Yakalanan terörist Mihraç Ural'ın suikast planı! Nedim Şener 22 Şubat 2015'i anlattı
Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 53 kişinin hayatını kaybettiği 2013'teki bombalı saldırının tüm sanıkları Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT) koordinesinde düzenlenen operasyonlar sonucunda yakalandı. Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 52 kişinin hayatını kaybettiği 2013'teki bombalı saldırının sanığı ve "Miraç Ural" olarak bilinen Ali Kıyali'nin Suriye'de yakalanmasının ardından gözaltındaki fotoğrafı yayımlandı. Gazeteci Nedim Şener, Hürriyet Gazetesi'ndeki köşesinde "Suikastçım yakalanmış" başlıklı bir yazı kaleme aldı ve terörist Ural'in kendisine yönelik yaptığı suikast planını anlattı.
Milli İstihbarat Teşkilatı ve Suriye Genel İstihbarat Servisi’nin koordineli düzenlediği operasyon sonucunda, “kırmızı kategori”de aranan “Banyas katliamcısı” Mihraç Ural’ın yakalandığını duyunca aklıma önce Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 52 kişinin hayatını kaybettiği 2013’teki bombalı saldırı, sonra da 2015’te bana yönelik suikast hazırlığı geldi.
Suriye resmi haber ajansı SANA’nın haberine göre; Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 52 kişinin yaşamını yitirdiği 2013’teki bombalı saldırının sanığı ve 2013’te Suriye’nin sahil bölgesindeki Banyas ve Beyda köylerindeki katliamların baş sorumlusu Mihraç Ural (Ali Kiyali), yurtdışına kaçmaya çalışırken sınırda yakalandı.
Bilmeyenler için şu kısa özgeçmişi Miraç Ural’ın ne kadar tehlikeli ve Esad yönetiminin katliam sorumlularından birisi olduğunu göstermeye yetiyor aslında; 1956 Antakya doğumlu olan Mihraç Ural, yasadışı örgüt faaliyetleri nedeniyle tutuklu olduğu Türkiye’den 1982’de Suriye’ye firar etti.




OĞLU ESAD’IN TEĞMENİYDİ
Ural, Esad ailesiyle akrabalığı olan eşi Malak Fadel üzerinden dönemin Devlet Başkanı Hafız Esad’ın kardeşi Cemil Esad ile yakın ilişkiler kurdu. Edindiği imtiyazlar sayesinde Suriye’de varlıklı biri haline geldi. Hatay’ın Samandağ ilçesi başta olmak üzere civar bölgelerdeki halkın Suriye rejimine sempatisini sağlamak için çalıştı. Ural, Arap Baharı ve Suriye’deki halk hareketlerinin başlamasının ardından 2012 yılı başlarında mezhepsel taban üzerinde faaliyet gösteren “İskenderun Sancağının Kurtuluşu İçin Halk Cephesi - Suriye Direnişi” örgütünü harekete geçirdi. Aynı yıl oğlu Bedrettin İbrahim Ural da Suriye ordusunda teğmen rütbesiyle göreve başladı.

BEYDA-BANYAS KATLİAMCISI
Kendisine
bağlı örgüt üyeleriyle Lazkiye’nin Keseb ve Basit bölgelerinde hâkimiyet kuran Ural’ın adı, 3 Mayıs 2013’te Suriye’nin sahil şeridinde Sünnilerin yaşadığı Banyas ve Beyda köylerinde çoğunluğu kadın ve çocuk en az 150 kişinin öldürüldüğü katliamda geçti. Ural, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013’te 52 vatandaşın hayatını kaybettiği bombalı saldırılarda da rol oynamıştı. Olayı soruşturan Adana Cumhuriyet Savcılığı iddianamesinde, terörist Mihraç Ural’ın saldırıyı devrik Esad rejiminin istihbaratıyla planladığı tespit edilmişti.Suriye Direnişi Örgütü elebaşısı Ural, 1970’te kurulan yasadışı Türkiye Halk Partisi Cephesi’nden (THKP-C) kopanların oluşturduğu THKP-C/Acilciler Örgütü’nün de kurucuları arasında yer alıyor. Ural, uzun yıllar Acilciler grubunun önde gelen yöneticilerinden oldu. Ural, Esad rejimi yıkılına kadar da PKK ve Suriye kolu ile işbirliği yaparak Türkiye’ye karşı saldırılarda rol aldı.
Hatay 2. ve 3. Ağır Ceza Mahkemelerinde, “silahlı terör örgütü kurmak veya yönetmek” suçundan 15’er yıl, 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ise aynı suçlardan 22.5 yıla kadar olmak üzere toplam 52 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle hakkında dava açılan Ural için kırmızı bülten düzenlenmişti.

