PunchYamal, Guler lead Europe’s top chance creators in 2026The Jerusalem PostYemen's Houthis use Chinese parts to build Iranian ballistic missile, boost attack range - reportDaily MaverickPHOTO ESSAY: ‘Hunger has no party’ — candidates talk to Soweto residents ahead of electionsInquirer108 families affected by floods in South Cotabato townInquirer EntertainmentGreta Gerwig debuts first look at full-hearted ‘Narnia: The Magician’s Nephew’CNN TürkGÜNÜN MAÇLARI 14 EKİM 2026: Bugünkü Maçlar Neler? Şampiyonlar Ligi Aston Villa Fenerbahçe Maçı Hangi Kanalda, Saat Kaçta? İşte 14 Ekim Günün MaçlarıUOLGoverno busca votação a jato da 6x1 e vê Flávio tentando neutralizar pautaSky TG24Scostamento bilancio, trattativa con Ue sull'energia. Come potranno essere spesi i soldi?Billboard‘The Voice’ Singers Chari and Marcus Ladden Jr. Power Through ‘Incredible’ Battle With ‘On My Own’: WatchCNN بالعربيةتحليل دم بسيط يمكنه الكشف عن أكثر من 50 نوعًا من السرطان.. كيف يعمل؟ZDF heuteEntdecken Sie das ZDF-NachrichtenstudioEgypt IndependentEgypt urges Iran to halt attacks on Saudi Arabia
The Daily Newsstand · Free, Always
Wednesday, October 14, 2026

Antalya'da denizin dibinde bulundu: Piramitlerden eski, içinden çıkanlar hayrete düşürdü

Translate

Akdeniz Arkeoloji Kurumu'na bağlı arkeologlar, Türkiye kıyılarında dünyanın en eski gemi batığının keşfedildiğini duyurdu.

Yapılan incelemelerde batığın, Mısır'daki Büyük Piramit'in inşa edildiği döneme rastlayan Erken Tunç Çağı'na, yani günümüzden 4 bin 400 ila 4 bin 700 yıl öncesine ait olduğu saptandı.

Akdeniz'de kargo taşıyan yaklaşık 10 metre uzunluğundaki ticaret gemisinin ahşap gövdesi günümüze ulaşamamış olsa da taşıdığı seramik saklama kaplarının deniz tabanında korunduğu ve bazılarında halen içerdikleri ürünlere dair kalıntıların bulunduğu belirlendi.

Kalıntılar, Antalya'ya bağlı Kekova Adası kıyısına yakın bir noktada, su yüzeyinin yaklaşık 30 metre altındaki bir su altı yamacına dağılmış vaziyette tespit edildi.

Akdeniz Arkeolojisi Derneği keşif seferine başkanlık eden Akdeniz Üniversitesi'nden Prof. Dr. Hakan Öniz, bulguyu "Batık, denizin dibinde bir zaman kapsülü" sözleriyle tanımladı.

PİRAMİTLERDEN ESKİ

Çalışmalarda üç büyük taş çapanın yanı sıra amfora şeklinde 30'dan fazla seramik saklama kabı kayda geçirildi.

Geminin ahşap kısımları tamamen yok olduğu için organik maddelerdeki karbon oranını ölçen radyokarbon tarihleme yöntemi uygulanamadı.

Bu sebeple arkeologlar amforaların tipolojik formlarını analiz etti. İki kulplu, ortasında belirgin bir çıkıntısı ve düz bir tabanı bulunan Kekova seramiklerinin; Mısır ve Orta Doğu'da gün yüzüne çıkarılan 4 bin 400 ila 4 bin 700 yıllık örneklerle birebir örtüştüğü anlaşıldı.

Prof. Dr. Öniz konuya ilişkin olarak, "Süsleme tekniklerini karşılaştırdığımızda... batığımızın kesinlikle Erken Tunç Çağı'na ait olduğunu söyleyebiliriz. Bu yüzde 100 kesin" açıklamasında bulundu.

KAPLARIN İÇİNDE İNANILMAZ BULUŞ

Dalgıçlar tarafından yüzeye çıkarılarak koruma altına alınan amforaları inceleyen Avustralya Macquarie Üniversitesi'nden arkeolog Dr. Karin Sowada, bazı kapların sağlam kaldığını ve içlerinde parlak, yapışkan bir kalıntı bulunduğunu gözlemledi.

Dr. Sowada, "İçine baktım ve neredeyse bayılacaktım. Ne kadar çok [kalıntı] görülebildiğine inanamadım. Sadece lekeler gibi değildi... Bu malzemeden geriye çok fazla kalmıştı" dedi.

Uzmanlar amforalarda zeytinyağı, şarap ya da ağaç reçinesi taşınmış olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

Kalıntıların, kapların tekrar tekrar kullanılmasından kaynaklanabileceğini vurgulayan Sowada, "Kalıntıların aslında kavanozların yeniden kullanımının bir sonucu olması muhtemel.

Demek istediğim, bu kavanozlar çok büyük; öylece gönderip bir daha asla görmeyeceğiniz nesneler değil. İnsanlar varışta bu kavanozları boşaltmış ve potansiyel olarak uzun yıllar boyunca kullanmış olabilir" değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak olarak ekle

DÜNYANIN EN ESKİ BATIĞI

Arkeologlar geminin Doğu Akdeniz kıyılarından yola çıktığını ve yükünü günümüzde Türkiye'nin kuzeybatısında bulunan antik Truva kentine veya Girit'teki Minos uygarlığına götürmekte olduğunu tahmin ediyor.

Şiddetli akıntı ve rüzgarların çok sayıda gemiyi batırdığı Kekova bölgesinde yüzlerce batık bulunduğu biliniyor.

Dalışlar esnasındaki izlenimlerini paylaşan Prof. Dr. Öniz, "5 bin yıl sonra bu nesnelere dokunan ilk insanlar biziz. Bizler her zaman denizcileri... amforayı üretenleri ve amforayı omzunda gemiye taşıyan insanı, kocalarını bekleyen ve maalesef geri dönemeyen kadınları düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.

Kekova'daki buluntu, dünyanın en eski batıkları sıralamasında ilk sıraya yerleşti. Bu alandaki önceki rekor, Yunanistan'ın güneyindeki Dokos Adası açıklarında bulunan yaklaşık 4 bin 200 yıllık batığa aitti.

Ahşap aksamının bir bölümü günümüze kadar korunmuş en eski batık ise Bulgaristan açıklarında Karadeniz'de yer alıyor ve yaklaşık 2 bin 400 yıl öncesine tarihleniyor.

www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

View the original on Sözcü →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.