PunchSoldiers rescue three abducted victims in KebbiThe Jerusalem PostWith two days until election: Eisenkot leads over Netanyahu, but neither can reach majority - pollInquirerLacson: Use ‘savings’ from Senate budget cuts for El Niño preparationsCNN TürkTütün ürünü kullanımına yeni düzenleme: Açık alanlarda sınırlanacak한겨레아파트서 부부싸움 중 방화 50대…긴급체포20 MinutenLindt-Präsident: «Tut weh, die Produkte im Ausverkauf zu sehen»ZDF heuteEntdecken Sie das ZDF-Nachrichtenstudioالنهارالجيش الإيراني يسقط مسيّرة أميركية في بندر عباس... عراقجي: الهجوم مجدّداً علينا لن يُحقّق نتائج مختلفةCapital FMRuto Praises Kalonzo for Recognising Govt Development Record in Ukambani경향신문트럼프 행정부, ‘알래스카 결과 확정 보류’ 소송···선거 막판 ‘부패 스캔들’ 변수될까Het Laatste Nieuws“Hij moet zijn tijd nemen”: ook collega-trainers leven mee met Vincent KompanyMintFrom France to Italy, what protests mean for Europe’s $187 bn winter tourism industry ahead of Christmas-New Year season
The Daily Newsstand · Free, Always
Sunday, October 25, 2026

60 yıllık sır perdesi! ABD'li üsteğmen kadın ve şoför neden öldürüldü?

Translate

Yıl 1966... Türkiye'de şehirler arası ulaşımın önemli bir bölümü kara yoluyla sağlanıyordu. İstanbul ile Ankara arasında yolculuk yapan otomobiller, Bolu Dağı üzerinden geçerek yollarına devam ediyordu. Geceleri bu güzergahın bazı bölümleri oldukça ıssızdı.

Tarih yaprakları 6 Eylül'ü gösteriyordu. İstanbul'dan Ankara'ya gitmek üzere yola çıkan 58 plakalı taksinin direksiyonunda Muharrem Çelik bulunuyordu. Araçta Amerikalı kadın üsteğmen Brenda L. Howard ile müzisyen Türk nişanlısı Birol Soyulgan da vardı. Yolculuk için otomobile iki kişi daha binmişti. Ancak bu iki kişinin kim oldukları ve otomobile hangi noktada bindikleri, daha sonra başlayacak cinayet soruşturmasının en önemli konularından biri olacaktı. Taksi, Düzce yakınlarına ulaştığında korkunç bir olay yaşandı.

REKLAM

YARALI HALDE KÖYLÜLERE ULAŞTI

Sabaha karşı Düzce'nin Çilimli kavşağı yakınlarında ağır yaralı bir kişi, sürünerek çevrede bulunan köylülere ulaşmaya çalıştı. Yaralı adamı fark eden köylüler, genç adamın araçta saldırıya uğradığını söylemesi üzerine olay yerine giderken polise de haber verdi. Olay yerine gelen görevliler, yaralı kişinin Birol Soyulgan olduğunu belirledi. Yapılan ilk incelemede, Soyulgan'ın içinde bulunduğu taksinin silahlı saldırıya uğradığı ortaya çıktı. Taksi şoförü Muharrem Çelik ile Amerikalı kadın üsteğmen Brenda L. Howard tabancayla vurularak öldürülmüştü. Birol Soyulgan ise ağır yaralı olarak kurtulmuştu. Yaralı adam hastaneye kaldırılırken olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Soyulgan'ın hayatta kalması, cinayetin aydınlatılması açısından büyük önem taşıyordu. Çünkü saldırganları gören ve yaşananları anlatabilecek tek kişi oydu.

