'Ukalalık benim kapımdan giremez'



Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı
◊ 13 Kasım’da Bostancı Gösteri Merkezi’nde 30. sanat yılını kutlayacaksın. Nasıl bir gece bekliyor bizi?
- Konserlerde genellikle “sürpriz” dendiğinde düetler, dansçılar ve gösteriler ön plana çıkıyor. Benim sürprizim de, dekorum da seyircimdir. En büyük özelliğim, seyircimin gözünün içine bakarak şarkı söylemektir. O sırada hiç beklemediğimiz bir şey yaşanabilir. Sürpriz oradadır aslında.
◊ Ankara Radyosu’ndan gece kulüplerine, oradan büyük sahnelere uzanan uzun bir yolculuğun var...
- Sıkıntılı bir yolculuktu. Her şey güllük gülistanlık değildi, dikenler de vardı. O zaman dikenlere bata çıka, her yerimiz yara bere içinde yolumuza gidiyorduk. Şimdi elimde bir testere var; karşıma çıkan dikenleri kesebiliyorum. (Gülüyor)
◊ 30 yılı devirmiş olmak nasıl hissettiriyor?
Haberin Devamı
- Duygusal tarafım hep ağır bastı. Ben aslında sakin, sessiz ve biraz çekingen bir insanım. Fakat insanlar, özellikle beni tanımayanlar bazen bu tavrımı ukalalık olarak algılıyor. Oysa ukalalık benim kapımdan giremez. Nerelerden geldim, hangi yollardan geçtim... Sahip olduğum şeyin kıymetini biliyorum. Duygusalım, duygusal insanda güç vardır ama benim hayatımda ikisi hep yan yana yürüdü. Ama daha ağırlıklı duygusalım.
◊ Açık sözlü olmanın bedelini ödediğin oldu mu? “Keşke söylemeseydim” dediğin bir şey var mı?
- Elbette olmuştur. Ben de yanlış konuşmuşumdur. Ama genellikle bir şey sorulduğunda cevap veririm; durup dururken ortaya bir şey atmam. Biri bana haksız yere bir şey söyleyecek, gök kubbeyi başına geçiririm. Bunu söyleyince de “Ukalasın” diyorlar.

TÜRKAN ŞORAY’A YAPILAN HAKSIZLIĞI DÜZELTTİM
◊ Başkasına yapılan haksızlığa da aynı tepkiyi gösterir misin?
- Kesinlikle. Sana bir şey anlatayım mı? Bir kanalda televizyon programı yapıyorum. O kanalın bir dizisi var, başrol oyuncuları Türkan Şoray ile Haluk Bilginer. Kanala sezon başı tanıtım filmi çekilecek. Bir platoya gittik. Herkese odalar ayrılmış. Ben Türkan Şoray hayranıyım. “Merhaba” demek için odasının kapısını çaldım. Daha gelmemişti. Ben kapıyı açmış bulundum, odayı gördüm. Birisi daha vardı, onun kapısı açıktı. Baktım bizim odaların üç katı büyüklüğünde, inanılmaz şık döşenmiş. Ben de gittim o sanatçının isim levhasını aldım, Türkan Hanım’ınkiyle yer değiştirdim. Sonra da kanal genel müdürüne “Ne oldu diye sorarlarsa Cenk Bey böyle uygun görmüş dersiniz” dedim. Çünkü bu bir haksızlık. Türkan Şoray var orada. Ben o haksızlığı düzelttim.
Haberin Devamı
◊ O sanatçıdan dönüş oldu mu?
- Yok. Ne diyecek? Ben sokakta haksızlığa uğrayan birisini gördüğüm anda da sessiz kalmam. Sokak hayvanları konusundaki hassasiyetimi de biliyorsun. Çocuklar, yaşlılar ve sokak hayvanları benim kırmızı çizgim.
◊ Sanat dünyasında sana yapılan en büyük haksızlık neydi?
- Bizim camiada bazı şeyleri doğrudan yapmazlar, dolambaçlı yollardan ilerlerler. Rekabet ve kıskançlık çok fazladır. Ben de kıskanç bir insanım ama bunun sınırları olmalı. Karşındakine zarar vermeye başladığında iş değişir. Birkaç yıl önce bir mekânda sahne alıyordum. Sosyal medyada ağır hastalandığım ve o akşam sahneye çıkamayacağım yönünde paylaşımlar yapıldığını gördüm. Oysa mekân doluydu ve sahneye çıkacaktım. Bu, başkalarının işini etkilemek için yapılan şeylerin küçük bir örneği.
