Fon mağduru Hazel Köse anlattı: 'Anneme ‘devlete ve sisteme güvenelim’ dedim, şimdi çok mahcubum'

Fon krizinde mağdurların öfkesi büyüyor. Birikimlerini, emeklilik paralarını, ev alma hayallerini ve yıllarca çalışarak biriktirdikleri paralarını kaybettiklerini belirten yurttaşlar, günlerdir sosyal medya üzerinden seslerini duyurmaya çalışıyor. Tera Portföy Birinci Serbest Fon (TLY), Tera Portföy Para Piyasası (TL) Fonu (TP2) ve Atlas Portföy Serbest Fon (DFI) yatırımcısı Hazel Köse, yaşadıklarını Cumhuriyet’e anlattı. Şubat ayından bu yana birikimlerini Tera Portföy’ün TLY ve TP2 fonları ile Atlas Portföy’ün DFI fonunda değerlendiren Köse, 16 Eylül’de satış emri vermek istediğini ancak işlemlerinin iptal edildiğini ve ertesi gün verdiği emrin reddedildiğini söyledi. “Kendi paramız üzerindeki tasarruf yetkimiz kısıtlandı” diyen Köse, fonlara yatırdığı parayla mesleğini yapacağı bir ofis satın almak istediğini belirtti.
“Yaklaşık şubat ayından beri bu fonları kumbaram gibi gördüm ve elime nakit geçtikçe yatırımımı artırdım” diyen Köse, şöyle konuştu: “Öylesine güven verici bir ortam vardı ki herhangi bir problem olmayacağına, olsa dahi devlet güvencesi olduğuna sonsuz güveniyorduk. Ta ki 16 Eylül gününe kadar.” Köse, her gün fonların açılış ve kapanış tablolarını takip ettiğini belirterek, 16 Eylül sabahı gördüğü tablo üzerine zararının daha fazla büyümemesi için satış emirleri verdiğini anlattı. Ancak düşük riskli olduğunu düşündüğü TP2 fonu için başlangıçta satış emri vermediğini ifade eden Köse, gün içerisinde gelişmelerin beklediğinden çok daha ağır olacağını fark edince bu fondaki yatırımını da satmak istediğini söyledi.
‘SATIŞ EMRİM İPTAL EDİLDİ’
Satış emrinin reddedildiğini ifade eden Köse şöyle konuştu: “Ertesi gün sabah saat 08.30 civarında aynı emrimi yeniledim. Fakat bu sefer de emrim reddedildi.” “Kuruş kuruş, alın terimizle biriktirdiğimiz yatırımların art niyetli kişiler tarafından çalınması” ifadesini kullanan Köse, yaşanan sürecin yalnızca ekonomik değil, ciddi bir psikolojik yıkıma da yol açtığını söyledi. Köse, fonlara annesiyle birlikte yatırım yaptığını ve amaçlarının mezuniyetinin ardından mesleğini yapabileceği küçük bir ofis satın almak olduğunu anlattı. Annesinin altın ve döviz gibi geleneksel yatırım araçlarını tercih etmek istediğini belirten Köse, “Ben aksine hem devletimize hem sisteme güvenerek, tamamen Türk genci olduğumu düşünerek kendi borsamız olan Borsa İstanbul’da yatırım yapmamız gerektiğini düşündüm. Şu anda hem pişmanım hem üzgünüm hem de anneme karşı çok mahcubum” diye konuştu. Köse, yaşanan krizin kendi hayatındaki önemli bir döneme denk geldiğini de söyledi. Geçtiğimiz pazar günü HMGS sınavına girdiğini belirten Köse, “Aylardır bu sınava hazırlanıyordum. Son zamanlarıma gelmişken yaşanan bu kriz moralimi yerle yeksan etti. Sınava da odaklanamadım. Günlerdir uyku uyuyamıyorum” dedi.
