Faizlerde yeni denge arayışı
Bankacılık sektöründe faiz oranları son bir aydır yeni bir denge arayışına girdi. Yıl boyunca dalgalı bir seyir izleyen mevduat faizleri, temmuzun son haftasında yüzde 40 psikolojik eşiğinin de altına inerken, aynı dönemde mevduat faizlerindeki düşüşe karşın kredi maliyetlerinde yüksek seyir devam etti.
Merkez Bankası’nın (TCMB) son verileri, TL mevduat faizindeki gerilemenin daha da belirginleştiğini gösterirken, kredi faizlerinin ise dalgalı bir seyir izlediğine işaret etti. Buna göre, 1-3 ay vadeli ortalama TL mevduat faizi 4 Eylül itibarıyla yüzde 37,3’e gerileyerek 2023’ten bu yana en düşük seviyesine indi.
Buna karşın, bireysel kredi tarafında ihtiyaç kredisi faizleri ile ticari kredi faizlerinde yükselişler görüldü. 2025’te yüzde 57 seviyesine kadar yükselen ihtiyaç kredisi faizi, son dönemde yüzde 48,3’e kadar gerilemesinin ardından 4 Eylül itibarıyla yeniden yükselerek yüzde 49,8’e çıktı.
Geçen yıl yüzde 47,7 seviyesine kadar çıkan ticari kredi faizi ise bu yılın ilk yarısında gerilemesinin ardından yeniden yükselişe geçti. Yakın dönemde yüzde 39,3 seviyesini gören ticari kredi faizi, yeniden yüzde 40’ın üzerine doğru hareketlendi ve 4 Eylül itibarıyla yüzde 40,8’e yükseldi.
MEVDUAT HIZLANDI, KREDİ TEDBİRE TAKILDI
TCMB, mart ayı başından bu yana ara verdiği bir hafta vadeli repo ihalelerine 23 Ağustos itibarıyla yeniden başlanmasına karar vermişti. Merkez Bankası’nın gecelik borç verme faizi şu anda yüzde 40 olurken, yüzde 37’lik oranla bir hafta vadeli repo ihalesi düzenlemesi piyasalarda "örtülü faiz indirimi" olarak yorumlanmıştı. Yaklaşık 6 ay aranın ardından temel politika faizi üzerinden fonlamaya geri dönülmesinin mevduat faizlerini aşağı çekmesi bekleniyordu.
Hatırlatmak gerekirse, 1-3 ay vadeli ortalama TL mevduat faizi (basit), 31 Temmuz itibarıyla yüzde 39,6 seviyesine düşmüş, mevduat faizleri mart ayından bu yana görülen en düşük seviyeye gerilemişti. Yani repo ihalelerine geri dönülmesi öncesinde de belirgin gerileme kaydeden TL mevduat faizi, normalleşme hamlesi sonrası düşüşünü hızlandırmış oldu. Ancak haftalık repo ihalelerine geçişin etkisinin, makroihtiyati tedbirler nedeniyle kredi faizlerine yansımasının sınırlı kalacağını belirten uzmanların bu öngörüsü de gerçekleşmiş oldu.
SON İKİ PPK'DA İNDİRİM BEKLENTİSİ
Öte yandan, geçen haftaki PPK’da TCMB, piyasa beklentileri doğrultusunda politika faizini yüzde 37 seviyesinde tutmuştu. Kalan son iki PPK’da ise faiz indirimi bekleniyor. Geçen ay Morgan Stanley ve JPMorgan, son iki toplantıda politika faizinin 100’er baz puan indirilebileceğini belirtmişti. BofA ekonomistleri ise ekim ayında 100 baz puan indirimle politika faizinin yılı yüzde 36 düzeyinde noktalayacağını tahmin etti.
GÖZLER FED'DE
Piyasalar, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 15-16 Eylül’de gerçekleştirilecek Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı öncesinde yön arayışını sürdürüyor. Fed Başkanı Kevin Warsh’un geçen ay Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu’ndaki mesajları ve makroekonomik veriler, faiz artışı beklentilerini artırıyor. Fed’in bu çarşamba günü 25 baz puanlık faiz artışına gideceği fiyatlanırken, bankanın gelecek hafta alacağı karar kadar politika metninde ve karar sonrası yapılacak basın toplantısında verilebilecek sinyallerin de piyasaların seyrinde etkili olması bekleniyor.
Warsh, 28 Ağustos’ta Jackson Hole’da yaptığı konuşmada, enflasyonun hedeflenen seviyeye gerilememesi durumunda para politikasında ilave adımlara ihtiyaç duyulabileceğinin sinyalini vermişti.
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Sorumluluk Beyanı
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.