Borsada denge süreci: Güven tesisi ne zaman sağlanır?
Borsa İstanbul’da yaşanan sert dalgalanmanın ardından 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonu için tasfiye kararı alındı. Süreçte borsada bir güven kırılımına neden oldu. Bu da "denge" sürecinin başlamasına neden oldu. İşte borsadaki son durum...
Oldukça dalgalı bir haftayı geride bırakan borsada destek ve denge arayışı sürüyor. Para piyasaları olağan seyrinde devam ediyor. Sermaye piyasalarındaki dalgalanma ise Hazine ve Maliye Bakanlığı, TCMB ile SPK’nın eş zamanlı ve koordineli düzenlemelerine bağlı olarak yerini biraz daha dengeli bir seyre bırakmaya başladı.
DÜZENLEME GEREKLİYDİ GÖRÜŞÜ HAKİM DURUMDA
Fonlarla ilgili yol haritası netleşti. SPK’nın 28 Ağustos tarihli fon düzenlemeleriyle ilgili geçiş sürecinin sancılı olacağı tahmin edilen bir durumdu. Ancak zamanlaması konusunda farklı görüşler vardı. ‘Geç kalındı’ ya da ‘sert oldu’ eleştirilerine rağmen söz konusu düzenlemelerin gerekli olduğu konusunda görüş birliği mevcut. Hatta normalleşme olarak görüldü. Uzunca bir süredir söz konusu fonların yoğun ilgisine konu olmuş hisselerin bilanço ederlerinin oldukça üzerinde fiyatlanması rahatsız edici bir görünümdü. Piyasanın bundan sonraki sürece bakışı; ‘Olan oldu, yaralar olabildiğince sarılmaya çalışılacak ve artık daha sağlıklı işleyen bir borsa şekline evrilebilir’ yönünde. Güven kaybı elbette var. Sadece adı geçen fonlara değil borsaya karşı da bir kırılma olması normaldir. Ancak zaman içinde sağlıklı bir piyasa işleyişi görüldükçe, ekonomi yönetimi ve düzenleyici kurumlar piyasaya sahip çıktıkça güven tekrar tesis edilebilir. Fakat zaman alacak.
TERCİHLERDE TEMEL ANALİZ ÖNE ÇIKACAK
Bu süreçte endeks ve hisse bazında dalgalı seyir görülmesi muhtemel. Geçen hafta yaşananlardan sonra alınacak derslere göre beklenti ve temennilerimiz; hisse seçiminde temel analizin daha çok öne çıkması; fiyat kazanç, defter değeri, faaliyet kârı, satış ve kâr büyümesi gibi bilanço değerleme rasyoları ile teknik analiz gibi kriterlerin tekrar ağırlık kazanması şeklinde olacak. Normalleşmeden beklentimiz bu. Finansal okur yazarlığın arttığı bir süreçte; piyasa, sektör, hisse analizlerinin karar aşamasında ilk sıralardaki konumuna geri dönmesi gerekecek. Kısa sürede oluşan kolay kazançların daha fazla sorgulanması. Aksi taktirde geçen haftaki tablonun bir süre sonra tekrarı olasıdır. Yatırımcı elbette en yüksek kazancı elde etmek isteyecek. Ama analiz de şart. Şimdi önümüzdeki sürece baktığımızda, ilk şok atlatıldı, deprem yaşandı, fakat artçı şoklar olabilir şeklinde. Borsa SPK’nın da 28 Ağustos tebliğinde kapsam dışı bıraktığı BIST30 hisselerine ilginin artması muhtemeldir. MSCI Endeksi açısından kasım ayındaki gözden geçirme ile ilgili olumsuz algının son düzenlemeler ile önemli ölçüde dağıldığını söylemek mümkün. Yine de kararı görmek gerekir.
Bu gelişmelerden hareketle geçtiğimiz günlerde yabancı yatırım bankaları ve finans çevrelerinde Borsa İstanbul için “ucuz ve primsiz” algısının eyleme dönüşmesi, daha fazla yabancı ilgisi beklemek mümkün hale gelebilir. Önümüzdeki günlerde piyasaların gündeminde fonlarla ilgili gelişmeler takipte olmasına karşılık daha alt sıralara gerileyip fiyatlamalarda ekonomik gündem öne çıkabilir. Dış piyasalar, petrol fiyatları, tahvil faizleri ve merkez bankaları faiz kararlarının yansımaları fiyatlamalarda ağırlık kazanacak.
