Vitrindeki Albümler - 8 Kasım 2026


Pinhani’nin müzik dünyasına doğuşunun üzerine 20 yıldan fazla zaman geçmiş. Üretken bir topluluk olduklarından, şarkılarında sıklıkla telaffuz ettikleri bu zamana hayli albüm sığdırdılar. Bu mütevazı insanların, 12. albümlerine “Olduğu Kadar” ismini vermelerine bakmayın; olmuş, hem de ziyadesiyle. Albümde yer alan folk, pop ve rock çizgili 11 şarkıdan beşi daha önce tekli olarak yayınlanmıştı.
Çalan müzisyenler ise parçadan parçaya değişiyor; basta Selim Aydın ve Hakan Gürbüz, davullarda Gencay Kıymaz ve Ediz Hafızoğlu, gitarlarda Tolga Karaaslan ve Akın Eldes, synthesizer’da Eray Polat, gitar ve vokalde de esas oğlan Sinan Kaynakcı...
Pinhani’nin insan sevgisini, aşkı, dostluğu ve sadakati anlatan kendine has özgün bir dili var; alabildiğine nahif ve duygusal. Bu dil her defasında da dinleyicisinin gönül telini titretmeyi başarıyor. Umudu ve umutsuzluğu iç içe geçiren her şarkı, derin bir hüzün yayıyor. Hayata dair sahip olduğu romantik ve kırılgan bakış açısıyla, dinleyicisine bir müzik topluluğundan fazlası olduğunu hissettiriyor.
Pinhani, “Olduğu Kadar” albümüyle, diskografisinin erken dönemine selam veriyor. “Olduğu Kadar” albümü dijital platformlarda yayınlandı ve beyaz renkli plak olarak basıldı.
UMAY UMAY ‘NAYLON’ (DMC/REHAREC)

Umay Umay’ın ikinci stüdyo albümü “Naylon” 26 Aralık 1996 tarihinde yayınlandığında Türk pop müziği patlaması yaşanıyordu. Bu bir tesadüf değildi, Özal liberalizminin memleketin her sathında olduğu üzere müzikte de etkileri derin olmuştu. Bireyciliğin yükseldiği tüketim toplumunda artık “Batılı” bir Türk pop’u dinleniyordu.
Müzik dünyasının çılgın kalabalığının karşı yakasında ise aykırı sözlerin, muhafazakâr yaşamlara karşı dik duruşun, mahalle baskısının dayattıklarına itiraz edişin sembol isimlerinden biri olmuştu Umay. Hem yeni hem de ilginçti, imajıyla, yaşam biçimiyle, şarkılarıyla...
Memlekette henüz pek elektropop albümü yokken çıkmıştı “Naylon”. Büyük bir cesaret göstergesiydi bu. Çünkü yaratıcılığın sınırlarını kumar oynamaya kadar genişleterek okuma biçiminde ve albüm kayıtlarında lo-fi bir anlayışı tercih etmişti. Bu genel geçer piyasa işleri yapıp kendini sağlama almak isteyen müzisyenlere tepkisiydi. Yer yer detone olmaya yaklaşan sıra dışı okuma biçimi, şarkılara olağanüstü bir duygusallık katmıştı.
“Naylon” aradan geçen 30 yıldan sonra halen keşfedilmeyi bekleyen samimi bir albüm. Şimdi ilk kez Cüneyt Yalçın Nacar eliyle mastering’i hazırlandı ve RehaRec tarafından plak formatında basıldı.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.