Erken seçim koşulları

Trump’ın, Netanyahu ile kafa kafaya vererek İran’la başlattığı savaş dünyayı zor bir noktaya getirdi. Trump uzun süre piyasalarla adeta alay etti. Ancak ülkesinde dizel ve benzinin galon fiyatı yükseldi, kendisinin göreve getirdiği FED başkanı faiz artırdı.
Yazıya ABD tarafından girmemizin nedeni küresel ekonomi değil. Türkiye’ye etkileri üzerinde düşünmek gerek.
Bilindiği üzere Şimşek programından henüz vazgeçilmiş değil. Akaryakıt fiyatları da artık üç haneli oldu. Gelen zammın doğrudan fiyatlara yansıtılacağını yine Şimşek söyledi. Artık sonbahardayız ve çiftçi ekim yapacak. Litresi 100 TL’nin üzerine çıkmış dizel yakıtla ne ekecek, nasıl geçinecek?
Ekonomide krizler bitmiyor. Kendi ekonomimizdeki kriz derdimiz zaten yetiyordu, üstüne Trump’ın getirdikleri bindi.
Bir de siyasetin durumu var. İktidarı destekleyen yazarlar rakip aday falı açmayı sürdürüyorlar. Pervasızca, düşünmeden yazı yazıyorlar
“Ekrem İmamoğlu zaten aday olamaz. Mansur Yavaş, tutuklanmamak için adaylık düşünmez. Özgür Özel öne çıkabilir. CHP şu isme artık soğuk bakıyor. Özel kazanılamayacak bir seçimde aday olmak istemez. CHP yeni aday arıyor, belki İlhan Kesici olur.”
Benzer satırlar, aslında iddialı adayların yargı yoluyla engellendiğini itiraf ediyor.
Şimdi bu noktada siyasetin diğer gündemine de bakalım. Öcalan’la müzakere sürecinde yaprak kımıldamıyor. Kendisine yapıldığı söylenen villa mı, bina mı, konut mu her neyse şu an boş duruyor. Villaya kızanlara teselli hazır: “Ama havuzu yok.” Yüzmek isteyen adanın kıyılarını kullanabilir.
İşin özüne gelirsek, “Örgüt silah bırakmaya başladı” bilgisine, iddia düzeyinde de olsa açık kaynaklarda henüz rastlanmıyor. Yine başa dönülmüş durumda. Önce Öcalan’a “koordinatör” statüsü mü verilecek yoksa önce silahlar mı bırakılmaya başlanacak? Kilitlenme yine aynı noktada. Bu konuda Cumhur iktidarının ortakları; MHP ile AKP arasında da birlik olmadığı şüpheleri çok yoğun. AKP, seçmenin tepkisini pür dikkat gözlüyor, hata yapmak istemiyor, ağırdan alıyor. MHP bu konuda daha atak.
Özetlersek... İktidarın kafasındaki takvimlendirmeyi bilmiyoruz.
Ancak siyasette işler iyi gitmiyor. YENİ Parti istenilen ölçüde küçülmüyor.
Örgütün tasfiyesi-siyasallaşma konusunda ilerleme yok gibi.
İran savaşı nedeniyle küresel ekonomi kötüleşmeye başlıyor, kendi sorunlarını çözemeyen Türk ekonomisi, dışarıdan da baskı altına alınabilir.
Bu ortamda ilkbaharda seçim senaryosu da zayıflıyor. İddialar bir yana, seçim zorunlu olarak 2028’e kalabilir.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.