İktidar kapatılan kanallar için basın özgürlüğü eleştirilerini kabul etmiyor

TBMM Genel Kurulu’nda önceki gün YENİ Parti’nin Halk TV’ye kayyım atanmasına ilişkin grup önerisi görüşüldü. Yapılanın basın özgürlüğünü hedef alma olduğuna ilişkin eleştirilere yanıt veren AKP Çorum Milletvekili Oğuzhan Kaya “Biz bir soruşturmayı basın özgürlüğü diye durduramayız. Kayyım atanması basın özgürlüğü için değil, Halk TV sahibinin suç soruşturmalarını takip etmek için yapılmıştır. Konu gazetecilikle yakından uzaktan alakalı değil, yolsuzlukla alakalıdır” dedi. Muhalefet bu sözlere “Soruşturmayı yapın, kanalı niye kapatıyorsunuz? Orada çalışanların, kanalın suçu ne?” sorularıyla karşılık verdi. YENİ Parti’nin grup önerisi reddedildi.
TELE-1’E DE ‘CASUSLUK’ DENMİŞTİ
İktidar daha önce Tele-1’e atanan kayyımın da “casusluk soruşturması kapsamında” olduğunu savunmuştu. Dönemin Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yapılanın anayasanın “Basın hürdür, sansür edilemez” ilkesine aykırı olduğuyla ilgili soru önergesine karşı “İşlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm sorumluluk yargı mercilerine ait olup, soruşturma aşamasında ne tür işlemler yapıldığına dair bakanlığımızda bilgi bulunmamaktadır” yanıtını vermişti.
‘BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ BATI MERKEZLİ ELE ALINIYOR’ SAVUNMASI
Bunun yanında, muhalefet Meclis’te Türkiye’nin uluslararası basın özgürlüğü endekslerindeki yerine ilişkin de soru önergeleri veriyor. En son bu konuda verilen bir soru önergesini temmuz ayında yanıtlayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz “Basın özgürlüğü endeksleri, batı merkezli kuruluşlar tarafından hazırlanmakta ve basın özgürlüğü kavramını batı merkezli olarak ele almaktadır. Ülkelerin içerisinde bulundukları özgün koşullar endeks değerlendirmelerinde göz ardı edilmekte olup endeksler, ideolojik ve metodolojik sorunlar barındırmaktadır” değerlendirmesini yaptı.
YASA TEKLİFLERİ BEKLİYOR
Öte yandan; Meclis’e ilk olarak 2015’te sunulan ve son yasama döneminde YENİ Partili Sezgin Tanrıkulu tarafından üç yıl önce yenilenerek tekrar verilen bir yasa teklifinde; gazete ve dergi gibi yayın organları ile medya kuruluşlarının kayyım düzenlemesinden muaf tutulması öneriliyor. Yine Meclis’te gazetecilerin tutuksuz yargılanması, gazetecilerin tutuklanmasına neden olan “Cumhurbaşkanına hakaret”, “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” gibi suçların kaldırılmasına ilişkin düzenlemeler de uzun süredir görüşülmeyi bekliyor. Ayrıca, iktidar partisi de dahil tüm partilerin imza attığı yeni çözüm sürecinin ortak raporunda “Hukuki sınırlar içinde kalan her türlü eleştiri, itiraz ve talebin demokratik yaşamın ayrılmaz bir parçası olarak korunduğunu gözetmek ve temin etmek maksadıyla; basın ve yayınla ilgili kanunlar gözden geçirilmelidir” ifadeleri yer alıyor.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.