Bakan Gürlek'ten süresiz nafaka açıklaması: "Hakkaniyete aykırı"

Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin geçimini desteklemek amacıyla diğer eşin yaptığı ödemedir. Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesine göre talepte bulunan kişinin boşanmaya yol açan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması gerekir. Nafakanın miktarı, ödeme yapacak tarafın mali gücü dikkate alınarak belirlenir; ödeme yükümlüsünün kusurlu olması şart değildir. Bu hak yalnızca kadınlara tanınmaz; koşulları sağlayan erkekler de yoksulluk nafakası talep edebilir.
Kanunlarda bu nafaka türü için herhangi bir yıl sınırı bulunmuyor. Yine de bu durum yoksulluk nafakasının ömür boyu ve her koşulda devam edeceği anlamına gelmiyor.
Örneğin nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi durumunda yoksulluk nafakası kendiliğinden sona eriyor.
Bunun yanı sıra mahkeme kararıyla;
- Fiilen evli gibi yaşama,
- Yoksulluğun ortadan kalkması,
- Düzenli gelir elde edilmesi,
- Haysiyetsiz yaşam iddiasını ispatı,
- Nafaka yükümlüsünün ödeme gücünü kaybetmesi gibi durumlarda nafakaya son veriliyor.
- İştirak yani çocuk nafakasında ise velayeti alan ebeveyne çocuk yetişkin olana dek nafaka ödeniyor.
Bu nafaka türünde, boşanmadan sonra genellikle annede kalan çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve yaşam giderlerine katkı sağlanması amaçlanıyor.
Genelde çocuk 18 yaşına gelene kadar sürüyor ve bundan sonra eğer eğitim devam ediyorsa yardım nafakası gündeme geliyor.
SÜRESİZ NAFAKA 1988'DE GELDİ
Eski Medeni Kanun'un ilk halinde bir yılla sınırlı olan yoksulluk nafakasında bu sınır 1988'de kaldırıldı. 3444 sayılı Kanun'la boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin, gerekli şartları taşıması hâlinde önceden belirlenmiş bir bitiş süresi olmadan nafaka isteyebilmesinin önü açıldı.
2001'de yürürlüğe giren 4721 sayılı kanunda da aynı düzenleme korundu.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.