The Jerusalem PostEast Jerusalem residents arrested after man allegedly hires arsonist to torch ex-fiancee's carCNN TürkSüper Lig'in en iyisi İrfan Can Kahveci olduInquirerRains to drench parts of PH on Oct. 11PunchPrioritise human development, curb poverty, PDP chieftain urges northern leadersESPNTakeaways: Guardians complete stunning comeback vs. White Sox한겨레10월12일 알림Daily MaverickCommunity policing must stay above party politics to protect democratic integrityInquirer EntertainmentErlinda Villalobos dies at 84ColliderPrime Video Officially Just Added Quentin Tarantino’s Favorite Indiana Jones MovieUOLComo paraísos turísticos em Alagoas viraram único reduto bolsonarista do NESky TG24Gp Indonesia a Mandalika, vince Bezzecchi davanti a Martinez e Martin: sesto Marc Marquez
The Daily Newsstand · Free, Always
Sunday, October 11, 2026

Kanlı günlüğün 60 yıllık sırrı: Evlilikleri sadece 30 gün sürdü!

Translate

Birinci Dünya Savaşı'nda evlendikten sadece 30 gün sonra cephede hayatını kaybeden Avustralyalı askerin hüznü, tam 60 yıl sonra çöplükte bulunan kanlı günlüğüyle gün yüzüne çıktı. Üzerinde kurşun deliği ve kan izleri taşıyan günlük, yarım kalan dramatik bir aşk hikâyesini ve savaşın bilinmeyen yüzünü gözler önüne serdi.

(Milliyet/Oğuzcan Atış)

Birinci Dünya Savaşı, dünya tarihinde insan eliyle gerçekleştirilen en büyük toplu ölümlerin başında geliyor. Günümüzden 112 yıl önce başlayan ve 4 yıl süren savaş, tahminen 17 ila 20 milyon insanın ölümüne sebep oldu. Ancak bundan çok daha fazlasını farklı şekillerde etkiledi. Bunların başında da yarım kalan aşk hikâyeleri geliyordu.

Günümüzden tam 112 yıl önce "tüm savaşları bitirecek savaş" olarak adlandırılan Birinci Dünya Savaşı, tüm dünyayı kasıp kavururken milletler üzerinde derin izler bıraktı. Türk milletinin de yakından bildiği bu iz ve etkilere günümüzde hâlâ rastlamak mümkün. Savaş, milletler üzerinde olduğu kadar bireyler üzerinde de büyük etkiler bıraktı ve geride kalan hikâyeler günümüze kadar ulaştı. Bu hikâyeler, isimleri bilinmeyen milyonlarca askerin yarım kalan hayatlarına ışık tutuyor ve cephedekilerin birer istatistikten ibaret olmadığını gösteriyor. Sinemaya da konu olan Batı Cephesi'nde görev yapmış Avustralyalı bir askerin aşk hikâyesi de bunlardan biri. 60 yıldan uzun süre önce bir çöp yığınında bulunan günlüğünde anlatılanlar, günümüze ulaşan bu hikâyelerin küçük bir kısmını oluşturuyor.

Birinci Dünya Savaşı sırasında Avustralyalı bir onbaşı olarak Batı Cephesi'nde Almanya’ya karşı görev yapan Claude Nuttall’ın günlüğünde yer alan detaylar arasında cephedeki günlük yaşama ve eşi ile arasında olan ilişkiye dair çok sayıda detay bulunuyor. Öyle ki bu bilgiler yakın zamanda çıkması planlanan bir kitaba da ilham kaynağı olmuş durumda.

EVLİLİKLERİ 30 GÜN SÜRDÜ 

Avustralyalı asker, Batı Cephesi'nde Almanlarla savaşırken yaralandı ve İngiltere’nin Worcestershire bölgesine bağlı Stourbridge'de bulunan askerî hastaneye sevk edildi. Onbaşı Claude Nuttall, hastanede tedavi gördüğü sırada Violet Palfreyman ile tanıştı. İkili arasındaki tanışıklık zamanla bir ilişkiye dönüştü ve Mart 1918'de evlenmeleriyle farklı bir aşamaya geçti. Genç çift, yaklaşık 30 günü birlikte geçirdi. Nuttall, tedavisinin tamamlanmasının ardından evlenmesinden 30 gün sonra cepheye geri dönmek için Fransa’da konuşlu birliğine katılmak üzere yola çıktı. Savaşın sonu görünmeye başlamıştı ve eğer beklenmedik bir gelişme yaşanmazsa Almanya kaybeden tarafta olacaktı. Çift, ayrılıklarının çok uzun süreceğini düşünmüyordu. Ancak hesap etmedikleri şey, savaşın sonu yaklaşmış olsa da cephede çatışmaların ve ölümlerin hâlâ devam ettiğiydi.