Haberin Devamı
◊ Bugünkü Cenk Eren, 30 yıl önceki Cenk’e hangi konuda kızar, hangi konuda onunla gurur duyardı?
- “Çok konuşuyorsun, az konuş ve daha çok dinle” derdi ona. Ayaküstü söylediğin bir söz hiç beklemediğin bir yere gidebilir. O yüzden yeni başlayan arkadaşlara tavsiyem; az konuşup çok dinlemeleri. Bir de vicdanlı olmalarını söylerdim. Benim çok güzel bir sesim ya da 50 tane hit şarkım olmayabilir. Ama bugün Cenk Eren olarak hâlâ varsam bunun en önemli nedenlerinden biri vicdanlı olmamdır.
BİR SEVGİLİMLE AYRILIK SEBEBİM SU ŞİŞELERİYDİ
◊ Şu sıralar aşkta nasıl bir ruh hâlindesin?
- Arıyorum. Sosyal medyadan, DM’lerden bana yazmalarını istiyorum ama kimse yazmıyor! Biz de insanız. Bir yerden bulmam gerekiyor. Sokakta mı arayayım? (Gülüyor) Yalnızlığı çok seviyorum. Yalnızlığım benim en büyük lüksüm. Ama bu, hayatımı biriyle paylaşmak istemediğim anlamına gelmiyor. Uzun süreli ilişkilerim oldu. Tek eşliliğe de inanıyorum. Fakat yıllardır hayatıma alabileceğim birini bulamadım.
Haberin Devamı
◊ Kriterlerin mi
çok zor?
- Evet, zor. Çok titiz bir insanım. Bu yalnızca temizlikle de sınırlı değil; evin düzeniyle ilgili alışkanlıklarım var. Birlikte yaşadığım insan için bunların zorlayıcı olabildiğini biliyorum. Benim gibi olanını bulamadım. Aynı evde yaşamaya başladığın zaman karşı taraf için de çok zor. Mesela bir sevgilim su şişeleri yüzünden benden ayrılmıştı. Mutfaktaki beş litrelik su şişelerini tezgâhın üzerinde bırakmam, dolabın altına koyarım. Bir gün eve döndüğümde mutfakta, salonda her yerde su şişeleri vardı. Sevgilim de hazırlanmıştı. Bana, “Allah’a ısmarladık. Su şişelerinle mutluluklar diliyorum” dedi ve gitti.
◊ Gerçekten su şişeleri yüzünden mi ayrıldınız?
Haberin Devamı
- Tabii ki ilişkinin tek sebebi bu değildi ama bir patlama noktası olmuştu. Şimdi düşünüyorum da belki de haklıydı. İnsan bazen kendi davranışlarının karşı tarafı ne kadar yorduğunu fark etmiyor. Bu konuda terapi de gördüm, hâlâ görüyorum. En büyük değişimim ise köpeğim Mia’dan sonra oldu. Mia’yla birlikte hayatım değişti. Eskiden yaptığım şeylerin yaklaşık yüzde 60’ını artık yapmıyorum. Gece kalkıp evde bir şeyleri düzeltmek gibi bazı alışkanlıklarım devam ediyor ama artık daha rahatım.
KONSERİME TERTEMİZ GELİN
◊ 13 Kasım’daki 30’uncu yıl konserine dönelim. Seyircine nasıl bir gece vaat ediyorsun?
- Öncelikle tertemiz gelsinler! Duşlarını alsınlar, deodorantlarını sıksınlar. Yoksa kapıda hepsini yıkarım. (Gülüyor) Şaka bir yana, benim dekorum da şovum da sürprizim de seyircilerim. Yalnızca şarkıların söylendiği klasik bir konser yapmak istemiyorum. İnsanlar yıllardır bana çalıştığım mekânların pahalı olduğunu ve beni izlemeye gelemediklerini söylüyor. Bunu biliyorum. Herkesin birlikte eğlenebileceği bir gece olsun istiyorum. Konser seyretmeyecekler, hep beraber oynayacağız ve eğleneceğiz.
