ESPN DeportesAtlante y Pumas, urgidos por una victoriaThe Jerusalem PostTrump mocks popularity of the name Mohammad, says 'nobody wants to be president' in IranInquirerQuezon wetlands, rice fields remain haven for migratory birds – DENRUOLBorges: Flávio e Lula não fizeram nem golaços, nem gols contra na GloboZDF heuteEntdecken Sie das ZDF-NachrichtenstudioBuenos Aires TimesLula and Milei in the mirrorColliderForget Narnia, C.S. Lewis’ Best Book Trilogy Masterfully Combines Sci-Fi and Fantasyالنهارالعراق يعزز البنية التحتية للطاقة... هل تنهي هذه المشاريع اختناقات الكهرباء؟La NaciónFrida, Diego, la revolución tecnológica y yoEl ComercioCambio de hora en Estados Unidos 2026: ¿cuándo termina el horario de verano y cómo atrasar el reloj?Malay MailQueen expresses concern over haze impact on children’s health, education and mental well-being, says Fadhlina中国新闻网两部门联合发文 推动“电影+体育”跨界合作
The Daily Newsstand · Free, Always
Saturday, October 17, 2026

Kayyum atanacak yerler

Translate

Sabah uyandığınızda daha yataktan kalkmadan “Acaba bugün hangi operasyonlar oldu, nereye kayyum atandı” merakıyla eli telefona uzanan başka bir ülke var mıdır?

Sanmam.

Bir yılı aşkın süredir her gün bir yerlere, bir kuruma ya da kişiye operasyon yapılıyor. Operasyon manyağı olduk resmen. Ne yani suç örgütlerine operasyon yapılmasın mı diye sorarlar hemen.

Elbette yapılsın. Suç işleme özgürlüğünün sınırsız olduğu ülkemizde değil gün, saat başı operasyon yapılsa arınamayız. Amma velakin; bütün suç örgütleri hep mi aynı toplumsal kesimden çıkar? Ve hep mi bu kesimden şüphelilerin kaçma olasılığı yüksek olur da anında tutuklanırlar? Arada bir iktidar kesimine de operasyon yapılıyor. Onların kaçma şüphesi sıfır olduğu için tutuklanmazlar. Halim selim bu sanıklar, adliyeye davet edilir, protokol kapısından giriş yapar savcı odasında çay kahve eşliğinde ifadesini verir ve yine protokol kapısından hayalet gibi çıkıp evine gider.

Hep operasyonla uyanmayız güne. Devletimiz biz kulları sıkılmasın diye arada bir de kayyum kartını devreye sokar. Önce DEM’li belediyelerle başlayan bu furya, CHP’li belediyeler, şirketler ve medya kuruluşlarına uzandı.

Kayyum atama eskiden de vardı. Terörle iltisaklı ya da suç gelirleri ile elde edilmiş şirketler ile müflis şirketlere kayyum atanırdı. Son dönemin mottosu, medya kuruluşlarına kayyum atamak.

Flash TV ile başladı; Habertürk, Tele1, Ekol TV ve son olarak Halk TV ile devam etti. Gerekçe hazır; bu kanalların patronları suça bulaşmış. Yargı süreçleri henüz tamamlanmış değil, haklarında kesinleşmiş bir ceza yok. Hem olsa bile televizyon kuruluşları ile ilgisi ne?

Casuslukla suçlanan Merdan Yanardağ, yorumları ya da haberleri ile mi casusluk yapmış? Yanardağ’a yönelik suçlama, casus olduğu öne sürülen Hüseyin Gün’den beş on bin lira mı dolar mı ne para almak. Casusluğun ücret tarifesini bu kadar düşürdüğü için gerçek casuslar Merdan Yanardağ’a kızsalar yeridir. Yargılama tamamlanmadan apar topar Tele1’e kayyum atandı. Kurumun içi boşaltıldı, yayın politikası değiştirildi ve yetişmiş personeli ayrılmaya zorlandı. Yarın bu bu davadan Merdan Yanardağ ceza almazsa (büyük ihtimalle öyle olacak) içi boşaltılmış televizyonu ne olacak?

Halk TV’ye kayyum atanmasının gerekçesi de sahibi Cafer Mahiroğlu hakkında rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlamaları. Kendisi gıyabında yargılanıyor, suça konu şirket Halk TV değil. Peki neden Halk TV’ye kayyum atanıyor?

Patronları cezalandırayım derken beraberinde binlerce basın emekçisi de cezalandırılıyor.

ASIL KAYYUM EKONOMİ YÖNETİMİNE ATANMALI 

Yolsuzluk, ihaleye fesat karıştırma deyince iktidar yanlısı kanalların patronlarının iş ilişkilerine bakmak yeter. Devlet ihalelerinden, özelleştirmelerden, kamu bankalarından alınıp ödenmeyen kredilerden edindikleri sermaye ile televizyon ya da gazete sahibi olan patronlara bırakın soruşturma açmayı, kamu kurumlarının reklamlarıyla hâlâ fonlanmaya devam ediliyor.

Basında topyekûn bir arınma şart. Ama iktidar kendi yandaşlarını korumak için buna yanaşmaz. Bağımsız gazeteciliğin önkoşulu patronlarının ister devlet ister belediye olsun kamu ihalelerinden men edilmeli. Kamu reklamları eskisi gibi basın kuruluşlarına eşit ya da tiraj ve reytingleri oranında dağıtılmalı. O zaman hiçbir medya kuruluşu ne iktidarın ne de muhalefetin borazanlığını yapar. Ama böyle bir medya en başta iktidarın işine gelmez.

Şu aralar kayyum atanacaksa başta ekonomi yönetimi, SPK, Borsa İstanbul, enflasyonu iktidarın istediği oranlara çeken TÜİK, BDDK’ye atanmalı.

View the original on Cumhuriyet →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.