ABD: 3. dalga Palpatinleri

İnsanlık, kullandığı teknolojiye bağlı olarak varlığının dördüncü aşamasını ve tarihinin üçüncü dalgasını (Küreselleşmesini), yaşıyor.
Her yeni teknoloji kendi ideolojisini ya da ideolojilerini de yaratıyor ve bu teknoloji-ideoloji etkileşimi, Kozmos'un (Evren'in) en temel kuralı olan Diyalektik etkileşimle, insan yaşamını biçimlendiriyor!
İlk aşamayı ateş öncesi ve ateş sonrası olarak Toplayıcı-Avcı dönemi belirliyor; ideolojik olarak reis, aile, aşiret egemenliği, kimliği ve göçebelik, beylik var.
Bu yaşam biçimine ilk dalga, Tarım Devrimi olarak geliyor; ideolojik olarak dinler, mezhepler eski kimliklerin üzerine ekleniyor; monarşiler, toprak ağalığı, köle köylülük ve yerleşik yaşam başlıyor.
Din-Tarım aşamasındaki yaşam biçimi üzerine ikinci dalga, Endüstri Devrimi olarak geliyor; eski kimliklere ırk ve milliyet ekleniyor, sermaye sınıfı ve işçi sınıfı, kapitalizm ve sosyalizm doğuyor.
Endüstriyel-Kentsel aşamadaki yaşam biçimi üzerine üçüncü dalga, Bilişim Devrimi geliyor. (Alvin Toffler'e selam.)
Bilişim Devrimi'nin nasıl bir yaşam biçimi, ne tür bir rejim oluşturacağı ve klasik sınıfsal yapıları nasıl etkileyeceği henüz tam bilinmiyor; "Proleterya"ya, "Prekarya" ekleniyor, sermaye emperyalizmle tam bütünleşiyor, sömürü artarak devam ediyor, canavarlar egemen oluyor. (Antonio Gramsci'ye selam!)
Günümüzün Dr. Frankenştayn'ı Emperyalizm, iki büyük, iki küçük "canavar" üretiyor:
ABD ve Çin büyük, AB ve Rusya küçük canavarlar!
AB, ABD ile hizalanmış; Rusya, Çin'le.
Bu dört canavar, Dünya'da da Palpatin benzeri liderler üretiyor!
Bizimkiler de asıl çözümün, sömürüyü sonlandırmak, Emperyalizmin boyunduruğundan kurtulmak olduğunu düşünmeden, (üstelik Mustafa Kemal Atatürk de varken) Luke Skywalkerları bekleyerek avunuyorlar! (George Lucas'a selam.)
Türkiye 21. Yüzyılda AB yolundayken AKP iktidarı döneminde yoldan çıkarıldı, hem Ortaçağ'a hem de Ortadoğu'ya savruldu ve üstelik de "Ahlaksızlık Bataklığına" saplanmış görünüyor.
Peki, ABD seçimleri, Trump'ın "Topal Ördek" konumuna gelmesi, Türkiye için ne ifade ediyor?
F-16, F-35 ve CAATSA zaten olumsuzdu.
ABD Büyükelçisi tarafından resmen dile getirilen, Trump'ın Erdoğan'a, "Meşruiyet vermesi", yani onun Trump'ın isteklerine uyması karşılığında, içeride "ne isterse yapmasının destekleneceği" garantisi, ABD'nin istekleri açısından değişmeyecek; "meşruiyet desteği" açısından ise durum pek belli değil.
"Türkiye'den beklentileri değişmeyecek" yargım, Obama gibi ABD iç siyareti açısından bir "Devrim gerçekleştiren" siyah bir liderin bile, Türkiye'nin başına "Ilımlı İslam Çorabı" örmüş olmasından kaynaklanıyor.
"İçerideki meşruiyet" açısından bir değişiklik olsa bile, bunun mevcut iktidarı etkileyip etkilemeyeceği, yani Demokratik Rejimin tahribatını yavaşlatıp yavaşlatamayacağı da hiç belli değil!
Çünkü hem ABD'de Demokratlar, sadece kendilerine demokrattırlar hem de Türkiye'de İktidar, bütünüyle zıvanadan çıkmış görünüyor!
Üstelik, ha Palpatin, ha Luke; Emperyalizm bizim için hep Emperyalizmdir!
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.