Özel Haber | Suikast değil, gözdağı mı? 15 dakika farkla kurtuldu! Rusya'nın tren saldırısında şaşırtan detay: Boris Johnson
Rusya’nın Polonya-Ukrayna sınırındaki bir trene düzenlediği dron saldırısından 15 dakika önce, Boris Johnson ve beraberindeki üst düzey isimlerin bulunduğu trenin bölgeden ayrıldığı ortaya çıktı. Gelişme, Johnson’ın hedef olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi. CNN TÜRK Londra Temsilcisi Gökçe Aytulu, İngiltere’den yapılan açıklamalarda Johnson’ın doğrudan hedef alındığına dair bir ima bulunmadığını aktarırken, Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, Rusya’nın Johnson’ı öldürmekten çok gözdağı vermek istediğini savundu.
Rusya’nın dün Polonya-Ukrayna sınırındaki bir trene düzenlediği dron saldırısı, dikkat çeken bir gelişmeyi de beraberinde getirdi. Saldırıya uğrayan trenden bir önceki trende eski İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın bulunduğu ortaya çıktı. Bu gelişme, “Rusya, Boris Johnson’ı öldürmek mi istedi?” tartışmasını gündeme taşıdı.




İNGİLTERE’DEN “DOĞRUDAN HEDEF ALINDI” İMASI YOK
CNN TÜRK Londra Temsilcisi Gökçe Aytulu, saldırıya ilişkin İngiltere’den yapılan açıklamalarda Boris Johnson ve beraberindekilerin doğrudan hedef alındığına dair bir ima bulunmadığını belirtti.
Aytulu, Johnson’ın saldırıyı sivillere yönelik saldırıların devamı olarak değerlendirdiğini, İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace Steeting’in ise saldırıyı Avrupa açısından devam eden bir güvenlik tehdidinin göstergesi olarak nitelendirdiğini aktardı:
“Boris Johnson, bu saldırıyı Rusya’nın düzenli olarak sivillere dahil yaptığı bir saldırı silsilesinin devamı olarak niteledi. Rastgele ve anlamsız bir saldırı olarak değerlendirdi. Savunma Bakanı Ben Wallace Steeting bu saldırı konusunda bir açıklama yaptı ve Rusya’nın pervasız saldırısının aslında Avrupa açısından nasıl güvenlik tehdidi olarak devam ettiğinin göstergesi olarak nitelendirildi. İki açıklamada da aslında doğrudan Boris Johnson’ın ve yanındakilerin hedef alındığına dair bir ima yok.”

AYNI TRENDE ESKİ CIA DİREKTÖRÜ DE VARDI
Aytulu, güvenlik konferansı için Ukrayna’da bulunan Boris Johnson’ın yanında eski CIA Direktörü David Petraeus, eski İsveç Başbakanı Carl Bleedt ve İngiltere’nin Ulusal Güvenlik Danışmanı Jonathan Powell’ın da aynı trende bulunduğunu belirtti.
“Ancak dünkü gelişmenin şöyle yaşandığı biliniyor. Ukrayna tarafından üç gün süren bir güvenlik konferansında orada oldukları bilinen Johnson’ın yanında eski CIA Direktörü David Petraeus, eski İsveç Başbakanı Carl Bleedt ve bunun yanı sıra İngiltere’nin Ulusal Güvenlik Danışmanı Jonathan Powell da aynı trendeydi. Bunlara önceden bir saldırı olabileceği için bir haber geldiği, trenin de bunun için 15 dakika önce kaldırıldığı bilgisi verildi ve tren yanaştıktan 15 dakika sonra arkadaki başka bir trene saldırı olduğu biliniyor.”
“RUSYA GÖZDAĞI VERMEK İSTEDİ”
Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, saldırının zamanlamasına ve Boris Johnson’ın geçmişte Ukrayna Savaşı sürecindeki rolüne dikkat çekerek Rusya’nın amacının Johnson’ı öldürmekten çok gözdağı vermek olduğunu savundu:
“Bence gözdağı vermek istedi. Eğer yani öldürmek isteseydi herhalde itina gösterirdi. Tam isabeti gecikmeyle değil de zamanında kaydederdi.”

