ESPNOur guide to every NFL Week 4 game: Matchup previews, predictions, picks and nuggetsESPN DeportesAntonelli, el más rápido en la tercera práctica en SepangPunchUS lawmaker hails arrest of terrorist leaderInquirerOver P3.2M ‘shabu’ seized, 4 nabbed in Northern Mindanao drug stingsVanguardDried placenta may help men regain erections faster after prostate surgery – StudyZDF heuteEntdecken Sie das ZDF-NachrichtenstudioCNN TürkHava Durumu (03-10-2026)경향신문얼마나 빨리 걸어야 오래 살까…‘시속 4.8㎞’에 담긴 뜻South China Morning PostHong Kong Airport Authority to reshape 11 Skies as a high-end tourism landmarkSözcüİstanbul'da yarın bazı yollar trafiğe kapatılacakNew Straits TimesDoctor couple lose RM300k after being duped by father of former singer中国新闻网第九届纽约中国当代音乐节开幕
The Daily Newsstand · Free, Always
Saturday, October 3, 2026

Damak tadı doğuştan mı gelir, sofrada mı şekillenir?

Translate

Anne-babaları en çok düşündüren konulardan biri sağlıklı beslenme... Çocuklarımızın yemek seçimlerinin nasıl şekillendiğini ve bu konuda gözden kaçabilen noktaları konuştuk; uzmana da danıştık.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Haberin Devamı

Gizem: Gülay, bir süredir Lorin’in yemek seçmesi üzerine okumalar yapıyorum. Köfte-patates yemeyen çocuk Asya mutfağına bayılıyor! Peyniri ağzına sürmüyor ama wasabi’den tut acı biber turşuna da kadar her çeşit acıyı denemekten çok mutlu oluyor. Ben de protein, süt ve süt ürünlerini yedirebilmek için kırk takla atıyorum! Neler yapabilirim diye bakıyorum. 

Gülay: Evet, endişeni anlıyorum ama beslenme deyince bazen tabağın içine fazla yakından bakıp başka şeyleri unutuyoruz Gizem. Birlikte pişirmeyi es geçebiliyoruz. Gün içinde hepimizin çok fazla koşturması var, dolayısıyla amacımız çocuk için sağlıklı bir tabak yemek hazırlamak oluyor. Ancak aile sofrasına düzenli oturan çocukların sebzeyi daha fazla tükettiğine, daha az seçici davrandığına ve yeme davranışı sorunlarına karşı daha dirençli olduğuna ilişkin araştırmalar var. Bebekliğinden itibaren Bilge bizimle masaya oturdu. Evde ya da dışarıda fark etmeden... Ailece günü konuşmak, yemek üzerine sohbet etmek ve birlikte yemekten ‘keyif’ almak çok kıymetli. Ayrıca yemeğin farklı aşamalarına onları dahil etmek gerek. Bir şeyi birlikte hazırladığımız zaman Bilge’nin yemeğe yaklaşımı değişiyor. Malzemeyi görüyor, dokunuyor, karıştırıyor, nasıl dönüştüğünü izliyor.

Haberin Devamı

Gizem: Evet, çok haklısın. Tam bu konular üzerine araştırıyorken Anne Çocuk Eğitim Vakfı’nın (AÇEV) Humm Organic’le hayata geçirdiği ‘Sağlıklı Gelecek İçin Organik Bir Destek’ projesinin basın toplantısına katıldım ve şahane bilgiler edindim. Proje kapsamında diyetisyen ve gastronomi uzmanı Yasemin Güzel ‘Her Ebeveyn, Çocuğunun İlk Beslenme Rehberidir’ adlı bir kitap hazırlamış. Kitap çocuk beslenmesini yalnızca ‘Kaç gram protein aldı, kaç porsiyon sebze yedi’ meselesi olarak ele almıyor. Tıpkı senin söylediğin gibi sofrayı, çocuğun tatlarla kurduğu ilişkiyi ve ebeveynin buradaki rolünü de anlatıyor.

Gülay: Ben de göz atma fırsatı buldum kitaba. Mesela ilk 6 yılda edinilen beslenme alışkanlıklarının ilerleyen yaşlarda sürdüğüne dikkat çekiliyor. Çocuk sofrada gördüğünü taklit ediyor. Yani bizim o sebzeyi yiyip yemediğimize bakıyor. Sen yemekte kola içiyorsan, çocuğun içmemesini bekleyemezsin. Kitaptaki “Her ebeveyn, çocuğunun ilk beslenme rehberidir” cümlesi tam olarak bunu anlatıyor bence. Çocuğa yalnızca ne yiyeceğini değil,
yemekle nasıl bir ilişki kuracağını da gösteriyoruz.

