Daily MaverickAustralian PM says attacker’s car made U-turn before critically injuring lawmakerESPN49ers hold off furious Commanders' second-half rally to go 6-0ESPN DeportesRays y Brewers jugarán Serie Mundial de equipos sin títuloThe Jerusalem PostMacklemore’s ‘Free Palestine’ tour will benefit group that called Oct. 7 a ‘prison break’ZDF heuteAktuelle Pressemitteilungen des ZDFUOLRicardo Henriques, um dos arquitetos do Bolsa Família, defende programa social: "Resultados são exemplares"Antara NewsInvestment hits Rp1,539.2 trillion through SeptemberSRF NewsEröffnung Pilatus Tower – Wer hier oben wohnen will, braucht sehr viel GeldNew Straits TimesKelantan police: Refugee activists must understand the lawLenta.ruДебют Кайли Дженнер на показе Victoria’s Secret вызвал критику в адрес брендаEl ComercioLos expertos en psicología coinciden: quienes recogen la basura que no es suya presentan responsabilidad afectivaSportstarAsian Para Games 2026: Manish Narwal wins silver in P1 10m air pistol SH1
The Daily Newsstand · Free, Always
Tuesday, October 20, 2026

Nutuk’tan bugüne...

Translate

Bugün Mustafa Kemal Atatürk’ün NUTUK’un son sayfalarını seslendirişinin 99. yıldönümü. 15 Ekim 1927’de çıktığı Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden 20 Ekim Çarşamba günü akşam saatlerinde indi. Günde yaklaşık 6 saat tarihe not düşen Atatürk, öngörüsünü burada da gösterdi, sonraki yıllarda kimsenin tarihi çarpıtmasına izin vermeyecek şekilde, kendi deyişiyle “halkına hesap verdi”.

1927 yılı haziran ayı sonundan ekim başına dek üç ay boyunca bilgilerle, belgelerle tamamlayarak konuşmasını hazırlayan Atatürk sadece tarih yapan değil, aynı zamanda tarihi bizzat yazan lider.

Geleneksel bir söylem; Atatürk ve silah arkadaşları Cumhuriyeti kurdu, diye başlar. NUTUK bu gözle okunduğunda şöyle demek de mümkün:

Atatürk pek çok silah arkadaşına rağmen Cumhuriyeti kurdu!

NUTUK her zaman güncelliğini koruyan bir eser. Bugün yıldönümünde ayrıca dile getirmemizin nedeni, Türkiye’nin güncel sorunlarına bir nebze Atatürk’ün baktığı gibi bakmaya çalışmak.

NUTUK şöyle başlıyor:

“19 Mayıs 1919 günü Samsun’a çıktım. Durum...”

O gün ülkenin dış işgalden iç çöküşe kadar ne halde olduğu anlattıktan sonra kurtuluş ve kuruluş için başlattığı mücadeleyi ilmik ilmik anlatıyor. NUTUK’tan çıkarılacak t-onlarca dersten biri şu:

Asıl olan sorunun büyüklüğü değil, onu aşma iradesinin büyüklüğüdür!

Bugün Türkiye’nin sorunları karşısında yurttaşın karamsarlık içinde olduğu görüyoruz. Böyle bir ortamda mücadeleyi seçenler için en büyük lüks de budur; karamsarlık!

Durum şu:

Vatandaş fonuna kadar soyuldu! Fon vurgununun önceki finans krizlerinden çok farklı boyutlar var. Vurgunu yapanların devletin içinden yardım ve destek aldığı kesin. Vurguna devlet gücünü kullananların da katıldığı kesin. Vurgunun anlık değil, sistematik olarak yapıldığı ve giderek boyutunun yükseltildiği kesin. Vurguna sadece bir kesimin değil, ilgili bütün tarafların gücü ve yetkisi ölçüsünde katıldığı kesin. Binlerce küçük yatırımcının vurguna uğradığı kesin.

Kesin olmayan tek şey var:

Bu vurgunun hesabı sorulacak mı?

İktidar muhalefete karşı yargıyı, kendisi için sargıyı tercih ediyor! Bütün derdi, zarar görenleri bir nebze sarıp sarmayıp tepkisizlik yaratmak!

En acı olanı, fon vurgunu gerçeğini ortaya çıkarmak için çaba harcayan gazetecileri ödüllendirmek yerine cezalandırmak!

Türkiye’nin en çok izlenen haber kanalı Halk TV’ye kayyum atanması ülke tarihinin en olağanüstü günlerinde bile görülmemiş bir uygulama.

Sorunları çözmek yerine, bunları dile getirenleri susturmak!

Fon vurgunu 2018’den beri niçin kesintisiz ekonomik kriz içinde olduğumuzu da gösterdi. Bir kriz iki yıldan fazla sürüyorsa bunun adı kriz değil, tercih olur!

2027 yılı bütçesi şekilleniyor. İlk veriler zammın maaşlardan çok vergilere olacağını gösteriyor. Alın terinin gayrisafi milli hasıladan aldığı gerçek pay sistemli olarak azalıyor. Bunun anlamı şu:

Vatandaş önümüzdeki yıl da kemer sıkacak!

Bu ahval ve şerait içinde ne yapacağız?

Meşruiyeti koruyarak daha adil bir yönetim arayışını, mücadelesini sürdüreceğiz!

İktidarın artık tek seçeneğinin, seçeneğini ortadan kaldırmak olduğunu dikkatte tutarak güçlü bir seçenek üretmek!

Bu milletle olur ama millet bunu tek başına yapamaz! Siyasal temsilcileri aracılığıyla yapar!

En büyük sorumluluk doğal olarak ana muhalefette. Hafta sonu yapılan il başkanlığı önseçimleri tabanda örgütlü mücadeleyi yükseltip halkla kucaklaşabilecek bir yapının olduğunu gösterdi.

View the original on Cumhuriyet →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.