ESPN DeportesConsejo de Campos al Tala Rangel: Los mejores se equivocanZDF heuteEntdecken Sie das ZDF-NachrichtenstudioLenta.ruНазваны причины подорожания мяса в РоссииESPNThe more they win, the greater the risk: Why Kenya's female champions are in dangerThe Sydney Morning HeraldWoman arrested over fire that shut down Perth Airport and threatened homesBBC NewsVerstappen and Lawson given grid penalties for Mexico practice collisionDeadlineAngel Studios CCO Lays Out “Values-Based” Initiative Banning Sex, Nudity, F-Words & “Misuse Of God’s Name”: “Hollywood Lives In A Bubble”New Straits TimesUMPSA's new landmark takes centre stage at 21st convocationSportstarBAN vs WI, 1st Test Day 4 LIVE score: Commentary, UpdatesObservador DesportoAs notícias das 3hLa NaciónGimnasia venció a Estudiantes, de Río Cuarto, y sacó dos boletos: a los playoffs del Clausura y a una copaSouth China Morning PostHong Kong’s Jumbo Floating Restaurant catches fire before opening, kills 34 – SCMP archive
The Daily Newsstand · Free, Always
Saturday, October 31, 2026

Nezarethanede patatesten çıkan haber

Translate

Büyük Atatürk’ün bize verdiği en değerli hediyelerden Cumhuriyetin 103. yılını cezaevinde kutluyorum. Keşke bir bayrağım olsaydı da pencereme assaydım. 

Özgürlüğümüzü ne kadar bizden alsalar da Cumhuriyet içinde yaşadığımız gerçeğini değiştiremeyecekler.

Neden cezaevinde olduğum ise malum.

Suçum “haber yapmayarak” örgüte yardım. Ancak örgüte üye değilmişim.

Bir gazetecinin en önemli sorumluluğu görünenin arkasındaki nedenleri araştırmak ve ulaştığı doğru bilgileri dürüstçe aktarmaktır.

İyi gazetecilik iddianameyi delilden ayırır. Bir belgenin neyi kanıtladığını, neyi henüz kanıtlamadığını açıkça belirtir. Haber yapmak, yalnızca etkileyici bir cümle bulmak değildir; karşı görüşü dinlemek, bilgiyi doğrulamak ve hata yapıldığında düzeltmektir.

Gazetecilik, herkesin konuştuğu şeyi tekrar etmek değildir. Asıl mesele, konuşulması istenmeyen soruları sorabilmektir.

Neden böyle bir giriş yaptım biliyor musunuz?

Benim sadece bedenim esir ama düşüncelerim ve beynim özgür. Dört duvar arasında olsam da mesleğimi, aşkla bağlı olduğum gazeteciliği yapmaya devam edeceğim. 

Yer: Vatan Caddesi’ndeki nezarethane.

25-30 yaşında gençlerin bolca yer aldığı, genç komiserlerin görev yaptığı mali şube tarafından gözaltına alındım. 

Türkiye gündemini sallayan operasyonları yapan ekip bu gençler. İşini doğru dürüst yapan da var. Kendini kaybetmiş ve temsil ettiği kutsallığı şahsi güç gibi gören cahiller de var. 

Gözaltındaki kişilere sigara içirmeyerek büyük görev yaptığını düşünen, nedeni sorduğunda bağıranlar da var. Hayatında bırakın tutuklamayı, gözaltını; karakolun önünden geçmemiş kadının tutuklanması sonrasında 14 yaşındaki oğlu ile görüşme, konuşma isteğini, en insani talebi, sanki “Beni serbest bırakın” demiş gibi canı pahasına engelleyen de var. Şerefli Türk polisi üniformasını taşımanın sorumluluğundan uzak tutum sergileyen işgüzârlar da var.

Diğer konu ise nezaretteki yemekler. Kimse keyfi için orada değil. Kimse şef düzeyinde yemekler arzulamıyor. Ancak mecburen insanlar yemek ihtiyacını karşılamak zorunda.

Nezarette sabah peynirimsi bir şeyler koklatılmış bir sandviç veriliyor. Öğlen tabldot veriliyor. Ya tavuk ya da köfte var. Plastik tabldot açıldığında inanılmaz kötü bir koku geliyor. Tavuk az önce kafesin içerisindeymiş ve alelacele paketlenmiş, et kesildiği gibi konulmuş gibi bir durumla karşılaşıyorsunuz. Yanında da patates var ama evlere şenlik. Dilimlenmiş ve öylece konulmuş. Et de patates de çiğ.