Nuttall, birliğine katıldıktan sonraki süreçte eşiyle sürekli mektuplaşıyor ve fırsat bulduğu anlarda günlük yazıyordu. Onbaşı, günlük yazmak için 10 Ağustos 1918’de kalemi eline son kez alarak askerî başarılarından bahsetti ve eşine yeni bir mektup gönderdiğini yazdı. Nuttall’ın son gününü “Toplarımız tarafından yoğun bombardıman yapılıyor ve ilerleme hâlâ devam ediyor. Violet'e mektup yazmaya başladım. 31. Tabur tarafından yeni toplar ele geçirildi. Tekrar ilerlemeye hazırız. Esirler geri gelmeye devam ediyor. Violet'e yeni bir mektup yazdım.” şeklinde kaleme aldı.

Claude Nuttall, 8–12 Ağustos arasında gerçekleşen Amiens Muharebesi sırasında bir Alman makineli tüfek mevzisine saldırırken bir keskin nişancı tarafından vuruldu. Bu olaydan üç gün sonra hayatını kaybetti. Hikâyesi ise ortaya çıkacağı 1996 yılına kadar gözlerden uzakta sessizce bekledi.

GÜNLÜĞÜ ÇÖPLÜKTE BULUNDU 

Nuttall’ın yarım kalan hikâyesi, 1996 yılında Dudley Müzesi’nin Birinci Dünya Savaşı’nda görev yapmış yerel askerlere ait fotoğraf ve belgeleri toplamak için verdiği bir ilan sayesinde gün yüzüne çıktı. O dönem müzeyi yöneten Colin Reid, Somme Muharebesi’nin 80. yılı dolayısıyla özel bir sergi hazırlığı içindeydi. Müzenin yaptığı bu çağrı üzerine harekete geçen Alan Southall, çocukluğundan beri sakladığı bir hatırayı gün yüzüne çıkardı. Southall, henüz 12 yaşındayken, 1965 yılında bir çöp yığınında bulduğu yeşil renkli küçük defteri müzeye teslim etti. Defterin üzerinde bir kurşun deliği vardı ve sayfaları hâlâ kurumuş kan izleriyle kaplıydı. Çöp yığınları arasından çıkan kanlı günlük, Onbaşı Claude Nuttall’dan başkasına ait değildi.

Bu keşif, yıllar sürecek bir araştırmanın ve yeni bilgilerin kapısını araladı. O dönem müzenin yöneticisi olan Colin Reid, bu süreci “Olayın yerel bir boyutu olduğu için günlüğü sergilemeye karar verdik. Yanına sadece tek bir kırmızı gül koymuştuk. Ancak hikâyeyi öğrendikçe daha fazlasını öğrenmek istedim. Günlüğü elime aldığım ilk andan itibaren onunla gerçek bir bağ kurdum ve adeta büyülendim. Bunun tamamen kişisel bir hikâye olduğunu hissettim ve kendimi araştırmaktan alıkoyamadım.” şeklinde anlattı. Reid, yıllar süren bu titiz araştırmalarını ve topladığı tüm detayları "The Digger’s Diary" (Anzak Askerinin Günlüğü) adını verdiği bir kitapta topladı.

Kayıtlar, Nuttall’ın 1915 yılında, 20. yaş gününden sadece birkaç gün sonra Avustralya ordusuna katıldığını ve 23. Tabur’da görevlendirildiğini gösteriyor. İlk olarak Mısır’a sevk edilen tabur, ardından Alman güçleriyle karşı karşıya gelmek üzere Batı Cephesi’ne kaydırıldı. Nuttall, 1916 yılında "Tarafsız Bölge"de düşman ateşi altında kalan yaralı silah arkadaşlarını kurtardığı için İngiltere Kralı V. George tarafından madalya ile ödüllendirilmişti.

View the original on CNN Türk →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.