ESPN DeportesOverreactions Semana 3: La ofensiva es responsable de la derrota de Cowboys ante RavensInquirerPiston prefers tax-free oil products to P1 fare hikeESPNSchlittler, Rice star as Yankees blank Red Sox in Game 1Daily MaverickMexico’s National Guard debuts tiny Chihuahua recruitThe Jerusalem PostCanadian Jews considering immigration to US under Trump amid increasing fear of antisemitismUOLVínculos com Lula, Flávio Bolsonaro e Cláudio Castro marcam debate entre candidatos no RJХабрGreenplum как расширение PostgreSQL 19SCMP ChinaSlow is beautiful: China launches war against AI drama, goes beyond algorithmsBusiness AMBusiness AM Sudoku’s 30-09-2026La Tercera“El Estado se habría quedado con un solo proveedor”: FNE explica por qué no pidió excluir de contratos públicos a empresas acusadas de colusión por vales de alimentaciónColliderThe 10 Best Stephen King Audiobooks, RankedLenta.ruВ России указали на препятствия Евросоюза на пути к мирным переговорам
The Daily Newsstand · Free, Always
Wednesday, September 30, 2026

İstanbul Boğaz Müzesi’nin ilk sergisi ‘Mehtabı Sürükledik Sularda: Bir Boğaziçi Hikâyesi’

Translate

İstanbul’un incisi çok: Boğaz Köprüsü, Kız Kulesi, Haydarpaşa Garı ve daha nicesi. Ama artık yenisi var ve sanatın merkezi olmaya aday: İstanbul Boğaz Müzesi... İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB), şehrin kültür-sanat yaşamına kazandırdığı müze, İstanbul’un en kalabalık noktalarından biri olan Kabataş Transfer Merkezi’nin ikinci katında yer alıyor.

Müzenin ilk sergisi ise 19’uncu yüzyıldan Cumhuriyetin ilk yıllarına boğazda şekillenen yaşamı ve zaman içinde geçirdiği dönüşümü ele alan “Mehtabı Sürükledik Sularda: Bir Boğaziçi Hikâyesi” başlıklı koleksiyon sergisi oldu.

BOL VE ÇEŞİTLİ KAYNAK 

11 Nisan 2027’ye kadar görülebilecek serginin düzenleyiciliğini Ali Kayaalp üstleniyor. Sergi, boğazı görülen bir manzaranın ötesine taşıyor: Yaşanan ve düşlenen bir mekân olarak düşündürüyor. Sergide Hoca Ali Rıza, İbrahim Çallı, Mıgırdiç Civanyan, İbrahim Safi, Fausto Zonaro, Hamit Görele, Ara Güler, Şefik Bursalı, Avni Arbaş, Sabri Berkel, Naile Akıncı gibi sanatçıların eserleri izleyiciyle buluşuyor.

İBB envanterinden haritalar, gravürler, eski kartpostallar, Boğaziçi temalı kitaplar, Şirket-i Hayriye’nin bir zamanlar çıkardığı Boğaziçi Mecmuası, Boğaziçi fotoğrafları, diğer dergilerden arşivsel içerikler ve James Baldwin’in İstanbul seyahatinin, Sedat Pakay tarafından çekilen videosu da serginin diğer unsurları.

Düzenleyici Kayaalp’a, serginin yolculuğunu sorduk. Kayaalp öncelikle, “Serginin, Boğaziçi’nin farklı görme şekilleri üzerinden kurgulamak derdi var” diyor ve şöyle devam ediyor: “Boğazdaki gündelik hayatı belirleyen fiziksel unsurlar ve yaşantıyı örgütleyen ritüeller ise bir diğer önemli meseleydi. Son olarak, yirminci yüzyılın Boğaziçi hikâyesi var sergide: I. Dünya Savaşı sonrasında boğazın cazibesini bir ölçüde kaybetmesi, yalıların kısmen boşalması ve ahalisinin, kentin daha mutena addedilen kesimlerine göçü… Suad Derviş’in Cumhuriyet gazetesi için hazırladığı ‘Çöken Boğaziçi’ yazı dizisi, bu ruh halini iyi anlatır.”

RUH HALİ... 

Kayaalp, serginin ortaya çıkış fikrinin birkaç yıl öncesine uzandığını vurgulayarak şöyle anlatıyor: “İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat ve ekibi, Boğaziçi sergisini derinlemesine çalışmışlar. Boğaz Müzesi, sanıyorum Mahir Bey’in uzun süredir aklındaydı. Ben onların derlediği malzemeyi çalıştım, başka malzeme buldum, eklemeler yaptım, yeni önerilerle şekillendirdim. Serginin kurgusu böyle oluştu.

Bazı fikirleri de hayata geçirmek mümkün olmadı: Mesela James Baldwin’in İstanbul döneminden, arkadaşı Sedat Pakay’ın kayda aldığı nefis bir kayıt vardı ve onu kullanmayı çok istedim: Baldwin, tekneyle bir yalının önünden geçiyor. Bir de Turgut Özal ve Semra Özal’ın, Mercedes otomobilleriyle Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü geçtiği o ünlü anın (“Haydi bir kaset koy da şöyle bir neşelenelim Semra Hanım”) kaydını serginin kapanışında kullanmak istemiştim. Video kaydı kullanmak zordur. Bunlar olmadı ama ortaya yine de zengin dokulu bir sergi çıktı.

'SIRADAN İNSANLARIN HİKÂYESİ'

Kayaalp’a son olarak bu serginin derdi neydi, diye soruyoruz. Şöyle yanıtlıyor: “Boğaziçi’nin hikâyesi, tüm bu insanların birlikte, ama bazen de birbirlerine fazla temas etmeden devindikleri bir sahneye benzer. Büyük Boğaziçi anlatıları, genellikle bu tarihin bir yanını önemser. Oysa Boğaziçi’ni Boğaziçi yapanlar ‘sıradan’ insanların da hayatıdır. Örneğin oturduğu yalının penceresinden bir tepsiyle kendisine uzatılan böreği almak için vapuru yalı önüne yanaştıran ve böreği aldıran kaptanın hikâyesi… Boğaziçi medeniyeti, bunların hepsinin bir terkibi sayılmalı. Bu sergi, Boğaziçi’nin hikâyesini bunları da önemseyerek anlatmak derdinde.”

View the original on Cumhuriyet →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.