28 kilometrelik yarıkların altında dev bir ağ keşfedildi

Güney Avustralya ile Batı Avustralya arasında uzanan Nullarbor, dünyanın en büyük kireçtaşı alanlarından biri. Yüzeyi son derece düz ve kurak görünmesine rağmen altında kilometrelerce uzanan mağaralar, boşluklar ve yer altı gölleri bulunuyor. Yeni çalışma, bu yapıların bazılarının yüzeyde daha önce fark edilmeyen dev izler bıraktığını ortaya koydu.
28 KİLOMETRE BOYUNCA UZANAN YARIKLARI İNCELEDİLER
Araştırmacılar bölgede Abrakurrie, Wombat, Koonalda, Yangoonabie ve Yalata adı verilen beş büyük çöküntü sistemini inceledi. Bunların uzunlukları yaklaşık 7 kilometreden 28 kilometreye kadar çıkıyor. Buna karşın yüzeydeki derinlikleri çoğu yerde 9 metrenin altında kalıyor.
Bu nedenle oluşumların uzun süre eski nehir kanalları olabileceği düşünüldü. Ancak ayrıntılı incelemelerde yarıkların normal bir akarsu ağı oluşturmadığı, bazı bölümlerin aniden başlayıp bittiği ve nehirlerde görülmesi beklenen yan kolların bulunmadığı belirlendi.
Ekip daha sonra elektriksel ölçümler kullanarak yüzeyin altındaki kaya yapısını görüntüledi. Yarıkların altında sağlam kireçtaşı yerine kırılmış kayalar, çökmüş malzemeler ve daha derindeki boşluklarla uyumlu bölgeler tespit edildi. Sismik ölçümler de bazı noktalarda kayanın çevresine göre daha parçalanmış olduğunu gösterdi.

MAĞARALAR ÇÖKTÜKÇE YÜZEY DE AŞAĞI İNİYOR
Araştırmacılara göre süreç milyonlarca yıl önce bölgenin çok daha yağışlı olduğu dönemlerde başladı. Yağmur ve yer altı suları kireçtaşını zamanla çözerek büyük mağaralar meydana getirdi. İklim değişip yer altı su seviyesi düşünce bazı mağaraların tavanları çökmeye başladı.
Çökme bir anda yüzeye ulaşmadı. Mağaranın tavanından kopan kayalar aşağı düştükçe üzerlerinde yeni boşluklar oluştu ve süreç zaman içinde yukarı doğru ilerledi. Bazı noktalarda bunun sonucunda büyük obruklar açılırken, bazı yerlerde yüzey yalnızca birkaç metre aşağı çöktü. Böylece altında 100 metreyi aşan boşluklar bulunmasına rağmen yüzeyden bakıldığında çok daha sığ görünen uzun yarıklar ortaya çıktı.
Bölgedeki bilinen mağaralar bunun ne kadar büyük ölçekte gerçekleşebildiğini gösteriyor. Cocklebiddy Mağarası, yüzeyin yaklaşık 100 metre altında yaklaşık 6 kilometre boyunca uzanıyor ve büyük bölümü su altında bulunuyor. Buna rağmen mağaranın üzerinde, yer altındaki yapıyı baştan sona belli eden 6 kilometrelik belirgin bir yarık bulunmuyor.
İncelenen kaya katmanları bu sürecin yüz binlerce yıldır devam ettiğine işaret ediyor. Clay Dam Mağarası’ndaki bir tabakanın yaklaşık 460 bin yıllık olduğu belirlendi. Bazı mağaralarda görülen daha yeni kaya kopmaları ise yer altındaki yavaş çökme sürecinin tamamen sona ermemiş olabileceğini gösteriyor. Araştırmacılar, yüzeyde sıradan bir çöküntü gibi görünen benzer yapıların altında dünyanın başka bölgelerinde de henüz bilinmeyen büyük mağaraların bulunabileceğini düşünüyor.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.