Yüksek modanın görünmeyen yüzü

İKSV İstanbul Tiyatro Festivali, bu yıl moda dünyasının perde arkasına bakan güçlü bir yapımla açılıyor. Caroline Guiela Nguyen’in yazıp yönettiği Lacrima, İngiliz kraliyet ailesinden bir prenses için dikilecek haute couture gelinliğin üretim hikâyesiyle bize modanın görmediğimiz zorlu yüzünü gösteriyor. Dünyanın farklı yerlerinde aynı gelinlik için çalışan zanaatkârların birbirine bağlı üretim süreçlerinin yanı sıra her birinin yaşamlarına da tanıklık ediyoruz. Latince “gözyaşı” anlamına gelen Lacrima, gözümüzü gelinliğin ihtişamından alıp bunu mümkün kılan insanlara çeviriyor.
Tek bir gelinliğin yaratım sürecinde Paris, Alençon ve Mumbai’deki zanaatkârlar eşzamanlı çalışıyor. Paris’te tasarlanan gelinliğin nakışları Mumbai’de işlenirken danteli Alençon’daki ustaların ellerinden çıkıyor. Böylece Lacrima, günümüzün küresel üretim zincirini de bizlere gösteriyor. Tek bir modaevinin ismiyle anılan bir elbisede aslında farklı ülkelerden, kültürlerden ve zanaat geleneklerinden pek çok insanın emeği bulunuyor.

BİR GELİNLİĞİN ARDINDAKİ ELLER
Lacrima’da couture’ün ardındaki sabrı ve ustalığı en çarpıcı biçimde gösteren zanaatlardan biri Alençon dantel işçiliği. Fransa’nın Alençon kentinde yüzyıllardır sürdürülen ve bugün UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan bu dantel, tamamen iğne iplikle elde yapılıyor. Yalnızca bir santimetrekaresi yaklaşık yedi saatlik çalışma gerektiriyor. Gelinliğin yoğun emek gerektiren bir diğer aşaması ise Mumbai’deki nakış işçiliği. Oyunda, gelinliğe 230 bin boncuğun tek tek elle işlenmesi gerekiyor. Bu emeğin ve zamanla yarışmanın baskısına tanıklık ettikçe couture bir tasarımın anlamı değişmeye başlıyor.
Nguyen’in oyunu anlatırken söylediği şu cümle, moda dünyasının çelişkilerinden birini çok net ortaya koyuyor: “Son derece görünür olan bu gelinlik, onu yapan insanların görünmezliğiyle tezat oluşturuyor.”
Lacrima’nın beni etkileyen bir diğer yönü ise zanaatkârların mesleklerine tutkuyla bağlılıklarını derinden hissettirmesi. Ancak bu adanmışlığın beraberinde getirdiği bedeller ağır: kaybetmenin eşiğine geldikleri gözleri, yıpranan aile ilişkileri, özel hayatlarından eksilen zaman... Lacrima’yı üç saat boyunca baştan sona ilgiyle izlememde, eşzamanlı anlatılan farklı yaşam hikâyelerinin büyük payı var. Günler süren dantel işçiliği, tek tek elle işlenen 230 bin boncuk, yılların ustalığı... Ve sonunda, prensesin yalnızca 20 dakika giydiği kusursuz bir gelinlik.
Lacrima, 22 ve 23 Ekim’de Zorlu PSM’de sahnelenecek. Benim için İstanbul Tiyatro Festivali’nin kaçırılmaması gereken oyunu.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.