ÖZEL OLDUĞUM İÇİN BUTİK STARIM
◊ Kendini “butik star” olarak tanımlıyorsun. Neden?
- Özel olduğum için. Bak yine ukalalığa döndüm! (Gülüyor) Türkiye’de çok güzel beş yıldızlı oteller vardır ama insanlar bazen küçük, şık butik otelleri tercih eder. Ben de biraz böyleyim.
◊ Seni sahnede enerjik ve eğlenceli görüyoruz. Işıklar kapandığında nasıl bir Cenk Eren var?
- İşine gücüne bakan, hayatın içinde olmayı seven normal bir vatandaşım. Markete gittiğimde domatese, bibere elimle dokunmak isterim. Bazen insanlar beni markette görünce şaşırıyor. Sonuçta ben de herkes gibi günlük hayatımı yaşıyorum.
◊ Kariyerinde en çok neyi kaybetmekten korktun? Başarıyı mı, özgürlüğünü mü?
- Özgürlüğümü. Dünyanın en büyük starı da olsanız, özgürlüğünüz yoksa hiçbir şeyin anlamı yok.
◊ Estetik operasyonların çok konuşuldu. Bu konuda eleştiri aldın. Üzdü mü seni?
- Sosyal medyadaki linçler benim için vız gelir tırıs geçer. Klavyenin başındaki üç cahilin dediği hiç önemli değil. Onların beni linçlemesi umurumda olmaz. Estetik yaptırdığım dönemde kendimi mutsuz hissediyordum. Sabah kalkıp aynaya baktığımda kendimi iyi görmek istedim. Gençleşmek güzel bir şey. Üstelik yaptırdığım şeyi saklamadım. Hülya Avşar “Fotoğrafını çek, koy. Önüne geçemezsin” dedi. Ben de öyle yaptım. Hülya bu konularda çok zekidir. Ondan çok şey öğrenirim bu tip konularda.

İREM’LE AŞKIM’I PAVYONA DÜŞÜRÜYORUM!
◊ İçinde ukde kalan bir proje var mı?
- Bende proje bitmez. İlk defa sana söyleyeceğim; 30’uncu yıl konserimden sonra İstanbul’da bir mekânda İrem Helvacıoğlu ve Aşkım Kapışmak’la bir programa başlayacağız. Ben şarkı söyleyeceğim, onların da kendi bölümleri olacak. Sonra bunu biraz daha büyütüp müzikal hâline getirebilir miyiz diye konuşmaya başladık.
◊ Bu fikir nasıl ortaya çıktı?
- Aşkım’ın stand up’ları çok güzel. Gösterisinin bir bölümünde İrem’i gördüm, bayıldım. Kısa bir şey yapmışlardı. Ben “Bunu sahneye taşıyalım” dedim, kabul ettiler. Yapımcı Onurcan Taş’la konuşuyoruz. İlkbahara doğru müzikal hâline getirmeyi istiyoruz. Benim hep bir pavyon hikâyem vardır. Daha önce My Pavyon diye bir konsept mekân da açmıştım. Şimdi yine böyle bir hikâyeden yola çıkarak müzikal yapmak istiyoruz. İrem’le Aşkım’ı pavyona düşürüyorum! (Gülüyor)
HÜLYA AVŞAR’A KIZMIŞTIM AMA...
◊ Yeni nesil sanatçıları nasıl buluyorsun?
- Gençlerin yaptığı pek çok işi beğeniyorum. Manifest iyi bir çıkış yaptı. Blok3 stardır, anasının ak sütü gibi helal olsun her şey. Edis, Derya Uluğ, Simge de iyi isimler. İrem Derici de Türkiye’nin en çılgın starı.
◊ Bu sektörde gerçekten sanatçıdan dost olmaz mı?
- Kıskançlığın çok olduğu yerde dostluk kurmak zorlaşıyor. Hülya Avşar yıllar önce “Bu meslekte sanatçıdan dost olmaz” dediğinde ona kızmıştım ama zamanla anlıyorsun bazı şeyleri. Mesela bir meslektaşınla özel bir şey konuşuyorsun, ertesi gün gazetelerde okuyorsun anlattıklarını. Benim dostlarımın çoğu çocukluk ve asker arkadaşlarım.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.