Haberin Devamı

Gizem: Lorin’in kendine has bir damak tadı var. Edindiğim yeni bilgilerden sonra ilk olarak bunu kabullendim. Diyetisyen Yasemin Güzel ‘lezzet haritası’ diye çok güzel bir kavramdan söz ediyor. Çocuğun damak tadını deneyimle şekillenen bir harita olarak tanımlıyor. Bu harita, yaşamın erken döneminde ne kadar zengin uyaran alırsa yetişkinlikte de o kadar geniş bir lezzet yelpazesine sahip olur diyor. Ebeveynlerin bu sürece rehberlik etmesi, çocuğun hem sağlıklı hem sürdürülebilir bir beslenme tutumu geliştirmesi açısından kritik önem taşıyor.

Gülay: Demek Lorin zengin tatları, baharatı olan yemekleri daha çok seviyor, köfteyi bir de
öyle sunmayı dene bakalım.  Bazı tatlar için 8-10 kez tekrar gerekebiliyor. Kitabın güzel bir cümlesi var: “Bir lokma daha ısrarı yerine doğru lokmayı sunmak çok daha değerlidir.” Aynı besini farklı biçimlerde sunabiliriz. Kabak fırına girebilir ya da çorba olabilir. Havuç buharda, fırında, püre ya da salata olarak karşımıza çıkabilir. Çocuk belki besinin kendisini değil, o hazırlanış biçimini sevmiyordur. Bir de renklerle beslenme bölümü ilgimi çekti.

Haberin Devamı

Gizem: Evet, “Her gün şu vitaminden şu kadar, bundan bu kadar” hesabı yerine tabağın çeşitliliğine bakma fikri oldukça pratik.

Gülay: Mevsimlerle renkler arasında bir bağ var. İlkbaharda yeşiller, yazın canlı ve parlak renkler, sonbaharda sarı ve turuncular, kışın beyaz ve mor tonlar... Ebeveyne de sadece “Bugünkü tabak yaşadığımız mevsimi yansıtıyor mu” diye düşünmek kalıyor.

‘Küçük gurmeler gibi...’

Gizem: Çocukların yiyeceğe dokunması, koklaması, rengini görmesi ve sonra tatması gerekiyormuş aslında. Küçük gurmeler gibi düşünebiliriz (gülüyor). Sonuç olarak biz yetişkinler bile görüntüsünü, kokusunu, dokusunu sevmediğimiz bir şeyi yemek istemiyoruz. Çocuktan neden hiç sorgulamadan ağzını açmasını bekliyoruz ki!

Haberin Devamı

Gülay: Ee tabii, vitamini,
minerali, proteini tam diye tahini, yumurtayı, peyniri, reçeli bir bulamaç yapsam hangi yetişkin yer ki Gizem? Bizim yiyemeyeceğimiz bir şeyi de yedirmeye kalkmayalım... Ayrıca çocuğun damak tadını kendimize benzetmeye de çalışmamalıyız.

Gizem: Katılıyorum. Lorin’in damak tadı benimkinin kopyası olmak zorunda değil ama köfteyi de yersin be Gülay. Anneciğin son dakika dipfrizden çıkarıp hop diye önüne koyuvermiş sonuçta (gülüyor).

Gülay: Haklısın. Bir dahakine sulu köfte olarak sunmayı dene bakalım, belki bu sefer başarırsın. Sonuçta çocukların damak zevkini ne yapsak da biz belirleyemiyoruz, sadece keşfedebilecekleri alanı
genişletiyoruz.

Haberin Devamı

‘Amaç tek bir doğruyu anlatmak değil’

Yasemin Güzel, diyetisyen ve gastronomi uzmanı

Çocuk beslenmesi konusunda ebeveynlerin karşılaştığı bilgi kaynaklarının sayısı her geçen gün artıyor. Bu noktada ebeveynin yalnızca bilgiye ulaşması değil, karşısındaki bilginin doğruluğunu değerlendirebilmesi ve bunu çocuğunun günlük yaşamına uyarlayabilmesi önem taşıyor. Kitapta gıda okuryazarlığını bu nedenle temel başlıklardan biri olarak ele aldık. Etiketleri okumaktan organik ve doğal kavramlarını doğru anlamaya, çocukların farklı tatlarla tanışmasından aile sofrasındaki davranışlara kadar uzanan bir çerçeve oluşturduk. Pratik tarifler ve lezzet haritası gibi bölümlerle de bilgiyi günlük hayatın içine taşımayı amaçladık. Amacımız ebeveynlere tek bir doğruyu anlatmak yerine, çocuklarının beslenmesiyle ilgili kararlarını daha bilinçli verebilmeleri için güvenilir ve anlaşılır bir kaynak sunmaktı.

View the original on Hürriyet Kelebek →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.