Tabldot üzerinde firma ismi var. Üretici bilgisi var. Etiketi söktüm. Patates ve etten numune alarak cebime koydum. Savcılığa giderken de eşyalarım ile birlikte arkadaşlarıma ilettim. Şirketi de sorumluları da araştırdım. İnsanlara yapılan bu hor görme, aşağılama kabul edilemez. 

Image

Etiket üzerindeki isim “Oktay Unlu Mamulleri”. 

Tabii cezaevine girdim. Metris’te bu firmanın Ticaret Sicil Gazetelerini inceledim. Şirket 1997 yılında kurulmuş. 1997/4213 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’ne göre kurucuları İsmet Bayraktar, Mehmet Bayraktar ve Ali Öksüz. 

1999 yılında bu isimler Ebubekir Öksüz, Hasan Katme, Muammer Öksüz ve Ali Öksüz şeklinde olmuş. 19 Aralık 2024 tarihli 11232 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’ne göre ise şirket Abdülaziz Öksüz’den Ebubekir Öksüz’e devredilmiş.

Image

Image

Acaba ihale nasıl gerçekleşmiş de bu yemek önümüze gelmiş, kaç firma katılmış, ne kadara kazanılmış diye araştırdım. 

İhale konusu: İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde bulunan nezarethaneler için kahvaltılık, öğlen ve akşam kumanyası.

İhale Kayıt Not: 2026/539158

İhale Bedeli: 8 milyon TL.

Image

Image

Image

Image

İhaleye üç firma katılmış. Birinin teklifi geçerli olmamış. İki firmanın teklifleri sonrasında ihaleyi 8 milyon TL bedel ile Oktay Unlu Mamulleri kazanmış. İhale açık ihale olarak düzenlenmiş. Yaklaşık maliyeti de 11 milyon 375 bin lira ile yüzde 29 tenzilat yapılmış.

Bu ihale ile 50 bin adet kahvaltılık, 25 bin adet öğlen kumanyası ve 25 bin adet akşam kumanyası verileceği planlanmış. Nerelere verileceği de belirlenmiş; Sabiha Gökçen nezarethanesi, Üsküdar Çocuk Şube, Gayrettepe Asayiş, Fatih Terörle Mücadele, İstanbul Havalimanı nezarethanesi.

Acaba firma ile ilgili daha önce benim şikâyetim gibi şikâyet olmuş mu, firmanın sicili nedir diye baktığımda açık kaynaklarda haberler karşıma çıktı. Hem de çok yeni tarihli.

23 Temmuz 2026 tarihli SonTV/İstanbul’un haberine göre Şile Cumhuriyet Başsavcılığı 25 Aralık 2024’te İstanbul Şile’deki 75. Yıl Ortaokulu önünde dağıtılan kumanyaların ardından 51 öğrencinin bulantı ve kusma şikâyetiyle hastaneye kaldırıldığı olaya ilişkin yürütülen soruşturmayı tamamlamış. 

Hazırlanan iddianamede, kumanyaları üreten firmanın sahibi Ebubekir Öksüz, olay günü dağıtımı denetlediği belirtilen İBB Sosyal Hizmetler personeli Özkan Uzunoğlu ile kumanyaların naklini gerçekleştiren Fikret Çetin Ramazan ve Hasan Kemal hakkında onar yıla kadar hapis cezası talep edilmiş.

İddianameye göre olay, 25 Aralık 2024 tarihinde İBB’ye bağlı mobil ikram aracının okul önünde öğrencilere içerisinde sandviç, kek, ve süt bulunan kahvaltılık kumanya dağıtılmasının ardından meydana gelmiş. Şüpheliler suçlamaları kabul etmemiş. 

Image

Herhangi bir suç isnat etmiyorum. Ancak dağıtılan kumanya çok kötü kokuyor ve çiğ. Bu yazı ile ben uyarma görevini yapıyorum. 

Bundan sonra eğer bir zehirlenme olayı yaşanırsa bilin ki bu iş ile ilgilenenler bundan sorumludur. Sorumluların bu durumu denetleyeceklerini umuyorum. 

Ancak unutulmaması gereken nezaretteki herkes bu devlete emanet.

View the original on Cumhuriyet →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.