InquirerLTFRB summons bus operator over fatal Manila crashESPN DeportesChivas manda mensaje rumbo al Clásico tras golear a PumasESPNBallmer to comply with NBA's penalties, won't seek legal actionDaily MaverickSaudi Civil Defense lifts warnings of potential danger in four citiesThe Jerusalem PostTrump dismisses report China entities helped Iran before attack that killed US troopsThe Hollywood ReporterZack Snyder’s ‘The Last Photograph’: First ReactionsCNN TürkHava Durumu (14-09-2026)SözcüÇeşme veya Antalya değil: Türkiye'nin balayı rotası değiştiWirtualna PolskaSondażowa dominacja Le Pen. Liderka skrajnej prawicy mknie do II turyNew Straits TimesFederal govt allocates rm1.46 bln for eight flood mitigation projects in MelakaEl ComercioTemblor en México EN VIVO hoy, 13 de septiembre 2026: hora exacta, magnitud y dónde fue el epicentro del último sismo vía SSNRapplerLIVE UPDATES: First BARMM parliamentary elections
The Daily Newsstand · Free, Always
Monday, September 14, 2026

83. Venedik Film Festivali son buldu: Altın Aslan May el-Toukhy’nin filmine

Translate

Festival seçkilerinin yüksek düzeyi, içeriksel ve biçimsel zenginliğin bir arada olmasıyla daha da önem kazanmıştı. Geriye, sadece herkesin farklı açılardan eleştirebileceği bir ödül listesi kalmıyor; jüri, sergilediği genel yaklaşım ve tavırla da ayrıca dikkat çekiyor.

83. Venedik Film Festivali ana jürisi de tıpkı altı ay önce Cannes’da olduğu gibi temelde sorumlu ve bilinçli bir tavır sergilemiş oldu. Sinemanın, güncel politik tartışmaların taşıyıcısı ve acı gerçeklerin de yansıtıcısı olmanın yanı sıra, özgür bir sanat ve düşünce alanı olduğunu da gözden uzak tutmadı.

Özellikle Cannes’dan Venedik’e uzanan bu ortak ölçüt, politik duyarlılığı önemsemek ama sinemasal değeri politik mesajın önüne ya da arkasına hapsetmemek olarak özetlenebilir.

Bu açıdan bakıldığında, birbirlerinden çok farklı 21 filmi değerlendiren Maggie Gyllenhaal başkanlığındaki jürinin, Altın Aslan’dan oyunculuk ödüllerine, mizansen becerisinden senaryoya kadar, farklı sinema anlayışlarını gözeten, politik ve toplumsal içerikle sinemasal biçim arasındaki dengeyi bütünüyle kaybetmeyen bir dağılım yaptığını görüyoruz.

Yine de en çok tartışılacak iki karar, kuşkusuz “NAZA”ya verilen Jüri Özel Ödülü ile “Woman Unknown”un aldığı “Altın Aslan” olacak.

 FAŞİZM YANI BAŞIMIZDA 

Evet, İsrailli genç gazeteci ve belgesel sinemacılar, Yuval Abraham ile Rachel Szor’un filmi, “Altın Aslan” alacak kadar önemliydi. Ancak hem yarışmalı ana bölümdeki tek belgeseldi hem de sinema dilinin özgünlüğünden çok, içeriğinin son derece önemli olması nedeniyle büyük çoğunluğun ilk sırada görmek istediği bir filmdi. İsrail’in Gazze’de yıllardır sürdürdüğü kitlesel katliamın gerisindeki yapay zekâ destekli hedefleme sistemlerini, İsrailli asker ve istihbarat mensuplarının tanıklıkları üzerinden ele alan farklı ve derinlikli, uzun soluklu bir çalışmaydı. Yer yer kan dondurucu içeriğiyle son derece önemli, tarihsel belge niteliğiyle herkesin görmesinde yarar olan bu film, yönetmenlerinin ülkesi İsrail’de yasaklanmış da olsa, tüm dünyada televizyon ekranlarından geniş kitlelere ulaşması gereken bir belgesel.

Faşizmin, soykırım dehşetinin, hepimizin yanı başında olduğunun; dil, din, ırk, zaman ve mekân tanımadığının herkes bilincinde olmalı!

