Inquirer2 dead in creek after suspected Ilocos Norte motorcycle crashThe Jerusalem PostOn this day: Prime minister Yitzhak Rabin assassinated after peace rally by far-right activistDaily MaverickSPOTLIGHT: Menopausal women want answers, not ‘old granny’ labelsPunchTeenager pushed from two-storey building dies in ImoZDF heuteEntdecken Sie das ZDF-NachrichtenstudioColliderQuentin Tarantino's First Sequel in 22 Years Officially Adds 2 Huge NamesVilaWebMetges de Catalunya veu positiva la reducció de les jornades de guàrdia dels MIR a 17 horesWirtualna PolskaTusk o spotkaniu z prezydentem. "Reszta jest tajemnicą"Antara NewsIndonesia to highlight climate bills at COP31 summit in TurkiyeThe South AfricanEastern Cape faces severe thunderstorms and damaging winds on ThursdaykickerAngekommen in den Top 5 der Liga: Pieper als Teil des Werder-AufschwungsStraits Times SportWilson and Rodon return to Wales squad for Nations League fixtures
The Daily Newsstand · Free, Always
Wednesday, November 4, 2026

Bulgaristan Cumhurbaşkanlığı seçimleri: Siyasi istikrar arayışı, Yotova dönemi ve dış politika

Translate

Bağımsız araştırmacı Dr. Mustafa Işık, Bulgaristan'daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçlarını, ülkenin iç siyasi dinamikleri ve Karadeniz'deki jeopolitik gelişmeler çerçevesinde AA Analiz için kaleme aldı.

Balkanlar'daki gelişmeleri ele alırken, Doğu Avrupa'dan ve Karadeniz'den bağımsız değerlendirmek mümkün değildir. Viktor Orban'ın Macaristan'da seçimleri kaybetmesi ve Peter Magyar ile beraber daha yenilikçi bir grubun iktidara gelmesi, Romanya'da Avrupa yanlısı Nicuşor Dan'ın Cumhurbaşkanı seçilmesi ve son olarak Sırbistan'da Aleksandar Vucic iktidarının sona ermesi, Balkanlarda genel olarak değişim siyasetinin ağır bastığını gösteriyor. Öte yandan, iç dinamikler ve Karadeniz'deki gelişmeler Bulgaristan siyasetindeki istikrar arayışını ortaya koyuyor.

Siyasi ittifaklar ve ayrışma

Tüm bu örneklerin dışında Bulgaristan daha farklı bir yol izliyor. Son 5 yılda 8 parlamento seçimi yaşanması ve süregelen iç politik kargaşalar, eski Hava Kuvvetleri Komutanı Rumen Radev'in siyasi liderliğini ön plana çıkardı. Ulusalcı ve sosyalist bir tabandan gelen Radev, geçen yıl "Progresivna Bulgariya" (İlerici Bulgaristan) hareketini kurarak cumhurbaşkanlığından istifa etti, yerini yardımcısı İliyana Yotova devraldı. 2017'den 2026'ya kadar iki dönem cumhurbaşkanlığı yapan Radev, iç politikada oligarşi ve yolsuzluğa karşı bir siyaset yürütürken dış politikada ulusal çıkarları ön planda tutan çok boyutlu bir yaklaşım izledi. Öte yandan, Şubat 2022'de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı, Bulgaristan'daki Rusofil, Avro-Atlantikçi ayrımını güçlendirirken Radev ve Yotova, Ukrayna'ya askeri malzeme gönderimine karşı çıktı.

Bulgaristan siyasi tarihinin ilk kadın cumhurbaşkanı olan İliyana Yotova, kariyerine Bulgar Devlet Televizyonunda başladı. Daha sonra Bulgaristan Sosyalist Partisi (BSP) içinde Basın ve Yayın Merkezinin yöneticiliğiyle devam etti. Ardından BSP milletvekilliği yaptı. Bulgaristan'ın Avrupa Birliği (AB) üyeliğiyle birlikte Brüksel'de Sosyalist Partiyi temsilen Avrupa Parlamentosu milletvekilliği (2007-2017) görevini yürüttü ve nihayetinde Rumen Radev'in cumhurbaşkanlığı yardımcılığı görevine geldi. Siyasi kariyerinin büyük kısmı BSP içinde geçen Yotova, ulusalcı ve sosyalist bir çizgide siyasetini sürdürdü. AB içinde Bulgaristan'ın kendine özgü bir dış politikası olması gerektiğini savunan Yotova, ortak AB politikalarından ziyade güçlü ulusal politikaları ön plana çıkardı.

Son cumhurbaşkanlığı seçiminde rakibi Andrey Gyurov ise AB ve NATO ile daha uyumlu bir dış politika anlayışıyla ön plana çıktı. Ülkedeki Avro-Atlantikçi kanat, Gyurov'un geçici başbakanlık dönemindeki performansını esas alarak Radev'in ve Rusya yanlısı siyasetin karşısında yeni bir blok oluşturmaya çalıştı. Ülke içindeki Batı yanlısı siyasetin önde gelen aktörleri bağımsız bir platform oluşturarak Gyurov'u destekledi, sosyalist kadroların yeniden iktidara gelmesine karşı dağınık olan Avro-Atlantikçi gruplar Gyurov'un etrafında kenetlendi.

Seçime birkaç gün kala Demokratik Eylem Forumu tarafından bir demokrasi bildirisi yayımlandı. Eski cumhurbaşkanları Petar Stoyanov, Rosen Plevneliev ve GERB Partisi lideri Boyko Borisov, çeşitli demokratik siyasi gruplar ve eski bakanların destek verdiği bildiride, Andrey Gyurov'a destek olmak bir "medeniyet tercihi" olarak nitelendirildi.

