Kız kardeşim İoanna

1 Ekim 2026 Perşembe günü telefonla bir mesaj göndermişim İoanna’ya, yani İoanna Kuçuradi’ye: “Ey Efemi Hanım teyzemin, Yorgo amcamın kızı ve benim öz bacım İoanna Hanım! Senden 33 gün büyük ağabeyin Tekdiş Özdemir, doksana (90) hoş gelmeni kutlar ve ellerinden öper!”
Biraz önce (3 Ekim 2026, Cumartesi) ekranı açık televizyondan İoanna’nın bu dünyadan gittiğini duydum. Demek ki bu dünyadan gitmeye hazırlandığı için bana cevap verememişti.
[İoanna Kuçuradi’nin adını 1950’lerin sonuna doğru duydum: İstanbul’da İoanna adında çok güzel bir Rum kızı varmış da; şairlerin, yazarların arasına karışmış da, şiir de yazıyormuş da ama tevatür güzelmiş. Bu efsane bizim kuşak (1950) şiircileri, yazıcıları arasında yayılmıştı, taa Mersin’e Adana’ya kadar.
1960 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü’nün Fransızca bölümünü bitirdim ve Sandıklı Ortaokulu’na atandım. Haziran ayında işe başladıktan sonra eylül ayında Sandıklı’ya döndüm ve bir otele yerleştim. Yanımda bazı dergiler getirmiştim. Bunlardan biri de Türk Dili Dergisi idi. Eylül ayı sayısı olabileceği gibi daha önceki bir sayı da olabilir. Dergiyi açtım, İoanna Kuçuradi, Turan Oflazoğlu ile birlikte Kavafis adında bir Yunan şairden şiirler çevirmiş. Hepsini dikkatle okudum ve vuruldum ama en çok da Barbarları Beklerken’e:
“Ne bekliyoruz böyle toplanmış agorada?
Barbarlar gelecekler bugün buraya.
Neden Senato’da bir uyuşukluk var?
Neden boş oturuyor senatörler, yasamıyorlar?”
Şiiri birkaç kez okudum, gözümün önünden bir perde kalktı. Gözümü açan Fransız şairlerinden daha çok Kavafis’ten etkilendim. İkinci Yeni akımının içindeydim ama hoşnut değildim, kopmak istiyorum ve bu şiir sayesinde koptum ve 10 Eylül 1961 günü Yabanlar adlı bir şiir yazdım:
“Rüzgara en yakın yerde onlar
atlar yaralı, erler… kalkanlar düştü bozgun var
göçmenle doldu meydanlarımız, şarapla, buğdayla
kapadık kapıları, bekliyoruz, savaş kokuları süründük”
Bu şiir Barbarları Beklerken’in devamı olarak yazıldı ama ben bir yazımda bu ilişkiyi anlatana kadar kimse fark etmedi.
Yıl 1966. Bir yıldır Fransa’dayım. Kemal Özer’den bir mektup aldım. Yannis Ritsos adlı bir Yunan şairinin bir şiiri Louis Aragon’un dergisi Lettre Française’de yayımlanmış, o sayıyı istiyordu. Dergiye gittim, Aragon iki tane kalmış derginin birini bana verdirdi. Dergiyi gönderdim ama şiirin çevirisi yayımlanmadı. Ama Ritsos’un peşine düştüm. Fransızcaya çevrilmiş kitaplarını buldum ve Ritsos çalışmaya başladım. 1972’de Yunanistan’da yayımlanan Taşlar, Yinelemeler, Parmaklıklar Fransızca yayımlanınca kitabı çevirmeye karar verdim ve işbaşı yaptım.
Biz 1969 sonundan itibaren Ankara’da yaşamaya başladık. Ülker, 1974 yılında Hacettepe Üniversitesi Yabancı Diller Bölümü’nde öğretim görevlisi oldu. İoanna da felsefe bölümünde. Nasıl tanıştılar bilmiyorum ama kendimizi bir gün oğlumuz Tan Bey’le birlikte onların evinde bulduk. Evde karşımıza İoanna’dan başka Efemiyanım (Efemiya Hanım) teyzem ve Yorgo amcam çıktı. Derken merken Kuçuradi ailesine kabul edildik ve böylece İoanna ile kardeş olduk.
Ve hemen çalışma masasına oturduk. İoannaların evinde, Efemiyanım teyzem, Yorgo amcam hava alsınlar diye gittiğimiz Papazın Bağı’nda hep çalıştık. Ben o sıralar Fransızcadan Yannis Ritsos çevirmekteydim. “Bu böyle olmaz, Yunancasıyla karşılaştıralım” dedi. Çalışma dediğim bu. İoanna eline Yunanca kitabı aldı ve benim Fransızcadan çevirdiğim metinleri bir yontucu gibi yonttu ve ortaya Türçesiyle bir şiir çıktı. Kitap 1978 yılında Cem Yayınevi tarafından yayımlandı. İoanna adının kitaba konmasına şiddetle karşı çıktığı için çevirmen olarak kitabın kapağına benim adım konuldu. Ve bu çeviri 1978 yılında Türk Dil Kurumu Çeviri Ödülü aldı. Daha sonra Ritsos çevirmeyi sürdürdük ve bu çeviriler de Ritsos çevirileri kitabına eklendi ama bu kez İoanna’yı dinlemedim kitaba adını koydum.
1978 yılında Ritsos’la tanışmak için gidecektim. İoanna da Selanik’teki bir konferansa katılmak ve ardından Atina’daki akrabalarını görmek için Yunanistan’a gidecekti. Yorgo amca, Efemiyanım teyze, Ülker ve ben İoanna’nın arabasına bindik. Ülker akrabalarını göreceği için Komotini’de (Gümülcine) indik daha sonra Kuçuradilerle Selanik’te buluştuk. Atina’dan sonra biz ada ada dolaşarak Samos’a (Karlovasi’ye) ulaştık ve Ritsos’la buluştuk. Bu buluşma benim kişiliğimde ve şiirimde bir dönüm noktasıdır. Karlovassi günlerinde Ritsos İçin 12 Şiir’i yazdım ve bu şiirleri İoanna Yunancaya çevirdi ve Yunanistan’da Kedros Yayınevi tarafından 1980 yılında yayımlandı. Yunanca adı Dodeka piimata ya ton Yanni Ritsu.
2016 yılında, Ve Yayınevi tarafından Agios Ritsos (Aziz Ritsos) adlı bir kitabım yayınladı. İçinde Ritsos için yaptığım her şey var: Çeviriler, yazılar, söyleşiler. İoanna var olmasaydı benim böyle bir kitabım olmazdı.] (19 Mayıs 2022)
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.