REKLAM

İKİ KİŞİ TABANCALARINI ÇEKTİ

Birol Soyulgan'ın ilk anlatımına göre, yolculuk sırasında otomobile alınan iki kişi, Düzce yakınlarına gelindiğinde silahlarını çekerek taksiyi durdurmuştu. Saldırganlar önce araçtakilerin üzerlerini aramış, ardından paralarını almıştı. Amerikalı üsteğmen Brenda Howard'ın 200 doları ile diğer yolcuların paraları gasp edilmişti. Soyulgan'ın anlatımına göre iki saldırgan, soygunun ardından araçtakilere ateş açmıştı. Bu haber Türkiye gündemine bomba gibi düştü. Gündemi sarsan olayla ilgili ilk haberlerde saldırının soygun amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi. Katiller iki kişiydi ancak kimlikleri bilinmiyordu. Cinayetin işlendiği yer ve saldırganların otomobile nerede bindikleri araştırılmaya başlandı.

REKLAM

SORUŞTURMADA AMERİKALI DEDEKTİFLER DE YER ALDI

İki kişinin öldürüldüğü saldırının ardından önce Bolu ve Sakarya polisi harekete geçti. Olayın İstanbul'dan Ankara'ya giden bir takside meydana gelmesi üzerine soruşturmaya İstanbul Emniyet Müdürlüğü de dahil edildi. Cinayetin aydınlatılması için Bolu Emniyet Müdürü Suavi Ortacı, Emniyet Genel Müdürlüğü uzmanları Yusuf Aydın ve Hüseyin Avni ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü İkinci Şube Müdürü Vedat Sokollu'nun yer aldığı bir soruşturma heyeti oluşturuldu. Heyetin başkanlığını İkinci Şube Müdürü Vedat Sokollu üstlendi. Ayrıca soruşturmada Amerikalı dedektifler de yer aldı.

REKLAM

10 KİŞİNİN İFADESİ ALINDI

Polis, ilk olarak saldırganların otomobile nerede bindiklerini belirlemeye çalıştı. Yapılan çalışmalarda iki kişinin İstanbul'dan taksiye bindikleri öğrenildi. Hem yaralı Soyulgan'ın hem de taksi durağındaki görevlinin verdiği bilgilere göre otomobile toplam dört yolcu binmişti. Olaydan sonraki günlerde çevrede şüpheli görülen 10 kişi yakalandı. Ancak yapılan sorgulamalarda cinayetle bağlantıları belirlenemeyince serbest bırakıldılar.

ŞARJÖRDE PARMAK İZİ BULUNDU

Soruşturmanın ilk günlerinde kriminal incelemelerden önemli bulgular elde edildi. Polis, cinayetin işlendiği otomobilde parmak izleri tespit etti. Ayrıca olay yerinde düşürülen bir tabanca şarjörünün üzerinde de parmak izi bulundu. Bu izlerin saldırganların kimliklerini ortaya çıkarabileceği düşünüldü. Olayda kullanılan taksi, incelemelerin ardından İstanbul'a gönderildi. Polis, araçtaki izler ve olay yerinden elde edilen bulgular üzerinde çalışmalarını sürdürdü. Ancak bulunan parmak izlerinin kime ait olduğu belirlenemedi. Cinayetin aydınlatılması açısından önemli görülen bu maddi deliller, soruşturmanın ilk aşamasında sonuç vermedi.

REKLAM

SOYGUN MU, BAŞKA BİR NEDEN Mİ?

Cinayetin ardından polis, olayın yalnızca soygun amacıyla işlenmiş olabileceği ihtimaliyle yetinmedi. Amerikalı üsteğmen Brenda Howard'ın parasının alınmasına rağmen kolundaki bilezik ve saatinin bırakılması dikkat çekmişti. Olayı inceleyen Amerikalı bir dedektif de bu ayrıntıya dikkat çekti. Haftalar geçti ancak olayla ilgili önemli bir gelişme yaşanmadı. Türkiye'nin merakla takip ettiği cinayetle ilgili İstanbul Emniyet Müdürü Haydar Özkin bir açıklama yaptı. Özkin, olayda bir miktar soygun gerçekleştirildiğinin belirlendiğini ancak cinayetin gerçek nedeni konusunda henüz kesin bir sonuca ulaşamadıklarını söyledi. Polis, cinayetin kişisel bir anlaşmazlıktan kaynaklanmış olabileceği ihtimalini de araştırmaya başladı.

