Zaman kavramı tamamen değişiyor: Yeni bir saat türü yapıldı

Bilim insanları, zaman ölçümünde yeni bir teknolojik aşamaya ulaştı. Uzun yıllardır kullanılan atomik saatlerden farklı olarak atom çekirdeğinin enerji geçişlerini temel alan nükleer saatler geliştirildi. Yeni sistemin zaman ölçümünün yanı sıra karanlık madde araştırmalarında da kullanılabileceği belirtiliyor.
ATOMİK SAATLERİN YERİNİ ALABİLİR
Günümüzde GPS sistemlerinden bilimsel araştırmalara kadar birçok alanda atomik saatler kullanılıyor. Bu saatler, atomlardaki elektronların enerji seviyeleri arasındaki geçişleri esas alarak zamanı ölçüyor. Yeni geliştirilen nükleer saatler ise elektronlar yerine doğrudan atom çekirdeğindeki enerji değişimlerinden yararlanıyor. Araştırmacılar, bu yöntemin gelecekte mevcut atomik saatlerden daha hassas ölçümler yapılmasına olanak sağlayabileceğini belirtiyor.
YENİ SAAT NASIL ÇALIŞIYOR?
Nükleer saatlerin çalışma prensibi, ışık ile atom çekirdeği arasındaki etkileşime dayanıyor. Atom çekirdeğinin atomun tamamından yaklaşık 100 bin kat daha küçük olması, dış elektrik alanları ve çevresel etkenlerden daha az etkilenmesini sağlıyor. Bu özellik sayesinde çekirdekteki enerji geçişlerinin daha kararlı bir zaman referansı oluşturabileceği değerlendiriliyor. Bilim insanları, özellikle toryum-229 elementinin bu teknoloji için uygun özelliklere sahip olduğunu belirtiyor.
20 YILI AŞKIN ARAŞTIRMA SONUÇ VERDİ
Nükleer saatlerin geliştirilmesine yönelik önemli teorik çalışmalar 2003 yılında gündeme geldi. Araştırmacılar, toryum-229 atom çekirdeğinin düşük enerjili geçişinin zaman ölçümünde kullanılabileceğini öne sürdü. Avusturya ve Çin'de yürütülen çalışmalar sonucunda bu yaklaşım deneysel sistemlere dönüştürüldü. Nature dergisinde yayımlanan iki ayrı araştırma, nükleer saat teknolojisinde ulaşılan aşamayı ortaya koydu.
KARANLIK MADDENİN GİZEMİNİ ÇÖZEBİLİR Mİ?
Yeni teknolojinin kullanım alanları yalnızca zaman ölçümüyle sınırlı değil. Araştırmacılar, nükleer saatlerin evrenin temel fiziksel özelliklerini incelemek ve karanlık maddeye ilişkin olası etkileri araştırmak amacıyla da kullanılabileceğini belirtiyor. Son derece hassas ölçümler yapabilen bu sistemlerin, mevcut yöntemlerle tespit edilmesi güç olan küçük fiziksel değişimlerin incelenmesine katkı sağlaması bekleniyor.
EN HASSAS ATOMİK SAATLERİN SEVİYESİNE HENÜZ ULAŞAMADI
İlk çalışan nükleer saatlerin geliştirilmesiyle önemli bir aşama kaydedilmesine rağmen teknoloji henüz en gelişmiş atomik saatlerin kararlılık düzeyine ulaşamadı. Araştırmalarda, sistemlerin ölçüm performansını artırmak için daha güçlü lazerler ve yeni teknik düzenlemeler gerektiği belirtildi. Bilim insanları, yapılacak geliştirmelerle nükleer saatlerin gelecekte daha yüksek hassasiyete ulaşabileceğini değerlendiriyor.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.