Geçen yıl Kaouther Ben Hania’nın “The Voice of Hind” adlı yarı belgesel filminin Büyük Jüri Ödülü’nü almasının ardından, bu yıl da Gazze’ye ilişkin bir filmin ödüllendirilmesi, Mostra’nın siyasal gerçeklik karşısındaki duyarlılığının sürdüğünü de göstermekte. Üstelik, Kaouther Ben Hania’nın bu yıl ana jüri üyesi olduğunu da unutmayalım.

ÖDÜL VE KADIN HAKLARI 

Altın Aslan’ın May elToukhy’nin “Woman Unknown” filmine verilmesi ise başka bir tartışmanın kapısını açmakta. Filmin başrolündeki Mathilde Arcel’in en iyi kadın oyuncu ödülünü alması son derece yerinde; genç oyuncu Arcel’in performansı, festival boyunca öne çıkanlardan biriydi. Ancak, son derece özenli ama klasik bir anlatım diline sahip bir filme hem Altın Aslan hem de kadın oyuncu ödülü verilmesi, jürinin en tartışmalı tercihi. Elbette iki ödülün de sanatsal gerekçeleri olabilir fakat festivalin kadın yönetmenler konusundaki tartışmalı tablosunun hemen ardından, bu tercihin ister istemez bir tür “politik doğruculuk” olarak yorumlanmasına da kapı aralıyor.

Buna karşılık, Lee Changdong’un “Possible Love” ile Jüri Büyük Ödülü’nü alması çok güçlü bir tercih. Festival boyunca üzerinde durduğumuz sınıf, sermaye, iktidar ve bireyin sıkışmışlığı gibi meseleleri sinemasal bir incelikle işleyen film, bu ödülü fazlasıyla hak ediyor.

Stéphane Brizé’nin, Coralie Amédéo ve Olivier Gorce ile birlikte kaleme aldığı “Un Bon Petit Soldat”nın senaryosuna verilen ödülü de alkışlamak gerekiyor. Hatta bir filme ikinci bir ödül verilecekse benim tercihim May el-Toukhy’ninki yerine, Stéphane Brizé’nin filmi olurdu çünkü sinemasının gücü tam da biçim ile toplumsal eleştiriyi birbirinden ayırmamasında yatıyor.

John Malkovich’in “Wild Horse Nine” ile en iyi erkek oyuncu seçilmesi ve Cédric Kahn’ın “15/18” filmindeki rolüyle, Malou Khebizi’ye Marcello Mastroianni Ödülü verilmesi de çok yerinde kararlar.

Mayıs’ta Cannes Film Festivali ardından yazdıklarımızı, Venedik için de rahatlıkla yineleyebiliriz: Jüri, dengeleyici kolay yolu seçmemiş. Politik açıdan güncel olanla, sinemasal açıdan değerli olanı birbirine feda etmemeye çalışmış. Bir film festivalinin sorumluluğu da tam burada başlıyor: Dünyanın yaralarına sırt çevirmeden fakat sinemayı yalnızca o yaraların bir gösterim aracına da indirgemeden karar verebilmek.

İŞTE ÖDÜLLER

- ALTIN ASLAN-EN İYI FILM: “Kvinde Ukendt” (Woman Unknown / Bilinmeyen Kadın), May el-Toukhy.

- JÜRI BÜYÜK ÖDÜLÜ-GÜMÜŞ ASLAN: “Ga-neung-han Sa-rang” (Possible Love / Olası Aşk), Lee Chang-dong.

- JÜRI ÖZEL ÖDÜLÜ: “NAZA”, Yuval Abraham & Rachel Szor.

- EN İYI YÖNETMEN ÖDÜLÜ: “DAU”, İlya Khrzhanovsky.

- EN İYI KADIN OYUNCU: Volpi KupasıMathilde Arcel (“Woman Unknown”).

- EN İYI ERKEK OYUNCU: Volpi KupasıJohn Malkovich (“Wild Horse Nine”).

- EN İYI SENARYO: Stéphane Brizé, Coralie Amédéo, Olivier Gorce (“Un Bon Petit Soldat”).

- MARCELLO MASTROIANNI EN İYI GENÇ OYUNCU ÖDÜLÜ: Malou Khebizi, (“15/18”).

View the original on Cumhuriyet

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.