REKLAM

POLİS, NİŞANLIDAN DA ŞÜPHELENDİ

Düzce cinayetiyle ilgili soruşturma derinleştikçe polis, saldırıdan ağır yaralı kurtulan Birol Soyulgan'ın da olayla bağlantılı olabileceği ihtimali üzerinde durmaya başladı. Cinayetin yalnızca soygun amacıyla işlenmediği yönündeki şüpheler, araştırmaların farklı bir yöne çevrilmesine neden oldu. İstanbul Emniyet Müdürlüğü İkinci Şube ekipleri, Soyulgan'ın geçmişini ve özel hayatını araştırdı. Bu kapsamda eski eşinin ifadesine başvuruldu. Yapılan incelemelerde Soyulgan'ın anlatımlarıyla soruşturma kapsamında dinlenen bazı kişilerin ifadeleri arasında çelişkiler bulunduğu belirtildi. Polis, Amerikalı üsteğmen Brenda Howard ile nişanlısı arasındaki ilişkiyi ve cinayetin kişisel bir anlaşmazlıktan kaynaklanmış olabileceği ihtimalini de değerlendirdi. Ancak Soyulgan'ın cinayetle bağlantılı olduğunu ortaya koyan bir bulguya ulaşıldığına ilişkin herhangi bir bilgi elde edilemedi. Böylece soruşturmanın ilk aşamalarında polis, olaydan sağ kurtulan tek görgü tanığının ifadelerini de farklı yönleriyle incelemiş oldu.

REKLAM

KATİLLERDEN BİRİNİ TANIDIĞINI SÖYLEDİ

Düzce Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınan Birol Soyulgan'ın sağlık durumunun düzelmesi üzerine bilgisine başvuruldu. Soyulgan, saldırganlardan birinin Beyoğlu'nda bir gazinoda çalışan müzisyene benzediğini söyledi. Ayrıca saldırganlardan birinin profesyonel olabileceğini düşündüğünü anlattı. Verdiği ilk bilgilerde saldırganların üzerindeki 800 lirayı aldıklarını, kendilerini aradıktan sonra pantolonlarını çıkarttırdıklarını söyledi. Soyulgan, polise verdiği bilgilerde, "Sigara istedim. Şüpheli sigarayı verirken üzerine atılacağımı düşünerek 'Ben bu numarayı bir kere yedim' diyerek bana tepki gösterdi" dedi. Polisin işi giderek zorlaşıyordu. Katil kimdi? Saldırının amacı gerçekten soygun muydu?

REKLAM

İLK ŞÜPHELİLER İSTANBUL'A GETİRİLDİ

Soruşturma sürdürülüyordu ancak henüz önemli bir ipucu bulunamamıştı. Olaydan tam 36 gün sonra önemli bir gelişme yaşandı. Polis, olayın gerçekleştiği bölgeden iki kişiyi tespit etti. Bu kişiler sorgulanmak üzere İstanbul'a götürüldü. İki şüpheli, saldırıdan yaralı kurtulan Birol Soyulgan ile yüzleştirildi. Ancak yapılan incelemelerde bu kişilerin olayla bağlantısı tespit edilemedi.

