PunchUNIUYO to monetise sports with new policy — VCESPN DeportesMax, el más rápido en tercera práctica en Bakú; Checo luce fuerteThe Jerusalem PostGov't warns against bringing Four Species into Israel without authorization ahead of SukkotInquirer2028 polls survey: Sara-Robin 12 points ahead of Leni-Bam tandem — OCTADaily MaverickEDUCATION: R6,600 a month to catch up: Inside SA’s costly private tutoring marketCNN TürkSermaye piyasası soruşturmasında yeni gelişme: 19 tutuklamaUOLRússia tenta criar alternativa à Starlink após perder acesso à rede de Elon MuskVarietyBlock the Merger Coalition Asks Court to Reject Paramount’s Settlement With States Over Warner Bros. DealWirtualna PolskaOdjechał samochodem osobowym. Zaginął 12-latek, policja z apelemThe IndependentDyfed-Powys Police hit by cyber attack as information at riskDaily MailBreakthrough brain cancer test cuts diagnosis from weeks to hours: 'Huge leap forward for patients'RapplerCarlos Yulo falls short of parallel bars medal, concludes stellar Asian Games
The Daily Newsstand · Free, Always
Friday, September 25, 2026

Kozinoğlu dosyasında kritik ifade: ADLİ TIP'TA BİR GARİP HIRSIZLIK!

Translate

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünden 10 gün sonra Adli Tıp Kurumu’nda hırsızlık yaptığı iddia edilen şüphelinin dün ifadesi alındı. Kozinoğlu'nun doku ve kan örneklerinin değiştirilmiş olabileceği değerlendiriliyor. Son gelişmeleri CNN TÜRK Muhabiri Merve Tokaz aktardı.

ADLİ TIP'A "DAMACANA" GİRİŞİ

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında, olayı şüpheli hale getiren en önemli unsurlardan biri hırsızlığın gerçekleştiği zaman dilimidir. Günlerdir farklı şüphelileri konuşuyoruz; ancak Adli Tıp Kurumu'nda yaşanan bu hırsızlık, soruşturmanın bambaşka bir boyutunu oluşturuyor. Tarihleri sırasıyla ele alalım: Kaşif Kozinoğlu ne zaman hayatını kaybetti?

13 Kasım 2011'de Kozinoğlu, bulunduğu cezaevinde esrarengiz bir şekilde yaşamını yitirdi. Vefatının ardından cansız bedeni Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı.

Kozinoğlu dosyasında kritik ifade: ADLİ TIPTA BİR GARİP HIRSIZLIK

Gerekli incelemeler yapılıyor, örnekler alınıyor; ancak Adli Tıp Kurumu'nun kesin ölüm sebebini açıkladığı ve çalışmaların tamamlandığı süreç yaklaşık bir aylık bir periyodu kapsıyor. Peki, hırsızlık tam olarak ne zaman gerçekleşti? Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünden yalnızca 9 gün sonra, 22 Kasım 2011'de Adli Tıp Kurumu'na bir hırsız girdi. Hem de oldukça enteresan bir yöntemle.

KOZİNOĞLU'NUN ADLİ TIP'DAKİ KAN ÖRNEKLERİNİ Mİ DEĞİŞTİRDİ?

Bu hırsızlığı gerçekleştiren kişi Gürsoy Erinci isimli bir şahıs. 25 ayrı suç kaydı bulunan ve halihazırda dolandırıcılık ile hırsızlık suçlarından 2040'a kadar hükümlü olan bu kişi, soruşturma kapsamında ifadesi alınmak üzere dün Iğdır'dan getirildi.

Gürsoy Erinci, o dönem Ankara Sincan Cezaevi'nde yatıyordu. Yatarını tamamlayarak cezaevinden çıktıktan sonra İstanbul'a geldi. Tarihler 22 Kasım'ı gösterdiğinde ise Bakırköy'deki Adli Tıp Kurumu'nun kapısına dayandı. Kuruma "Damacana su getirdim" diyerek giriş yaptı. Kurumun güvenlik sistemine göre; giriş kapısında kimlik soruluyor ve ilk kontrol yapılıyor. İçerideki laboratuvarlar gibi hassas bölümlerde ise yalnızca çalışanların kartlarıyla geçebildiği yüksek güvenlikli bir sistem bulunuyor. Şüpheli, bu ilk aşamayı geçerek başkanlık tarafına yöneliyor. Ardından Kimya İhtisas Dairesi'ne gitmek istediğini belirtiyor.

NEDEN KİMYA İHTİSAS DAİRESİ HEDEFLENDİ?

Bu soruşturma için Kimya İhtisas Dairesi neden bu kadar önemli? 2011'de Kaşif Kozinoğlu'nun hayatını kaybettiği ilk günlerde de "Biri veya birileri tarafından zehirlendi mi?" sorusu soruluyordu. Aradan yıllar geçti, dosya yeniden açıldı ve aynı soru tekrar gündeme geldi.

Zehirlenme iddialarını araştıran ve aydınlatan birim tam olarak Kimya İhtisas Dairesi'dir. Kişiden alınan kan ve doku örnekleri burada incelenir. Hırsızın girdiği yer ise Morg İhtisas Dairesi değil, doğrudan Kozinoğlu'na ait örneklerin incelendiği Kimya İhtisas Dairesi oldu.

Kozinoğlu dosyasında kritik ifade: ADLİ TIPTA BİR GARİP HIRSIZLIK

Şüpheli içeride, çalışanlara odalardaki camlara silikon çekeceğini söylüyor. Ardından o dönemin Kimya İhtisas Dairesi Başkanı'nın odasına girerek cüzdanını ve kartlarını çalıyor. Dahası, başka bir Adli Tıp çalışanının odasındaki altınları da alarak binadan ayrılıyor.

TESADÜF MÜ, PLANLI BİR DELİL KARARTMA MI?

Savcılık şimdi şu kritik sorunun yanıtını arıyor: Amaç saf bir hırsızlık olsaydı, bu şahıs sokakta veya herhangi bir başka alanda da bunu yapabilirdi. Neden bu kadar yüksek güvenlikli bir kurumu hedef seçti?

Aradaki 9 günlük zaman dilimi son derece manidar. Kozinoğlu'nun raporları henüz tamamlanmamış ve örnekleri inceleniyorken bu hırsızlığın yaşanması tesadüf olabilir mi? Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, hırsızlık süsü verilerek Kozinoğlu'na ait kan, doku örneklerinin veya laboratuvar belgelerinin değiştirilip yok edilmeye çalışıldığı ihtimali üzerinde duruyor.

Güvenlik kamerası görüntüleri de bu iddiaları destekler nitelikte inceleniyor. Görüntülerde şüphelinin elinde damacanayla içeri girdiği, koridorda ilerleyerek Kimya İhtisas Dairesi bölümüne geçtiği net bir şekilde görülüyor. Tutanaklarda şüphelinin doğrudan laboratuvarlara girdiği yönünde resmi bir tespit bulunmasa da, o dönemde görev yapan ve tutanakları tutan yetkililer ilerleyen süreçte ifadeye çağrılabilecek.

Gürsoy Erinci, 2040'a kadar hükümlü olduğu için mevcut dosyası kapsamında herhangi bir ek adli işlem uygulanmadan Iğdır Cezaevi'ne geri gönderildi. Ancak savcılık şimdi olayın tüm arka planını; bu kişinin bu eylemi tek başına mı planladığını, birinden emir alıp almadığını ve delilleri karartmak amacıyla özellikle görevlendirilip görevlendirilmediğini çok yönlü olarak araştırıyor.

View the original on CNN Türk →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.