Homeros’tan Cumhuriyete İzmir’in hikâyesi sahnede yeniden kuruluyor

Binlerce yıllık tarihi, farklı kültürlerin izleri ve kendine özgü kent belleğiyle İzmir, yalnızca simgeleşmiş lezzetleri ve gündelik yaşam alışkanlıklarıyla değil, geçmişten bugüne uzanan çok katmanlı hikâyesiyle de öne çıkıyor. Bu tarihsel ve kültürel birikimi sahne sanatları aracılığıyla görünür kılmayı amaçlayan İzmir Aşkına Derneği, kentin 8 bin 500 yıllık geçmişini müzikallerle anlatıyor. 2015 yılında 12 gönüllüyle başlayan çalışma bugün yaklaşık 70 kişilik bir ekiple sürdürülüyor. İzmir’in tarihinin çoğu zaman birkaç simge üzerinden anlatıldığını belirten derneğin kurucu başkanı Filiz Güleç, kentin çok daha geniş bir tarihsel birikime sahip olduğunu söyledi. Uzun yıllardır turizm sektöründe çalıştığını ve Türkiye ile yurtdışında İzmir’in tanıtıldığı çok sayıda etkinliğe katıldığını aktaran Güleç, bu süreçte kentin tanıtımına ilişkin önemli bir eksiklik fark ettiğini dile getirdi. İzmir’in tanıtılırken çoğu zaman birkaç sembole sıkıştırıldığını söyleyen Güleç, “Biz 8 bin 500 yıllık bir şehirden bahsediyoruz. Smyrna’dan Efes’e, Homeros’tan Büyük İskender’e, Roma döneminden mübadeleye, Kurtuluş Savaşı’ndan Cumhuriyete kadar anlatılabilecek inanılmaz bir tarih var. İzmir’i insanlara sadece anlatmak yerine, yaşatsak nasıl olur?’ diye düşündüm. Böylece İzmir’in tarihini ve kültürünü müzikalle anlatma fikri ortaya çıktı. 2015 yılında 12 gönüllüyle başladık ve bugün geldiğimiz noktada bu fikir 70 kişilik büyük bir gönüllü ekibe dönüştü” dedi.
İZMİR’İN TARİHİ SAHNEDE CANLANIYOR
Amaçlarının yalnızca bir tiyatro ya da müzikal ortaya koymak olmadığını söyleyen Güleç, “Amacımız seyircinin salondan çıktığında ‘Ben İzmir’in tarihini aslında hiç böyle bilmiyormuşum’ demesini sağlamak. Bugüne kadar Mübadelede Aşk, 8500, Sokağın Kadınları, İzmir’in Rüyası ve 7 İzmirli Pürmüz olmak üzere beş farklı müzikal hazırladık. Her oyunda İzmir’in farklı bir dönemini, farklı bir hikâyesini ele alıyoruz. Kostümlerimizi, danslarımızı, sahne arkasındaki çalışmalarımızı da büyük ölçüde kendi ekibimiz içerisinde gerçekleştiriyoruz. İçimizde doktorlar, öğretmenler, memurlar, öğrenciler, ev hanımları, ticaretle uğraşanlar var. En genç üyelerimiz 16 yaşında, en büyük üyemiz ise 77 yaşında. Bizi bir arada tutan şey tiyatrodan çok İzmir. Bir süre sonra burası sadece prova yaptığımız bir yer olmaktan çıkıyor. Birbirimizin hayatına dokunuyoruz, birlikte öğreniyoruz, birlikte üretiyoruz. Bizim sloganımız da zaten bunu anlatıyor:
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.