4 sene okumanın anlamı yok... Oyunculuk için 6 ay eğitim yeter

Ahmet Mümtaz Taylan oyunculuk mesleğine dair dikkat çekici bir çıkışta bulundu: “İlla okullu olmaya gerek yok. Sıkıştırılmış 6 aylık eğitim yeterli.”


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı
AHMET Mümtaz Taylan, Jülide Ateş’in programında beğendiği oyuncuları açıkladı.
“Bülent Emin Yarar, Nadir Sarıbacak, Tansu Biçer, Demet Evgar, Ezgi Mola ve Serenay Sarıkaya’yı beğeniyorum. Kıvanç Tatlıtuğ muazzam gelişme gösterdi, Kenan İmirzalıoğlu ne kadar güzel götürdü” diyen Taylan, oyunculukta “okullu-alaylı” ayrımının olmadığını söyledi:
“İlla okullu olmaya gerek yok. Olsa iyi olur. Neyi yapacağına, neyi yapmayacağına karar verecek bir süresi olur. Ama 4 sene okumanın anlamı yok. Sıkıştırılmış 6-10 ayda bu iş biter.”

KADIN AHI ALMAYACAKSIN
Programda ayrıca kadın-erkek ilişkileri hakkında konuşan Taylan, “kadın ahı” almamak gerektiğini ifade etti:
Haberin Devamı
“Kadınların ahını almak öyle çocukluk travmasına benzemez. Bir daha belin doğrulmaz. O yüzden ayrılırken düzgün ayrılacaksın. Ben kadın dostu bir adamım.”
Özel hayatını da anlatan oyuncu, “İyi bir eş olduğumu hiçbir zaman iddia edemem ama babalık konusunda fena değilim. Onu da hem Müge’den (ilk eşi Müge Kızılbağlı) hem kızım Ayşe’den öğrendim. Müge beni büyüttü, yenilir yutulur bir adam haline getirdi. Çok emeği var bende” dedi.
HIRSIZLIK İTİRAFI
Ahmet Mümtaz Taylan, üniversite yıllarında parasızlıktan kitap çaldığını itiraf etti:
"İktisat Fakültesi’nin son sınıfında ya da konservatuvarın ilk sınıfındaydım. Yemek yemeye bile paramız yok. Ama çok okur yazarız. Server Tanilli’nin ‘İnsanlık Tarihi’ kitabını okumamız lazım. Fakat almak ne mümkün? Levent’le (Ülgen) önce paltolarımızın içine cep diktirdik. Sonra Dost Kitabevi’ne gittik, Ankara’da çok popüler. Levent dedi ki; ‘İki cildi sen al, bir cildi de ben alayım’. Tabii kan ter içinde ve çok titreyerek, korkarak aldık kitapları. O sırada benim gözüm Zülfü Livaneli’nin yeni plağına denk geldi, onu da aldım. Biri bizi gördü, ‘Çocuklar siz bir gelin’ dedi. Biz dayak yiyeceğimizi düşünmüştük. ‘Pikabınız var mı?’ diye sordu, ‘Yok’ dedik. ‘Niye kaset almadınız, küçüktür. Başka alacaklarınız varsa koyun buraya, taksit yapacağım, taksit taksit ödeyin’ dedi. Dayak yesek yaşayacağımız utançtan ve mahcubiyetten çok daha fazlasını yaşadık.”
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.