“RUSYA’NIN BORİS JOHNSON’A KARŞI ANTİPATİSİ VAR”
Ülger, Boris Johnson’ın Ukrayna Savaşı’nın ilk döneminde Ankara’daki görüşmelerin ardından Zelenski’ye toprak tavizi vermemesi yönünde telkinde bulunduğunu hatırlattı. Bu nedenle Rusya’nın Johnson’a karşı antipati duyduğunu belirtti:
“Boris Johnson’ın kim olduğunu hatırlayalım. Aslında kendisi Osmanlı dönemindeki Dahiliye Nazırı Ali Kemal’in torunu ve Türk kökenli. Çankırı’nın bir köyüne kökenleri dayanıyor. İngiltere’nin bir süre başbakanlık görevini üstlendi. Ukrayna Savaşı başladıktan kısa süre sonra Boris Johnson, Ankara’da tarafların görüşme heyetlerinin üzerinde mutabakat sağladıkları uzlaşının bozulmasını sağladı ve Zelenski’ye dedi ki: ‘Asla toprak tavizi vermeyi kabul etme. NATO sonuna kadar senin arkanda duracak. Bu konuda NATO’ya güvenmen gerekir.’ Bunun üzerine Ankara’da Donbas’ın, Donetsk ve Luhansk’ın geniş özerkliği şemsiyesi altında bir çözüm, bir uzlaşı sağlanmıştı. Bu ortadan kalktı. Bundan dolayı Rusya Federasyonu’nun İngiltere’ye, Boris Johnson’a karşı bir antipati duyduğunu biliyoruz.”
“JOHNSON’I ORTADAN KALDIRMAK BÜYÜK ÇATIŞMAYI TETİKLERDİ”
Ülger, Rusya’nın Boris Johnson’ı doğrudan hedef alarak ortadan kaldırmasının İngiltere ile Rusya arasında çok daha büyük bir çatışmayı tetikleyebileceğini söyledi. Saldırının Ukrayna topraklarında gerçekleştirilmesinin de önemli olduğuna dikkat çekti:
“Fakat kendisini hedef alması ve ortadan kaldırması, bu düşünceyi pratiğe aktarması çok büyük bir çatışmayı tetikleyecekti. Baktığımızda saldırı sınırda yapıldı. Temelde Polonya topraklarında değil, Ukrayna topraklarının içerisinde yapıldı. Rusya Federasyonu’nu İngiltere’yi hedef almış olsaydı bundan kaçınmak mümkün olmayacaktı. Ben gözdağı vermekle yetindiğini düşünüyorum ve neticede bunu aslında Boris Johnson da açıkladı. Hangi böyle tutarsız, mantıksız bir bakış açısıyla trene bu saldırının yapıldığını anlamakta zorlanıyorum.”

İNGİLTERE’YE UKRAYNA İÇİN HAVA SAVUNMA ÇAĞRISI
Ülger, saldırının ardından İngiltere’nin Ukrayna’ya yönelik askeri desteğini artırması gerektiğini savundu. Özellikle hava savunma sistemlerinin bir an önce Ukrayna’ya teslim edilmesi çağrısında bulundu.
“RUSYA’NIN DONDURULMUŞ VARLIKLARI UKRAYNA’YA SEVK EDİLMELİ”
Ülger ayrıca İngiltere ve Avrupa’da bulunan Rusya’ya ait dondurulmuş varlıkların Ukrayna’ya destek amacıyla kullanılmasını istedi. İngiltere ve Avrupa Birliği’nin bu konuda bir an önce harekete geçmesi gerektiğini belirtti:
“Ayrıca şunu da yapmalı: Rusya Federasyonu’nun İngiltere’de10 milyar sterlin dondurulmuş varlıkları var. Bunu Ukrayna taarruzuna, Ukrayna’ya destek olarak vermeli. Rusya’nın Belçika’da 140 milyar euro dondurulmuş varlıkları var. Avrupa Birliği de bir an önce harekete geçmeli ve bu kaynakları bir an önce Ukrayna’ya sevk etmeli. Ben hedef aldığını fakat gözdağı vermekle sınırlı bir yaklaşımı burada pratiğe yansıttığını düşünüyorum.”
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.