‘SON KURUŞUNU YATIRANLAR VAR’
Fon yatırımcıları mağduriyetlerinin giderilmesi için sosyal medyada birleşiyor ve farklı hashtagler ile seslerini duyurmaya çalışıyor. Köse, kurdukları yaklaşık 12 bin kişilik mağdur platformunda çok farklı profillerden yatırımcıların bulunduğunu söyledi. “Cebindeki son kuruşu fona ekleyenler, ameliyat parasını burada tutanlar, çocuğuna okul harçlığı bile veremeyenler var” diyen Köse, özellikle emeklilerin yaşadığı mağduriyete dikkat çekti. Bazı emeklilerin üç aylık maaşlarını para piyasası fonlarına yatırdığını belirten Köse, “İhtiyaçları olduğunda paralarını kullanabileceklerini biliyorlardı. Çoğunluğu mobil bankacılık uygulamalarını bile kullanamayan vatandaşlar. Satış emri bile verememişler” diye konuştu. Bir başka yatırımcının ise maden ocağında çalıştığını anlatan Köse, yaşanan süreci şöyle aktardı: “16 Eylül günü yeraltındaymış ve satış emri verememiş. 17 Eylül’den beri hesabına yansıyan eksilerin anaparasını bile eksilttiğini gördükçe psikolojik olarak çok kötü duruma geldi.”
‘İNTİHAR ETMEK İSTİYORUM’ MESAJLARI GELDİ
Köse, platformdaki mağdurların yalnızca ekonomik kayıp yaşamadığını, ciddi psikolojik sorunlarla karşı karşıya kaldıklarını belirtti. “17-18 Eylül günlerinde ‘İntihar etmek istiyorum’ söylemleri başladı” diyen Köse, bu kişileri tek tek arayarak destek olmaya çalıştığını söyledi. Köse, yetkililere ulaşabilmek için yoğun çaba gösterdiklerini, farklı siyasi partilerden milletvekillerine ulaşarak mağdurların sorunlarını aktardıklarını söyledi. “Ben hiçbir yerde tanıdığı olmayan, milletvekili yakını olmayan bir vatandaşım” diyen Köse, ulaşabildiği milletvekillerine e-posta gönderdiğini ve makamlarını aradığını belirtti. “SPK’nın açıklamaları soru işaretlerimizi yeterince gidermiyordu. Pazartesi günü avukatımla beraber SPK’ya gittik. Fakat bizi kurumun içerisine bile almadılar. Avukatım bir uzmanla görüşmek istedi fakat karşımız kapı duvardı” diyen Köse, “Ben bir vatandaş olarak milletvekillerimizle, yargı mensuplarıyla görüşüp danışabiliyorken SPK nasıl bir yapılanma ki karşımızda muhatap bulamıyoruz? Çok ilginç” ifadelerini kullandı.
“BİZE ‘PONZİ’ DEMELERİ ÇOK AĞIRIMA GİDİYOR”
Köse, yaşananların ardından bazı yetkililerin ve sosyal medya kullanıcılarının fon yatırımcılarına yönelik kullandığı “Ponzi”, “Çiftlik Bank” ve kumar benzetmelerine de tepki gösterdi. “Fonları kolay yatırım aracı olarak gördüğümüz için kumar gibi yasal olmayan yapılarla ilişkilendirmeleri, Çiftlik Bank atıfları ve daha sayamadığım onca söylem beni oldukça rahatsız ediyor” diyen Köse, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben Türk genci ve küçük yatırımcı olarak ülkeme de katkım olsun düşüncesiyle kendi borsamıza yatırım yapıyorum. Bana bağlı olmayan sebeplerle zarar görüyorum. Karşılığı ise böyle nahoş söylemler oluyor. Oldukça üzgün ve sitemliyim.”
MAĞDURLARIN GÖZÜ ÖDEMELERDE
Fon krizinde bugün itibarıyla yeni bir aşamaya geçildi. SPK, tasfiye edilen fonların yatırımcılarına ara ödeme yapılacağını açıkladı. Buna göre 1 milyon TL’nin altında yatırımı bulunan yatırımcılara net yatırım tutarının tamamının, daha yüksek tutarlarda ise ilk aşamada 1 milyon TL ödeme yapılması planlanıyor. Ödemelerin para piyasası fonlarından başlaması öngörülüyor. Köse ise bu açıklamaların mağdurlar açısından hâlâ yeterince net olmadığını belirterek, “Ödemelerimizin ne zaman ve ne şekilde yapılacağı konusunda aydınlatılmak istiyoruz” dedi. Köse’nin talepleri şöyle devam etti: “Bu fon mağduriyetini oluşturan kişi veya kurumların kamuoyuyla paylaşılmasını istiyoruz” dedi.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.