The Jerusalem PostIsrael and the West must stop trying to reform the UN and build something new instead - opinionESPN DeportesNacho Rivero remonta al Atlas con un cabezazoESPNYankees, Red Sox to meet in playoffs for 7th timeInquirerPagasa: Queenie nears typhoon categoryالشرقالأمم المتحدة توسع قائمة الشركات المرتبطة بالمستوطنات الإسرائيليةBBC NewsIran offers US deal to reopen Strait of Hormuz in seven daysThe Sydney Morning HeraldLove at first sight as Kylie Minogue kicks off AFL grand final performance at the MCGEl ComercioJefe negociador del chavismo niega que Gobierno impida el regreso de María Corina MachadoColliderPrime Video’s Newest Mega Streaming Bundle Exposes an Even Bigger Viewership Problem경향신문히구치 상대로 중국보다 더 못 쳤다···타선 고민 안은 류지현 호SportstarLaver Cup — Carlos Alcaraz stars as Team Europe takes 3-1 leadGlobal NewsWinnipeg Blue Bombers start strong, finish flat in 30-28 loss to Argonauts
The Daily Newsstand · Free, Always
Saturday, September 26, 2026

CHP’nin yüzde 55 oy alarak kazandığı belediyenin AKP’ye geçmesi yurttaşın tepkisini çekti

Translate

Kabataş’taki vapur iskelesinde başladı Büyükada’nın sessizliği. Henüz vapura binmemiştim. Yanımdaki yaşlı çift kendi arasında seçimden konuşuyordu. Kadın, eşine dönüp “Hiç gidesim, göresim yok. Tadım tuzum da yok” dedi. Adam cevap vermedi. Başını vapura çevirdi. Uzun uzun denize baktı. Sonra ikisi de sustu. Büyükada’ya daha ayak basmadan, adanın üzerine çöken havayı anlamak mümkündü.

Vapur yanaştığında öğle saatleriydi. Yaz sezonu geride kalmış, turist kalabalığı azalmıştı. Meydanda ada sakinleri günlük işlerinin peşindeydi. Birkaç turist, bisikletliler, dükkânlarının önünde bekleyen esnaf... Her şey yerli yerindeydi. Ama çok şey eksikti. Neşe, keyif ama en önemlisi iktidara ve muhalefete güven... Esnaf müşterisini çağırıyor ama sesi yükselmiyordu. Sanki Büyükada’nın kendine özgü o hafifliğinin üzerine ağır bir örtü çekilmişti. Kime yaklaşsam cümleler farklı başlıyor ama aynı yerde bitiyordu: “Bizi kandırdılar. İrademizi yok saydılar. Oyumuza sahip çıkılmadı. Sandıkta verdiğimiz kararın karşılığı bu olmamalıydı.”

NASIL SATARSINIZ? 

65 yıldır doğma büyüme Büyükadalı olan tanınmış esnaf Muzaffer Küçüksarı’nın yanına oturuyorum. Öfkeli ama bağırmıyor. Kelimeleri sertleşiyor: “Ben oyumu CHP’ye vermişim. Siz benim oyumu nasıl satarsınız? Bu ne ahlaki, ne vicdani ne de hukuki.” AKP’nin adayını da tanıdığını söylüyor. Hatta onun da adalı olduğunu hatırlatıyor. Ama hemen ekliyor: “Buralı olması başka şey. Seçim iradesinin gasp edilmesi başka şey.’’

Bir başka masada Büyükadalı yazar Ahmet Tanrıverdi var. Fıstık Ahmet olarak bilinir. İlk kez bu kadar keyifsiz görüyorum onu. Onun cümlesi daha kısa: “82 yaşındayım. Böyle rezalet görmedim.” Ama ardından CHP’nin listesini de eleştiriyor. Çünkü Adalar’daki tepki yalnızca “AKP geldi” tepkisi değil. Bazı sakinler önceki CHP yönetiminden de memnun değilmiş.

Bir esnaf, eski yönetime yönelik eleştirilerini sıraladıktan sonra şu ayrımı yapıyor: “Yanlış gördüğümüz uygulamaları eleştirmek başka, seçmenin iradesinin seçim sonrasında başka bir biçimde ortadan kalkmasına itiraz etmek başka.”