Demokrat bir tutum sergileyerek Türk ve Müslüman azınlıktan Gyurov'u destekleyen önemli siyasetçilerin başında ise Korman İsmailov ve ekibi geliyor. Seçimin ikinci tura kalmasının ardından birlikte Hak ve Özgürlükler Hareketinin (HÖH) Peevski grubu Gyurov'u desteklerken, Ahmed Doğan'ın Hak ve Özgürlükler İçin İttifak (APS) hareketi Yotova'yı destekledi.

Seçmen katılım oranının yüzde 28,67 seviyesinde kaldığı bu kritik seçimin sandık sonuçları, ülkedeki siyasi ve coğrafi ayrışmayı net bir biçimde ortaya koydu.

• İliyana Yotova – Kiril Valchev: 1.093.852 oy (yüzde 57,56)

• Andrey Gyurov – Georgi Kandev: 750.251 oy (yüzde 39,48)

• Hiçbir adayı desteklemeyenler: 56.080 oy (yüzde 2,95)

Sonuçlar ne söylüyor?

Siyasi haritaya bakıldığında Yotova, 31 seçim bölgesinin 28'inde üstünlük sağladı. Gyurov ise Sofya'daki iki seçim bölgesiyle beraber Türk/Müslüman nüfusun yoğun olduğu Kırcaali'de birinci çıktı. Yurt dışındaki sandıklarda Avro-Atlantikçi eğilim belirleyici oldu ve sayılan protokollerin yüzde 99'una göre Gyurov yurt dışında yüzde 56,23 (59.705) oy alırken Yotova yüzde 41,55 (44.125) oy oranında kaldı. Bu tablo, Radev ve Yotova çizgisinin ülke içinde ulusalcı-sosyalist taban üzerindeki gücünü koruduğunu gösterirken, yurt dışı oylarında Avro-Atlantik eğilimin hâlâ güçlü olduğunu ortaya koyuyor.

Bu son seçimde yurt dışı oylarının genel olarak azaldığı gözleniyor. Türkiye'deki sandıklarda daha önceki seçimlerde 90 binden fazla oy kullanıldığı dönemler yaşanmasına rağmen bu seçimde 10 bin 261 oy kullanıldı. Bu oyların yüzde 57,44'ü Gyurov için kullanılırken yüzde 40,9'u Yotova için kullanıldı. Seçime katılım oranı hem Bulgaristan'da hem de Türkiye'de tüm zamanların en düşük seviyesi olarak tarihe geçti.

Yotova, seçim sonrası İlerici Bulgaristan hareketinin yanı sıra BSP'ye, aşırı sağcı İç Makedon Devrimci Örgütü-Bulgar Ulusal Hareketi (VMRO-BND) lideri Krasimir Karakaçanov'a ve İkinci Simeon Ulusal Hareketi'ne (NDSV) teşekkür etti. Yotova'nın açık ara farkla seçimi kazanmasında Vızrajdane Partisinin 2. turdaki desteği unutulmamalıdır. Avrupa karşıtı ve Rusofil eğilimlere sahip Vızrajdane Partisi, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Karadeniz'deki meselelerde Radev-Yotova çizgisine en yakın siyasi oluşum olarak dikkati çekiyor. Yotova'nın Radev çizgisinde ulusalcı ve güvenlikçi bir cephe oluşturarak seçimi kazanmayı başardığını söyleyebiliriz.

Yotova'nın dış politikada Radev'in ihtiyatlı ve diplomasi odaklı yaklaşımını sürdürmesi beklenirken, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda "diyalog" vurgusu ön planda olacaktır. Aynı zamanda bölgesel meselelerde Rusya faktörünü göz ardı etmesi beklenmeyen Yotova, AB ile Rusya arasında daha dengeli bir söylem içinde olacaktır. Kuzey Makedonya meselesinde ise Radev döneminde izlenen ulusalcı çizginin korunacağı öngörülüyor.

Öte yandan, başbakan ve cumhurbaşkanının benzer siyasi anlayıştan gelmesi, geçmişte sıkça karşılaşılan söylem farklılıklarının yerini daha koordineli bir dış politika yaklaşımına bırakabileceğine işaret ediyor. Yotova'nın cumhurbaşkanlığını kazanması sadece ulusalcı-sosyalist tabanla açıklanamaz, bu sonuç güvenlik eksenli bir yönelim olarak da okunmalıdır. Öte yandan, seçmen katılımının diğer bölge ülkelerine nazaran düşük düzeyde, yüzde 30'un altında kalması iç dinamikler bağlamında küskün ve apolitik seçmen kitlesinin varlığını doğruluyor.

Karadeniz'deki son gelişmeler, Bulgaristan'ın önemini ve stratejik konumunu ön plana çıkaracaktır. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın devam etmesi, bölgede güvenlik eksenli dış politikayı öncelikli hale getirecektir. Bu süreçte Karadeniz'deki ticari gemilerin güvenliğine yönelik olarak Cumhurbaşkanı Yotova ve Radev hükümetinin Türkiye ve Romanya ile daha fazla işbirliğine gitmesi bekleniyor. Buna karşın Rusya faktörü, tarihsel bir gerçeklik olarak Bulgaristan siyasetindeki varlığını koruyor. Öte yandan, AB ve NATO üyesi olan Bulgaristan'ın dış politikada daha özerk bir siyaset eğilimi gösterip gösteremeyeceği merakla bekleniyor.

[Dr. Mustafa Işık, bağımsız araştırmacıdır.]

*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

View the original on Anadolu Ajansı →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.