The Jerusalem PostIsrael and the West must stop trying to reform the UN and build something new instead - opinionESPN DeportesNacho Rivero remonta al Atlas con un cabezazoESPN💰 Flagg's 1-of-1 rookie debut patch card sells for record $8.04MInquirerPagasa: Queenie nears typhoon categoryالشرقالأمم المتحدة توسع قائمة الشركات المرتبطة بالمستوطنات الإسرائيليةBBC NewsIran offers US deal to reopen Strait of Hormuz in seven daysThe Sydney Morning HeraldLove at first sight as Kylie Minogue kicks off AFL grand final performance at the MCGEl ComercioJefe negociador del chavismo niega que Gobierno impida el regreso de María Corina MachadoColliderPrime Video’s Newest Mega Streaming Bundle Exposes an Even Bigger Viewership Problem경향신문히구치 상대로 중국보다 더 못 쳤다···타선 고민 안은 류지현 호SportstarLaver Cup — Carlos Alcaraz stars as Team Europe takes 3-1 leadGlobal NewsWinnipeg Blue Bombers start strong, finish flat in 30-28 loss to Argonauts
The Daily Newsstand · Free, Always
Saturday, September 26, 2026

Miskinlik ekonomisi

Translate

Herhangi bir üretime dayanmayan, ortaya bir ürün çıkartmayan ekonomiye, miskinlik veya tembellik ekonomisi de denebilir.

Fon, borsa, hisse, tahvil, kredi, faiz, banka, alım, satım gibi unsurların üzerinden yürütülen finans ekonomisi, herhangi bir şey üretmediği için, miskinlik ekonomisidir.

Finans ekonomisini yürütmek için de belli bir zaman, mesai ve emek gerektiği için buna itiraz edenler olabilir. Ancak finans ekonomisi bir şey üretmediği için, bir tarım ürünü, bir sanayi ürünü, bir teknoloji ürünü üretmediği için, değeri olan somut bir ürün ortaya koyamadığı için, sadece parayı işletmek üzerine kurulu bir mekanizma olduğu için, miskinlik ve tembelliktir.

Bir özdeşlik kurulamasa da, bir benzetme yapılacak olursa, kumarhanede veya bahis merkezinde harcanan mesaiyle, zamanla, emekle, finans sektöründe harcanan mesai, zaman, emek arasında, üretimsizlik bağlamında, bir fark yoktur.

Kapitalist düzende elbette finans sektörü, ekonominin temel unsurlarından birisi olduğu için, kumarhanelerden ve bahis merkezlerinden çok daha büyük ve karmaşık bir işleve sahiptir. Ancak kumarhanede ve bahis merkezinde para akışı nasıl herhangi bir şey üretilmeden gerçekleşiyorsa, finans sektöründe de durum öyledir.

Ayrıca kumarhanedeki ve bahis merkezindeki belirsizlik, risk, tahmin, spekülasyon unsurlarının seviyesi dikkate alınacak olursa, bu bağlamda da iki alan arasında kesişmelerin ve benzerliklerin olduğu daha iyi anlaşılacaktır.

Kapitalizmi finans ekonomisine indirgemek kapitalizmi de anlamamak ve uygulamamak demektir.

Tarım, sanayi, teknoloji alanlarında üretim yapılması elbette kapitalizmin tekelinde olan bir şey değildir. Sosyalist ülkelerde de bu alanlarda bir üretim ekonomisi geliştirilebilir ve geliştirilmiştir. Ancak üretim ekonomisi, kapitalist paradigmanın da vazgeçilmez unsurlarından birisidir.

Nitekim dünyanın en güçlü ekonomilerine sahip olan ülkelerin ortak özelliği, kapitalist veya sosyalist olmaları fark etmeksizin, üretim ekonomisini geliştirmiş olmalarıdır, ekonomiyi finans ekonomisine indirgememiş olmalarıdır.

Sosyalist cephede Çin, kapitalist cephede ABD, Britanya, Almanya, Fransa, Japonya buna dair örnekler arasında verilebilir. Bu ülkeler ekonomik açıdan ideal bir noktada olmasalar da, dünyanın en güçlü ekonomilerine sahiptirler.

Tarım, sanayi ve teknoloji alanında etkili ve geniş kapsamlı bir üretim yapılmadan, üretilen ürünler hem yurtdışında hem de yurtiçinde satılmadan, ekonomik büyümenin gerçekleşmesi, enflasyonun düşmesi, cari açığın ve borçların kapatılması, yaygın işsizliğin engellenmesi, para biriminin değer kazanması, borsada istikrar sağlanamaz. 

Günümüzde meyveyi, sebzeyi, peyniri, sütü, zeytinyağını, makarnayı, cep telefonunu, bilgisayarı, uyduyu, füzeyi, uçağı, gemiyi, arabayı, röntgen-MR cihazını ve bunlar gibi binlerce ürünü kim üretiyorsa, o kazanmaktadır. Fon yatırımında, borsada, hisse senedi alımında ve benzer alanlarda kazanmaya çalışmak, at yarışında veya kumarhanede para kazanmaya çalışmak gibi bir şeydir.

ABD’li yönetmen Oliver Stone’un 1987 yılında vizyona giren “Wall Street” (Borsa) adlı filmi, ekonominin, hiçbir şeyin üretilmediği ve yaratılmadığı finans ekonomisine indirgenmesinin sonucunda ortaya çıkan yanılsamaları ve sorunları bütün çıplaklığıyla dile getirmişti.

ABD’de Ronald Reagan’ın, Britanya’da Margaret Thatcher’ın, Türkiye’de Turgut Özal’ın iktidara gelmesiyle 1980’lerde ortaya çıkan “Yuppie” zihniyetinin, kolay ve hızlı bir biçimde para kazanıp zengin olmak hırsının, 2020’li yıllarda Türkiye’de hâlâ geçerli olması oldukça trajiktir.

Türkiye’de geçtiğimiz haftalarda yaşanan “fon, borsa ve sermaye piyasası krizini” tam olarak kavramak için, hangi şirketlerin, hangi kurumların, hangi yöneticilerin neleri yanlış yaptığını sıralamak yerine, tikel ve mikro bağlamda sorumlu avına çıkmak yerine, tümeli ve resmin bütününü makro bir düzeyde çözümlemek gerekir.

View the original on Cumhuriyet →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.