“ACİLCİ URAL’IN SUİKAST PLANI”
Suriye’den doğru Türkiye içinde de mezhep çatışması çıkarmak için uğraşan Esad yönetimini kasaplarından birisi olan terörist Miraç Ural ile adımın yan yana geldiği tek olay, 2015’te bana yönelik suikast girişimi hazırlığıydı.
22 Şubat 2015 günü Posta gazetesinde “Şimdi de ‘Acilciler’in suikast listesindeyim!” başlıklı yazımda konuyu şöyle anlatmıştım: “Türkiye seçim havasına girdi, suikast senaryoları sezonu açıldı! Yalan ile gerçek birbirine karışıyor. Hava puslu mu puslu. Hafta ortasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Koruma Şubesi’nden bir polis memuru aradı. İstihbarat’tan gelen bir uyarı üzerine bana tebligatta bulunmak istediklerini söylediler. Merak ettim, gazeteye davet ettim. Polis memuru bana bir kâğıt imzalattı. Kâğıtta aynen şunlar yazıyordu: ‘Güvenilir bir kaynaktan; Suriye/Esad rejimi ve THKP-C Acilciler terör örgütü ile irtibatlı Miraç Ural’ın organizesinde, 2015 yılı mart ayından genel seçimlere kadar ülkemizde bir dizi terör eylemi planladığı, planlanan eylemler arasında canlı bomba, suikast vb. eylemlerin yer aldığı, eylemlerde yer alması muhtemel şahısların önümüzdeki günlerde Türkiye’ye aktarılması ya da Türkiye’deki irtibatlarının harekete geçirilmesinin beklendiği, eylem hedefleri arasında Gazeteci Nedim Şener’in bulunduğu istihbar edilmiştir.’
Mihraç Ural’ın o planı tutmadı ama Esad yönetiminin desteğinde Türkiye’ye karşı saldırılara devam etti.

MİT FAİLLERİ TÜRKİYE’YE GETİRDİ
11
Mayıs 2013’te Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde iki ayrı noktada bombalı araçlarla saldırı düzenlendi. Patlamalarda 52 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. MİT, 13 yıldır saldırının faillerinin peşindeydi. Saldırının organizatörlerinden Yusuf Nazik, 12 Eylül 2018’de MİT’in Suriye’nin Lazkiye kentinde düzenlediği operasyonla yakalanarak Türkiye’ye getirildi. Nazik, sorgusunda Suriye istihbaratından aldığı talimatlarla saldırıyı gerçekleştirdiklerini itiraf ederken, Mukaveme Suriye lideri Mihraç Ural hakkında bilgi verdi. Nazik’in yakalanmasından yaklaşık altı yıl sonra, saldırının planlayıcıları arasında yer alan Muhammed Dib Koralı da MİT’in operasyonuyla yakalandı. Bombaların temin edilmesinde rol oynadığı belirtilen Koralı,14 Ocak 2025’te Suriye’de düzenlenen operasyonla Türkiye’ye getirildi.2025’te yakalanan bir diğer isim Temir Dükancı oldu. Suriye istihbaratıyla bağlantılı olan Dükancı’nın, Reyhanlı saldırısında kullanılan patlayıcıların deniz yoluyla Türkiye’ye geçirilmesine yardım ettiği ve patlayıcıları taşıyacak araçları temin ettiği tespit edildi. Lübnan’a kaçmaya çalışan Dükancı, Suriye-Lübnan sınırında düzenlenen operasyonla yakalanarak Türkiye’ye getirildi.
Saldırının faillerine kırmızı bültenle aranan Ömer El-Hatip, 1 Ekim 2026’da deniz yoluyla Avrupa’ya kaçmaya çalışırken MİT tarafından yakalandı. El-Hatip, Yusuf Nazik ile birlikte Şubat 2013’te Hatay üzerinden Türkiye’ye giriş yaptı ve saldırının gerçekleştirileceği noktaların belirlenmesinde rol aldı.
Saldırının en kritik İsimlerinden Mihraç Ural da 14 Ekim günü yakalandı. MİT ve Suriye Genel İstihbarat Servisi (GİS) tarafından uzun süredir takip edilen Ural, Suriye’de 14 Ekim 2026 gecesi MİT ve Suriye İstihbaratı’nın koordineli çalışmaları sonucunda yakalandı.

Mihraç Ural, Suriye’de Esad rejiminin yıkılması ardından kaçak yaşıyor ve sürekli gizleniyordu. MİT ve Suriye İstihbaratı Ural’ın peşindeydi. Son dönemde Mihraç Ural’ın yakalanacağı endişesiyle yer değiştirmeye çalıştığı yönünde istihbari bilgiye ulaşıldı. Söz konusu bilgiler çerçevesinde Ural dün gece Suriye sınırını geçmeye çalışırken yakalandı.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.