İrlanda Başbakanı Martin: Gazze'de tüm gerçekler ortaya çıktığında dünya utanacak
Martin, New York'ta gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'na katılarak konuşma yaptı.
Dünyadaki çatışmaların en çok savunmasızları etkilediğine dikkati çeken Martin, iklim değişikliği etkisinin ise dünyanın her köşesinde hissedildiğini söyledi.
Uluslararası hukukun tehdit altında olduğuna işaret eden Martin, yeni teknolojilerin de öngörülemez tehlikelere yol açtığını dile getirdi.
Martin, böyle bir ortamda belirsizliklerin uluslararası sistemin temellerini sarstığına işaret ederek, "Uluslararası işbirliği zordur' demek, 'çok taraflılık çalışmıyor' demek ve başkasının problemlerinin bizim problemimiz olmadığını düşünmek yanlış bir sonuca varmak olur. Baskı altındaki dünyada verilecek cevap daha az işbirliği değildir." ifadelerini kullandı.
İrlanda'nın Avrupa Birliği Konseyi Dönem Başkanı olarak amacının birlik ruhunu güçlendirmek olduğunu anlatan Martin, "BM'nin üzerinde yükseldiği barış, güvenlik, insan hakları ve kalkınma sütunlarına bağlılığımız sarsılmazdır. Bu sütunlar, eşit olarak ortak hedeflerimizi, adil ve barışçıl bir dünyayı taşır. Ne yazık ki bu hedeflere doğru toplu halde yürümüyoruz. Yolumuzda gitmiyoruz." diye konuştu.
"Uluslararası toplum, Filistin konusunda başarısız oldu"
Dünyadaki insan hakları ihlallerinden söz eden Martin, Ukrayna'daki Rusya saldırılarının en kanlı döneminde olduğunu vurguladı.
Martin, tahıl fiyatlarının savaş nedeniyle arttığını belirterek, "BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinden biri sınırları zorla değiştirmeye çalışıyor. Bu durum, BM Şartı'nın açık bir ihlalidir ve kabul edilemez." dedi.
Sudan'daki çatışmaların dış müdahalelerle uzadığını kaydeden Martin, "Sudan'daki savaşı silahlandıran, finanse eden ve savaşın sürmesini sağlayan tüm dış aktörler ve devletler bu desteklerini kesmeli." diye konuştu.
Gazze'de ise ateşkese rağmen sahada hiçbir değişiklik olmadığını ve İsrail saldırılarının sürdüğünü vurgulayan Martin, şöyle devam etti:
"Uluslararası toplum, Filistin konusunda başarısız oldu. On yıllardır süren yoksulluk, can kayıpları ve gerilimin tek çözümünün, Filistin Devleti ile İsrail'in yan yana, barış ve huzur içinde yaşayacağı bir ortam olduğunu düşünüyoruz. Bazı küçük gelişmeler oldu. Artan sayıda ülke, Filistin Devleti'ni tanıyor. BM üyelerinin büyük kısmı New York Deklarasyonu'nu imzaladı. Daha fazla sayıda üye, işgal altındaki Filistin toprakları olan Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşimci şiddetine karşı adım atıyor. Ancak zaman tükeniyor. Sahada bazılarının iki devletli çözüm hedefini ortadan kaldırmaya yönelik kasıtlı adımlar attığını görüyoruz."
"Kimse ben bilmiyorum diyemeyecek"
İsrail'in Filistin Devleti'ni ortadan kaldırmaya yönelik attığı adımların birer komplo teorisi olmaktan çıktığına işaret eden Martin, "İnsanların çaresizce bir sığınak aradığı, savaştan zarar gören binalara sığınmak zorunda kaldığı bir durumu nasıl kabul edebiliriz? Hele ki böyle bir binanın yıkılması sonucu 8 çocuk ölmüşken, bu nasıl mümkün olur?" dedi.
Martin, insani yardımların, gıdanın ve çadırların kasten bölgeye sokulmadığının da altını çizerek, "Gazze'de yaşanan ve yaşanmaya devam eden tüm gerçekler ortaya çıktığında, kanıtlar toplandığında, tanıkların ifadeleri alındığında, gerçek dehşet tamamen açığa çıktığında tüm dünya utanacak." değerlendirmesinde bulundu.
"Kimse ben bilmiyorum diyemeyecek." ifadesini kullanan Martin, Batı Şeria'daki işgal ve şiddetin kalıcı barışı yok edecek seviyede olduğunu söyledi.
Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin dokunulmazlık hali içinde eylemlerini sürdürdüğünü kaydeden Martin, Filistinlilerin yerinden edilme, yıkım ve etnik temizlikle karşı karşıya olduklarına dikkati çekti.
Martin, Filistin köylerinin yıkıldığı ve tarlalarının yok edildiği bir ortamda İrlanda'nın bu alanlarda kurulan İsrail yerleşimleriyle ticareti yasakladığını hatırlattı.
"Güvenlik Konseyi, yaşadığımız dünyanın temsilcisi olmalı"
İrlanda ordusunun Lübnan'da barış gücü görevini yürüttüğü bölgelerde İsrail askeri varlığının sona ermesi gerektiğini belirten Martin, İran ile ABD ve İsrail arasındaki gerilimin ise müzakere masasında çözülmesi gerektiğini savundu.
Martin, BM sisteminde de bir reform yapılması gerektiğine işaret ederek, "Hızla değişen dünyaya ayak uydurmak istiyorsak bu reformlar gereklidir. Ancak tüm reform girişimleri üyelerin siyasi, finansal ve eylemsel desteğiyle sonuca ulaşabilir. Yetkisini kullanabilen ve çevremizdeki krizlere yanıt verebilen bir Güvenlik Konseyi'ne ihtiyacımız var." dedi.
Daimi üyelerin verilen veto hakkının Güvenlik Konseyi'ni zayıflattığını ve meşruiyetinin sorgulanmasına sebep olduğunu vurgulayan Martin, "Konsey üyeleri, yeteri kadar temsil edilmeyen Afrika ve sesi duyulmayan küçük ülkelerden başlayarak yaşadığımız dünyanın temsilcileri olmalı." diye konuştu.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.