BORSADA YENİ ÇIPA 13 BİN
BORSADA sert düşüş sonrası gelen tepki alımları güç kazanamadı. Düşüş eğilimi sürüyor. İlk destekler 13.000 ve 12.800 seviyelerinde bulunurken kısa dönem bu noktalar önem kazanmış durumda. Sonraki destekler 12.400 ve 12.000 seviyelerinde. İlk dirençler 13.580 ve 13.880 olarak görülüyor. Tepki çıkışının devamı için 13.880 seviyesinin geçilmesi önemli olacak. Satış baskısının sürdüğü endekste dalgalı seyrin devamıyla, destek noktalarında tepki alımlarının görüldüğü ancak direnç seviyelerinin geçilmekte zorlanıldığı piyasa görünümü korunabilir.
FAİZ ARTIŞLARININ ETKİSİ SINIRLI KALDI
DIŞ piyasalarda geçen hafta merkez bankalarının faiz kararları gündemin ilk sıralarında yer aldı. ABD ve Japonya beklendiği üzere faiz artırırken İngiltere faizi sabit bıraktı. Ancak faiz artırımlarının ve gelen şahin tondaki açıklamaların piyasalar üzerindeki olumsuz etkileri pek beklenildiği gibi değildi. “Faiz artırımlarıyla enflasyonun kontrol altına alınması olasılığı arttı” şeklinde değerlendirilip tahvil faizleri hafif geriledi. Ayrıca İngiltere Merkez Bankası’nın faizi sabit tutması ve uzun vadeli tahvil satışlarını durdurmasıyla tahvil faizlerinin düşmesi olumlu algılandı.
ABD 10 yıllık tahvil faizi tekrar yüzde 5’in altını test etti. Hatta ABD Merkez Bankası’nın aralık faiz artırım olasılığı yüzde 70’li seviyelerde iken bu durumun gerçekleşmesi ayrıca önemli. Goldman Sachs, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın toplantı sonrası verdiği şahin mesajların ardından ekim ayında bir artış daha beklendiğini açıkladı.
Dolarda değerlenme sürerken tahvil faizlerindeki gerilemeden güç alan altın ve gümüş fiyatlarında tepki çıkışı görüldü. Altın fiyatlarındaki yükselişte Çin başta olmak üzere “Merkez bankaları altın alımına devam ediyor” şeklindeki haber akışlarını da dikkate almak gerekiyor. Fakat henüz ciddi bir toparlanmadan söz etmek için oldukça erken. Yatay seyir ve bant hareketi korunuyor.
PETROL FİYATI GERİLEDİ

Dolardaki değer kazanımına karşılık Euro zayıfladı. Piyasa parametrelerinde ana tema ABD-İran savaşı ve buna bağlı olarak enerji fiyatları. Bu yöndeki belirsizlik ise aşılabilmiş değil. ABD Başkanı Trump, İran’la savaşın nereye evrileceği konusunda kritik bir karar aşamasında olduğunu ifade ederek “Önümde vermem gereken önemli bir karar var. İçeri girip onları yok etmek istiyor muyum, istemiyor muyum? İran anlaşma yapmak istiyor, ancak buna hazır değiller” dedi. Her zamanki gibi öngörülemez bir durum. Yarın anlaştık da diyebilir.
Avrupa Merkez Bankası Lagarde ise “Faizler enerji fiyatlarıyla bire bir aynı yönde ve aynı hızda hareket etmez” diyerek ezberleri bozan bir açıklama yaptı. Mevcut piyasa algısı ‘EEnerji fiyatları yükselince merkez bankaları da artan enflasyon ile birlikte faiz artırıyor’ şeklindeydi. Piyasa parametrelerine bakıldığında; ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5.00, Euro/dolar paritesi 1.1484, dolar endeksi 100.22, altının ons fiyatı 4.378 dolar, gümüş 66.28 dolar, brent petrol ise 99.69 dolar seviyelerinde seyrediyor.
YABANCI HİSSE VE TAHVİLDE ALIM TARAFINDA
YABANCI yatırımcılar 11 Eylül ile biten haftada hem hisse senetlerinde hem de tahvil ve bonoda alım yaptılar. Tutar olarak yüksek olmasa da alım tarafında durmaları kayda değer. TCMB verilerine göre; hisse senetlerinde 277 milyon dolar, tahvil ve bonoda 151 milyon dolarlık alım var. Bir önceki hafta hisse senetlerinde 647 milyon dolarlık satış yapmışlardı. Geçen haftaki rakama bakarak ‘Tekrar alıma geçtiler’ demek için yeterli değil. Bunun için alımların devamı gerekecek. Diğer yandan aynı hafta TCMB brüt rezervleri ve yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatında ise gerileme söz konusu. TCMB rezervlerindeki düşüş 5.5 milyar dolar. Bir önceki hafta da 4 milyar dolara yakın gerileme vardı. Düşüşte altın fiyatlarındaki gerilemenin etkisi de var.
Yukarıda yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir, yatırımcı profilinize uymayabilir.
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Sorumluluk Beyanı
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.