İklim sözlüğü: Mavi karbon

İklim değişikliğiyle mücadelede ormanların karbon tutma kapasitesi sıkça gündeme gelirken denizlerin altında da önemli karbon depoları bulunuyor. Mavi karbon (blue carbon), okyanus ve kıyı ekosistemleri tarafından atmosferden alınarak depolanan karbonu tanımlıyor. Özellikle deniz çayırları, mangrov ormanları ve tuzlu bataklıklar, bu süreçte önemli rol oynuyor.
Bu ekosistemlerdeki bitkiler fotosentez yoluyla karbondioksiti bünyelerine alıyor. Karbonun önemli bir bölümü bitki dokularında ve deniz tabanındaki tortularda birikiyor. Oksijenin sınırlı olduğu tortularda organik maddelerin ayrışması yavaşladığı için karbon yüzlerce, hatta binlerce yıl depolanabiliyor.
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi’ne (NOAA) göre mangrovlar ve tuzlu bataklıklar, birim alan başına tropikal ormanlardan üç ila beş kat daha fazla karbon depolayabiliyor. Bazı koşullarda ise karbon biriktirme hızları tropikal ormanların 10 katına kadar ulaşabiliyor. Deniz çayırları ise okyanus tabanının yalnızca yaklaşık yüzde 0.1’ini kaplamalarına karşın denizlerde tortullara gömülen organik karbonun yaklaşık yüzde 11’ini barındırıyor.
Akdeniz’in endemik deniz çayırı Posidonia oceanica da önemli mavi karbon ekosistemlerinden biri. Türkiye kıyılarında da bulunan bu çayırlar, karbon depolamanın yanı sıra pek çok deniz canlısına yaşam alanı sağlıyor ve kıyı erozyonunun azaltılmasına katkıda bulunuyor.
Ancak kıyı yapılaşması, deniz kirliliği, kontrolsüz demirleme ve deniz suyu sıcaklıklarındaki artış bu hassas alanları tehdit ediyor. Ekosistemlerin tahrip edilmesi, yalnızca karbon tutma kapasitelerinin kaybına değil, depolanmış karbonun yeniden açığa çıkmasına da yol açabiliyor.
Bu nedenle mavi karbon ekosistemlerinin korunması ve onarılması hem iklim değişikliğiyle mücadele hem de denizlerdeki biyolojik çeşitliliğin geleceği açısından önem taşıyor.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.