Gazeteciyim dediğimde hem konuşmak isteyip hem de susmak arasında gelgitler yaşanıyor. İsmini söylemek istemeyenler çoğunlukta. Açıkçası mesleki olarak son bir yıldır bu baskı kaynaklı çaresizliği, sıkışmışlığı sahada genel olarak gözlemliyorum. “Başımıza iş açılır” diyenler oluyor. Bazıları esnaf olduğunu, yarın öbür gün belediyeyle işi olduğunda kendilerine bilerek zorluk yaşatacaklarından korktuğunu söylüyor. Bir ada sakini, seçim günü adaya gelen polisleri hatırlatıyor. “Biz ses çıkarmayalım diye 10 otobüs polis getirdiler” diyor. Ardından “Biz katil miyiz, haydut muyuz? Kimi kimden koruyorlar?” diye soruyor ruh halini anlatır şekilde.

KİMİ KİME ŞİKÂYET? 

“Konuşsak ne değişecek kızım ya?” Bir diğeri: “Eylem yapsak ne olacak?” Sonra şu cümle geliyor: “Ülkede adalet olsa devletimize güveniriz. Ama hakkımızı gasp eden devletin kendisi gibi hissediyoruz. Kimi kime şikâyet edeceğiz?” İşte Büyükada’da o cümle birkaç kez karşıma çıkıyor: Kimi kime şikâyet edeceğiz? İnsanların öfkesinden daha ağır olan şeyin, çaresizlik olduğunu o an anlıyorum. Çünkü öfke bağırır. Çaresizlik ise susar.

TABLO İKİ YILDA DEĞİŞTİ 

Adalar’da 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP yüzde 55,49 oy alarak belediye başkanlığını kazandı. AKP’nin oyu yüzde 22.85’te kaldı. İki yıl sonra ise bambaşka bir tablo ortaya çıktı. 19 Haziran 2026’da Adalar Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında operasyon düzenlendi. Belediye başkanı Ali Ercan Akpolat’ın da aralarında bulunduğu 35 kişi tutuklandı. Akpolat’ın görevden uzaklaştırılmasının ardından yapılan başkanvekilliği seçiminde CHP’nin adayı Medine Pamuk seçildi. Pamuk’un sağlık sorunlarını gerekçe göstererek istifa etmesi üzerine belediye meclisi yeniden toplandı. Bu kez seçim başka türlü sonuçlandı. AKP’nin adayı Kemal Türkyılmaz ilk turda 5 oy aldı. CHP’nin adayı Aytül Ekşiyan 4 oyda kaldı. İkinci turda ise iki aday da 4 oy aldı; bir oy geçersiz sayıldı. Ardından salonda gerilim yaşandı. CHP ve YENİ Parti tarafı seçimin devam eden turlarına katılmama kararı aldı. Üçüncü ve dördüncü turlarda salonda kalan beş meclis üyesinin oylarıyla Türkyılmaz başkanvekili seçildi.

‘SANDIKTA GÖRÜŞECEĞİZ’

Heybeliada ve Burgazada da aynı sessizlik, aynı tükenmişlik. Aynı “Ne olacak şimdi?” sorusu. Büyükada’daki o canlılık burada da yok. İnsanların bir kısmı kızgın. Bir kısmı kırgın. Bir kısmı korkuyor. Bir kısmı ise bütün bunların artık hiçbir şeyi değiştirmeyeceğine inanıyor. Ama hemen herkesin ortaklaştığı bir cümle var: “Sandıkta görüşeceğiz.” Bir bekleyiş bu. Biriken bir öfkenin kendisine çıkış araması. İnsanların bugün değiştiremediğini, yarın sandıkta değiştirebileceğine dair tutunduğu son yer. Yaşam dışarıdan bakıldığında devam ediyor. Ama ada sakinlerinin yüzlerine bakınca başka bir şey görüyorsunuz. Bu kez mesele belediye başkanının kim olduğu kadar basit değil. Mesele, insanların kendi oylarının akıbetine ilişkin duyduğu güven kaybı. İnsanlar yalnızca kızgın değil. Koca bir düş kırıklığı… 

View the original on Cumhuriyet →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.