POLİS KATİLLERİ MAHKEMEDE ARADI

Polis, katillere ulaşabilecek bir iz aramaya devam etti. Günler sonra soruşturmada dikkat çekici bir gelişme yaşandı. İstanbul Cinayet Masası ekipleri, Düzce cinayetiyle benzerlik gösteren başka bir cinayet dosyasını incelemeye aldı. Dört ay önce Silivri yakınlarında bir kamyona yolcu olarak binen iki kişi, şoför Şükrü Lim'i ağır yaralamış, yardımcısı Zikri Yıldız'ı ise öldürmüştü. Olayın sanıkları İbrahim K. ve Temel K. hakkında İstanbul Birinci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açılmıştı. Polis, her iki olayda da saldırganların araçlara yolcu olarak binmelerini ve ardından silahlı saldırı gerçekleştirmelerini önemli bir benzerlik olarak değerlendirdi. Silivri cinayetinin nedeninin tam olarak belirlenememesi ve saldırganların kiralık katil olabilecekleri ihtimali de dikkat çekti. Cinayet Masası ekipleri, davanın görüldüğü mahkemede geniş güvenlik önlemleri aldı. Duruşma salonunda ve çevresinde yapılan çalışmalar sırasında şüpheli görülen dokuz kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan kişiler emniyete götürüldü. Ancak bu çalışmalardan da Düzce cinayetinin aydınlatılmasını sağlayacak bir sonuç elde edilemedi.

REKLAM

ORMANDA YAKALANAN FİRARİDEN ŞÜPHELENDİLER

Artık 1967 yılına girilmişti. Herkesin merak ettiği cinayet çözülememişti. Ancak polis olayın peşini bırakmadı. 15 Şubat 1967'de yeni bir gelişme daha yaşandı. Balıkesir Cezaevi'nden kaçtığı belirtilen Cabir S. isimli firari hükümlü, Hendek ormanlarında polisle girdiği silahlı çatışmanın ardından yakalandı. Beş polisle uzun süre çatışan Cabir S. yaralı yakalanırken yanındaki iki kişi kaçmayı başardı. Polisin Cabir S. üzerinde durmasının nedeni, eşkalinin Düzce cinayetindeki saldırganlardan birine benzemesiydi. 30-35 yaşlarında, sarışın ve çökük sakallı olduğu belirtilen Cabir S.'nin fiziksel özellikleri, Birol Soyulgan ve taksi durağı görevlilerinin verdiği eşkalle benzerlik gösteriyordu.

REKLAM

CABİR DE KATİL ÇIKMADI

Cabir S.'nin yakalanması üzerine bu kez Sakarya Emniyet Müdürlüğü yeni bir soruşturma başlattı. Cabir S., cinayetle ilgili bilgisi olabileceği düşünülen taksi durağı görevlisiyle yüzleştirildi. Ancak yapılan araştırmada Düzce cinayetiyle bağlantısının bulunmadığı anlaşıldı. Bunun üzerine Sakarya Emniyet Müdürü Şükrü Balcı, Cabir S.'nin olayla ilgisinin olmadığını açıkladı. Böylece cinayetin üzerinden yaklaşık beş ay geçtikten sonra ortaya çıkan yeni şüpheli de elenmiş oldu. Polis, 1967 yılı boyunca çalışmalarını sürdürmesine rağmen saldırganların kimliklerini belirleyemedi.

REKLAM

YENİ YIL, YENİ BİR ŞÜPHELİ

Aradan yaklaşık bir buçuk yıl geçmişti. Düzce cinayeti için artık ‘Düzce Canavarı’ deniliyordu. Tarih 29 Şubat 1968... Düzce cinayeti soruşturmasında bu kez Asım K. isimli bir şüpheli gündeme geldi. Başka suçlarla bağlantılı olduğu belirlenen Asım K., Adapazarı polisi tarafından Ankara'ya götürüldü. Sakarya Emniyet Müdürü Şükrü Balcı başkanlığındaki ekip tarafından sabah saat 05.00'te Ankara'ya getirilen Asım K., Emniyet Genel Müdürlüğünde sorguya alındı. Asım K., önce İstanbul'da başka bir cinayet işlediğini kabul etti ancak Düzce cinayetiyle ilgisi bulunmadığını savundu. Polis, Asım K.'yi olaydan sağ kurtulan Birol Soyulgan'a gösterdi. Teşhis sırasında Asım K.'yi gören Soyulgan baygınlık geçirdi. Soyulgan, bu kişinin saldırganlardan birine benzediğini söyledi. Ancak ilk sorgulamada Düzce cinayetiyle ilgili bir itiraf alınamadı.

