Frank çizgisi detayı

Ben de, çok değer verdiğim, Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan’ı aradım.
“Hocam safsata mı bu, yoksa gerçek mi” diye sordum.
Gerçekmiş...

45 derece açılı çapraz bir çizgi varmış Yılmaz’ın kulak memesinde.
Ve böyle çizgisi olanların tıbbi olarak normal insanlara göre bir miktar daha fazla kalp krizi riski varmış. O yüzden de sık sık kontrole gitmeleri önerilirmiş.
Bu çizgiye Frank çizgisi deniliyormuş.
Ama Frank çizgisi olup da damar sağlığı çok iyi olanlar da varmış.

Haberin Devamı
Tek başına bir alarm durumu değil ama kontrol gerektiren bir uyarı işareti.
Ben ilk kez duydum böyle bir şeyi.
Bazen böyle haberler önlem almamızı, kontrole gitmemizi sağlar, iyi olur yani.
İlk okuduğumda safsata diye baktığım habere bakış açım değişti benim.
Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan yeni bir bilgi de verdi.
Geçtiğimiz günlerde Avrupa Kardiyoloji Derneği kongresine gittiğini ve orada hiç iyi olmayan verilerin konuşulduğunu anlattı.
Türkiye olarak ortalama kalp krizi geçirme yaşımız diğer ülkelere göre 5 yıl daha erkenmiş.
Yani 5 sene daha erken ölüyoruz.
İşte bunu sorgulamak, bunun üzerine çalışmak, bunun nedenlerine bakıp düzeltebiliyorsak düzeltmek lazım.
Eğer böyle önemli kongrelerde bu konular masaya yatırılıyorsa, ortada bir tehlike var demektir.
Neyse siz siz olun, kulak memenizde çizgi varsa mutlaka bir doktora kontrole gidin.
Pis kalpliler
Cem Yılmaz kalp krizi geçirdi, bir gün sonra mevzu bambaşka yerlere geldi.
Yapılan kötü yorumlara falan biz artık alışığız. Şaşırmıyorum onlara.
Klavye delikanlısı sayısı azımsanmayacak kadar fazla çünkü.
Canı sıkılıyor, sallıyor.
İki duble içiyor, küfrediyor.
Etkileşim alacağım diyor, hakareti yapıştırıyor.
Fakat olayın ardından bir sürü saçma sapan söylenti çıktı.
Haberin Devamı
Kulak memesi çizgisini demiyorum, o artık net bir gerçek...
Ama adamın alakasız fotoğraflarını paylaşıp “Zaten kalp krizi belirtisi vardı. Baksanıza gözü sağa bakıyor, saçı yan yatmış, bunlar kalp krizi belirtisidir” falan dediler.
Yani nasıl bir dünyada yaşıyoruz, akıl alır gibi değil...
Hastalıkla boğuşan bir insanın sağlığı üzerinden yapılan yorumlar da, adamın fotoğrafları üzerinden yapılan, bir uzmana dayanmayan yorumlar da mide bulandırıyor artık.
Düşmeyin şunlara, düşmeyin!
Instagram’ın algoritması insanların kalbine çalışıyor.
Sık sık karşıma şöyle şeyler çıkıyor:
* “Az önce çok güzel bir söze denk geldim.”
* “Bak iyi dinle, bu söz sana çok iyi gelecek.”
Böyle başlıyor videolar.
Haberin Devamı
Bilerek de o sözü sona saklıyorlar ki, sonuna kadar izle ve izlenme oranları yükselsin.
Bak sen şu küçük çakallara...
Giriş cümlesinin hemen ardından “Ait olmadığınız yerde durmak için çabalamayın. Değersiz hissettirenin yanında 5 dakika bile durmayın. Biri size umut verip sonra çekip gittiyse siz sakın arayıp sormayın” yazıyorlar...
Sonra da başka videolar düşüyor ekrana...
* En büyük günah nedir biliyor musunuz?
* Allah neyi, kimi affetmez, gelin size anlatayım...
Orada da “Allah birine umut verip gideni asla affetmez” gibi cümleler kuruyorlar.
Bu sefer din konusundan yakalıyorlar insanları.
İzleyen de “Bir dakika ya! Evet, doğru. Ben ne yapıyorum, hemen düzelmeliyim” mi diyor..
Hahahaha!
Haberin Devamı
Yahu çok basit bir tuzak ve bu tuzağa düşüyor o videoları izleyenler. Sen bu yaşına kadar seni arayıp sormayanı aramamayı, seni istemeyeni zorla yanında tutmaman gerektiğini öğrenmediysen zaten geçmiş olsun.
Bu tuzak videolarla bunu bu saatten sonra da öğrenemezsin.
Ama bence Instagram da Türkiye özelinde güzel çalışıyor. Biliyor ki bizim insanlar melankolik, çıkarıyor bu videoları üst sıralara.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.