlayabiliyor. Yapay zeka da bu bilgileri kullanarak mesajın dilini ve teklifin içeriğini kişiye uyarlamayı kolaylaştırabiliyor” diyen Demircan, uzun süredir iş arayan kişilerin fırsatı kaçırma endişesinin de dolandırıcılar tarafından kullanılabildiğini söyledi.
Demircan, bunun mağdurun yalnızca dikkatsiz davranmasıyla açıklanamayacağını belirterek, “Kişinin ihtiyacının sistemli biçimde istismar edilmesi söz konusu olabiliyor. ‘Buna gerçekten ihtiyacım var’ düşüncesinin yoğunlaştığı dönemlerde, dolandırıcının oluşturduğu acele ettirme baskısı daha etkili hale gelebiliyor” ifadelerini kullandı.
Haberin Devamı
ÖNCE KÜÇÜK BİR ÖDEME, SONRA BİTMEYEN MASRAFLAR
Sahte iş ilanlarının maddi boyutunda ise çoğu zaman doğrudan yüksek miktarda para talep edilmiyor. Bunun yerine küçük ve makul gösterilen bir ödeme ile süreç başlatılabiliyor. Kayıt, güvence, malzeme, kargo, sigorta veya vergi gibi gerekçelerle para istenebiliyor. Aday ödeme yaptıktan sonra ise yeni bir masraf ortaya çıkabiliyor.
Osman Demircan, “Kişi ilk ödediği parayı kaybetmemek için ikinci, sonra üçüncü defa ödeme yapabiliyor. Dolandırıcı burada hem işe kavuşma umudunu hem de daha önce ödenen parayı kurtarma isteğini kullanıyor” dedi. Bir başka yöntemde ise kişiye video beğenme, ürün değerlendirme gibi basit görevler verilebildiğini anlatan Demircan, başlangıçta küçük bir ödeme yapılarak güven oluşturulabildiğini söyledi:
“Daha sonra uygulamada yüksek bir kazanç gösteriliyor ve bunu çekebilmek için vergi, uluslararası para transferi veya başka gerekçelerle para yatırılması isteniyor. Ekranda görünen bakiye ise kişinin gerçekten sahip olduğu bir para olmuyor.”

DOLANDIRICILARIN ASIL İSTEDİĞİ PARA OLMAYABİLİR!
İş arama sürecindeki risk yalnızca para göndermekle sınırlı değil. Adayın özgeçmişi üzerinden adres, doğum tarihi, kimlik bilgileri, banka bilgileri ve hesap giriş bilgileri gibi çok daha kapsamlı veriler de toplanabiliyor.
Osman Demircan, “Hedef yalnızca ad ve telefon numarası değil. Kimlik kartı görüntüsü, adres, doğum tarihi, banka bilgileri, özgeçmiş ve hesap giriş bilgileri de değer taşıyor” dedi. Ancak bu bilgilerin ele geçirilmesinin her durumda aynı sonucu doğurmadığını da vurgulayan uzman isim, “Yalnızca IBAN’ın bilinmesi hesaptan para çekmeye yetmez, kimlik numarasının bilinmesi de her işlemin otomatik yapılabileceği anlamına gelmez. Fakat bilgiler birleştirildiğinde kimliğe bürünme, daha inandırıcı dolandırıcılık girişimleri ve hesap açılışlarının kötüye kullanılması gibi riskler büyüyor” ifadelerini kullandı.

‘İŞ’ DİYE VERİLEN GÖREV SUÇUN PARÇASI OLABİLİR
Sahte iş ilanlarının bir başka tehlikeli boyutu ise adayın farkında olmadan para transfer zincirinin içine sokulabilmesi. Osman Demircan, bazı durumlarda kişiden kendi hesabına gelen parayı başka hesaplara aktarmasının istenebildiğini belirterek, “İş diye sunulan görev, kişinin hesabına gelen parayı başka hesaplara aktarmak olabilir. Böyle bir durumda kişi, başka mağdurlardan alınan paranın transferine aracılık edebilir ve adli incelemeyle karşılaşabilir” uyarısında bulundu.
Haberin Devamı
BU NOKTADA ‘DUR’ DEMEK GEREKİYOR
Osman Demircan, bazı taleplerin iş başvurusunun olağan sınırlarının dışına çıktığını belirterek özellikle şu durumlarda sürecin kesilmesi gerektiğini söyledi:
* İşe kabul edilmek veya kazancı çekebilmek için para istenmesi.
* İlk aşamalarda kimlik kartının önlü arkalı görüntüsünün veya kimlikle çekilmiş selfie’nin talep edilmesi.
* Banka ya da e-Devlet şifresi, SMS kodu veya mobil bankacılık onayı istenmesi.
* Mülakat gerekçesiyle bilinmeyen bir uygulama yükletilmesi.
* Bilgisayara veya telefona uzaktan erişim verilmesinin istenmesi.
* Kişisel banka hesabına para kabul edilip başka bir hesaba gönderilmesinin görev olarak sunulması.
*“Şimdi karar vermezsen fırsatı kaçırırsın” gibi ifadelerle araştırma yapmanın engellenmeye çalışılması.
Gerçek bir işe giriş sürecinde bazı kişisel bilgilerin gerekli olabileceğini belirten Demircan, burada asıl önemli olanın bilginin “kime, hangi aşamada, hangi amaçla ve hangi güvenli kanal üzerinden” verildiği olduğunu söyledi: “Banka ve e-Devlet şifreleri ile doğrulama kodları işe alım görevlisine verilmez. Görüntülü görüşme yapılması, gönderilen belgenin kaşeli olması veya sayfada çok sayıda takipçi bulunması da tek başına güvence değildir.”
Haberin Devamı
TUZAĞI FARK EDEN ÖNCE PARAYI DEĞİL, ZARARI DURDURMALI
Sahte ilana başvurduğunu veya dolandırıldığını fark eden kişilerin beklememesi gerektiğini belirten Osman Demircan, özellikle para transferi gerçekleşmişse ilk dakikaların önemli olduğunu vurguladı:
-- Öncelik, paylaşılmış bilgiye ve yapılmış işleme göre belirlenmeli. Önce kaybı durdurmak için bankaya ulaşılmalı. Daha fazla para, belge veya kod gönderilmemeli. Bankanın resmî uygulamasından ya da kartın üzerindeki numaradan iletişim kurulmalı; transferin tarihi, tutarı, alıcı IBAN’ı ve işlem referansı verilerek dolandırıcılık bildirimi yapılmalı. Transferin durdurulması veya geri çağrılması için işlem başlatılması bankadan istenmeli.
-- Dolandırıcılık fark edildiğinde yalnızca banka ile iletişime geçmek de yeterli değil. İlanın bağlantısı, sahte profil, telefon numarası, e-postalar, mesajlaşmalar, dekontlar ve gönderilen belgelerin saklanması gerekiyor. Bunlarla polis, jandarma veya Cumhuriyet Başsavcılığına başvurularak hukuki süreç başlatılabilir.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.