REKLAM

CİNAYETİ İTİRAF ETTİ

Asım K.'nin sorgusu devam ederken polis, yürüttüğü araştırmada Hasan adlı başka bir şüphelinin ismine ulaştı. Tespit edilen şüpheliyle Asım K. arasında yüzleştirme yapıldı. Bu yüzleştirmenin ardından Asım K.'nin Düzce cinayetini işlediğini itiraf ettiği açıklandı. Emniyet Genel Müdürlüğü yetkililerinin verdiği bilgiye göre Asım K., başlangıçta suçlamaları reddetmişti. Ancak Hasan isimli kişinin Ankara'ya getirilmesiyle yapılan yüzleştirmeden sonra cinayeti kabul etmişti. Asım K.'nin sorgusuna dönemin İçişleri Bakanı'nın da katıldığı belirtildi. Yaklaşık bir buçuk yıldır çözülemeyen cinayetle ilgili gelen bu itiraf, soruşturmanın sonuçlandığı düşüncesini güçlendirdi. Ancak polisin çalışmaları henüz tamamlanmamıştı.

REKLAM

"CİNAYETİ ZEVK İÇİN İŞLEDİK"

Bu açıklama gündeme bomba gibi düştü. Asım K.'nin itirafının ayrıntıları da birer birer ortaya çıkmaya başladı. Ankara'daki Emniyet Sarayı'nın 10. katında sorgulanan Asım K.'nin anlatımına göre saldırıdan önce Düzce'de bir kahvehanede oturuyorlardı. Bir otomobilin yanlarına yaklaşması üzerine araçtaki Amerikalı kadını görmüşler ve cinayet işlemeye karar vermişlerdi. Asım K., ifadesinde cinayeti zevk için işlediklerini söyledi. Ancak alınan ikinci ifadesinde bu kez iki şüphelinin cinayeti soygun amacıyla işlediklerini söyledikleri açıklandı.

İKİ ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Asım K. ve Hasan Ç.'nin Düzce cinayetinin yanı sıra başka suçlarla ilgili ifadeleri de araştırıldı. İki şüphelinin daha önce Zeytinburnu ve Kervansaray'da işlenen cinayetlerle ilgili arandıkları ortaya çıktı. Soruşturma derinleştikçe şüphelilerle ilgili yeni bilgiler de elde edilmeye başlandı.

REKLAM

SAÇ BOYAMASI ARAŞTIRILDI

Asım K.'nin cezaevi kaçağı olduğu öğrenildi. Cezaevinden kaçtıktan sonra yakalanmamak için sahte kimlik kullandığı ve dış görünüşünü değiştirdiği belirlendi. Saçını da boyamıştı. Polis, saçını boyamasının Düzce cinayetiyle bağlantılı olabileceği ihtimali üzerinde durdu. Yapılan sorgulamaların ardından iki şüpheli Ankara'da tutuklandı. Bu itirafların ardından Düzce cinayetinin çözüldüğü sanıldı. Ancak henüz her şey bitmemişti.

MAHKEMEDE KABUL ETMEDİ

Diğer suçlarla ilgili mahkemeye çıkan Asım K. ile Hasan Ç., Düzce cinayetiyle ilgili ifadelerini değiştirdi. İki şüpheli, cinayetle ilgilerinin bulunmadığını ve emniyette polis baskısıyla suçu üstlendiklerini iddia etti.

