‘Okulları çağın imkanlarıyla buluşturduk’ diyen Bakan Tekin’e tepki: ‘Sınıfa hangi ayakla gireceğini belirlemediğiniz kaldı’

AKP’nin iktidara gelişinin dün 25. yıldönümüydü. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, partisinin yıldönümünü sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımla kutlarken aynı videoya, “AK Parti hükümetleri döneminde vesayetle mücadele ettik, eğitimde yasakları kaldırdık, fırsat eşitliğini güçlendirdik, okullarımızı çağın imkânlarıyla buluşturduk” notunu düştü. Tekin’in onca şiddet ve hijyen sorununa karşın okullarda çağın imkanlarının olduğunu savunması eğitimcilerin tepkisini çekti.
Tekin’in değerlendirmelerine ilişkin Cumhuriyet’e konuşan Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, “Takvim ilerliyor, eğitim anlayışınız geriye doğru çağ atlıyor” yorumunda bulundu.
Okullarda ‘şiddet, temizlik ve hijyen sorunları, kalabalık sınıflar, ikili öğretim, öğretmen açığı’ sorunlarının sürdüğünü belirten Özbay, “Çocukların bir öğün yemeğe, temiz ve güvenli bir okula erişimini sağlayamamışken hangi eşitliği güçlendirdiniz?” sorusunu yöneltti.
“ÇOCUĞU ÖZEL OKULDAYKEN FIRSAT EŞİTLİĞİ DİYOR”
Özbay konuşmasını şöyle sürdürdü: “Okulları çağın imkânlarıyla buluşturduklarını söylüyorlar; henüz sabunla, temizlik personeliyle, yeterli sayıda öğretmenle buluşturamadıkları okullar var! Bir de “fırsat eşitliği” diyorlar. Bizim savunduğumuz, eğitimde eşitliktir. Eğitim, ailenin bütçesine ve çocuğun karşısına çıkacak fırsatlara bırakılamayacak bir haktır. Çocuk hak sahibidir; devlet bu hakkı güvence altına almakla yükümlüdür. Bir Millî Eğitim Bakanı’nın dili de politikası da bu sorumluluğa dayanmalıdır. Türkiye’de eğitimin özeti: Millî Eğitim Bakanı’nın çocuğu özel okulda. Nokta! Ne güzel “fırsatlar dünyası”! Eşitlik, “Okulun kapısı herkese açık” demekle sağlanmaz; her çocuğun öğrenmesini ve gelişmesini sağlayacak koşulları oluşturmayı, ihtiyacı olana daha fazla destek vermeyi gerektirir. Parası olanın nitelikli eğitime eriştiği bir düzende “fırsat eşitliği” söylemi, sınıfsal eşitsizliklerin üzerini örter.”
“SINIFA HANGİ AYAKLA GİRECEĞİNİ BELİRLEMEDİĞİNİZ KALDI”
“Yasakları kaldırmakla övünenlerin karma eğitimi tartışmaya açması”nın ayrı bir çelişki olduğunu savunan Özbay, “Kız ve erkek çocuklarının yan yana eğitim görmesini sorun sayan bir anlayış, çağdaşlaşmadan söz ediyor. Öğretmenin kıyafetine, yapacağı sınava, söyleyeceği söze karışıyorsunuz; sınıfa hangi ayakla gireceğini belirlemediğiniz kaldı. Sonra da özgürlüklerden söz ediyorsunuz. Bir eğitim sisteminin çağdaşlığı, çocukları birbirinden ne kadar uzak tuttuğuyla değil, onlara ne kadar eşit ve özgür bir gelecek sunduğuyla ölçülür. Biz laik ve karma eğitim mücadelesini Cumhuriyet mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz” dedi.
“BAŞARI ANLATMIYOR SADAKAT İLAN EDİYOR”
Çocukların beslenme çantasının boş, okulların ihtiyaç listesinin kabarık olduğuna dikkat çeken Özbay, “Ama iktidarın kendi kendine verdiği karne yine pekiyi” tepkisini gösterdi. Tekin’e seslenen Özbay, “Bu sözlerinizle eğitimin başarılarını anlatmıyor, oturduğunuz koltuğu borçlu olduğunuz siyasi iradeye sadakatinizi ilan ediyorsunuz. Liyakatin yerini sadakatin aldığı bir düzende, belli ki okulların ihtiyaçlarından önce iktidarın övgü ihtiyacını karşılıyorsunuz!
Millî Eğitim Bakanlığının görevi parti propagandası yapmak değildir. Göreviniz, bütün çocukların kamusal, parasız, laik, bilimsel, karma ve nitelikli eğitim hakkını güvence altına almaktır!” ifadelerini kullandı.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.