REKLAM

BİR ŞÜPHELİ DAHA YAKALANDI

Asım K. ve Hasan Ç.'nin bu iddialarının ardından Düzce cinayetiyle ilgili soruşturmanın henüz sonuçlanmadığı, daha sonra yaşanacak bir gelişmeyle yeniden gündeme gelecekti. Aradan tam iki yıl geçmişti. Trabzon'un Vakfıkebir ilçesine bağlı bir dağ köyüne düzenlenen operasyonla Yusuf G. adlı bir firari hükümlü yakalandı. Yusuf G.’nin yakalanması, Düzce cinayetiyle ilgili yeni bir gelişme olarak değerlendirildi. Bazı haberlerde Düzce cinayetinin katilinin yakalandığı ileri sürüldü. Bu gelişme, cinayetin aydınlatılmasını bekleyenler açısından yeniden umut yarattı. Polisin Yusuf G. üzerinde durmasının önemli nedenlerinden biri, Asım K.'nin daha önce Yusuf G. ile birlikte cinayet işlediklerini söylediğine ilişkin bilgilerdi.

REKLAM

ÜÇ CİNAYET DAHA ARAŞTIRILDI

Polis, bu nedenle Yusuf G.'nin peşindeydi. Yakalanmasının ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü de harekete geçti. Polis, Yusuf G.'nin İstanbul'da işlenen üç faili meçhul cinayetle bağlantılı olabileceğini değerlendirdi. Araştırılan olaylardan biri Osmaniye'de bir muhtarın öldürülmesiydi. Diğer iki olay ise Etiler'de farklı tarihlerde otomobillerinde öldürülen iki şoförle ilgiliydi. Bu üç cinayette de maktullerin soyulmuş olması dikkat çekiyordu. Yusuf G., Ankara'da sorguya alındı.

O DA KATİL ÇIKMADI

Ancak yaşanan bu heyecan kısa sürdü. Yapılan incelemelerde Yusuf G.'nin Düzce cinayetiyle bağlantısının bulunmadığı anlaşıldı. Emniyet Genel Müdürlüğü yetkilileri, Yusuf G.'nin başka ağır suçlardan arandığını ancak Düzce cinayetiyle ilgisinin olmadığını açıkladı. Böylece cinayetin üzerinden iki yıl geçtikten sonra gündeme gelen bir başka şüpheli de elenmiş oldu. Polis, soruşturma boyunca çok sayıda kişinin ifadesine başvurmuş, şüphelileri yakalamış, yüzleştirmeler gerçekleştirmiş ve farklı cinayet dosyalarıyla bağlantılar araştırmıştı. Buna rağmen cinayetin bütün yönleriyle aydınlatıldığını gösteren kesin bir sonuca ulaşılamamıştı.

REKLAM

DOSYA SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ

Düzce cinayetinin üzerinden iki yıl geçmişti. Polis çok sayıda şüpheliyi sorgulamış, olay yerinde parmak izleri bulmuş, cinayeti işlediklerini itiraf eden iki kişiyi yakalamıştı. Ancak itirafların daha sonra geri alınması ve yeni şüphelilerin de cinayetle bağlantısının bulunamaması, soruşturmadaki belirsizliği ortadan kaldırmadı. Eylül 1968'den sonra cinayetle ilgili yeni bir gelişmeye incelenen gazete arşivlerinde rastlanmadı. Asım K. ve Hasan Ç. hakkında Düzce cinayeti nedeniyle yürütülen yargılamanın nasıl sonuçlandığı da belirlenemedi. Türkiye'nin iki yıl boyunca konuştuğu, Amerikalı kadın üsteğmen Brenda L. Howard ile taksi şoförü Muharrem Çelik'in öldürüldüğü Düzce cinayeti, zamanla gündemden düştü. Bir dönem bütün ülkenin merakla takip ettiği dosya, sessizliğe gömüldü. Peki, Düzce Canavarı kimdi? Bu sorunun cevabı bulunamadı.

View the original on Habertürk →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.