Spor yazarları Fenerbahçe-Eyüpspor maçını değerlendirdi

ZEKİ UZUNDURUKAN - BEYAZ SAYFA!
Fenerbahçe'ye ilaç gibi gelen bir galibiyet oldu. Fenerbahçe adeta leblebi gibi gol atarken, Eyüpspor sürekli santra yapmak zorunda kaldı. Maçın hemen başında Greenwood ile gelen gol, Kadıköy'de Fenerbahçe'nin farka gideceğinin sinyalini verdi. Tek kale bir maç oldu. Eyüpspor'un çok zayıf bir kadrosu var. Futbol bilgisine hayranlık duyduğum ve çok iyi bir teknik adam olduğuna inandığım Özhan Pulat ne yapsın ki bu kadro ile...
Eyüpspor ocak ayında kadrosunu güçlendirmeli. Yoksa bu ligde kalıcı olmaları çok zor. Maç daha birinci dakikadan itibaren karınca ile filin savaşına döndü. Fenerbahçe tam 8 gol atarken birçok gol pozisyonundan da yararlanamadı. İki takım arasındaki güç ve kalite farkı, güneş ışığı ile mum aydınlığı misaliydi.
İsmail Kartal'ın istifa edip, tekrar geri dönmesiyle türbülansa giren Fenerbahçe, bu tarihi galibiyet ile kendine geldi. Milli maç arasına çok moralli girdi. Bir gün öncesinden Trabzonspor'un Galatasaray'ı farkı mağlup etmesi, Fenerbahçe'yi Eyüpspor maçına öyle bir motive etmiş ki... Ayağına topu alan her oyuncu, rakip kalede gol aradı. Vedat Muriç ve Greenwood'un ön plana çıktığı bir maç oldu. Kadıköy'de tribünleri dolduran sarı-lacivertli taraftarlar, art arda gelen gollerle harika bir pazar günü yaşamış oldular. Fenerbahçe, Eyüpspor karşısında aldığı şaşaalı galibiyet ile şampiyonluk yarışına dört elle sarıldı. İsmail Kartal, koltuğunu sağlamlaştırdı. En önemlisi ise taraftarın, takıma olan güveni arttı. Fenerbahçe, dün Kadıköy'de beyaz bir sayfa açtı. Bu sayfaya tarihi sezonun ilk sonucunu yazdı: 8-0.
Yine de Eyüpspor karşısında alınan bu farklı sonuç, Fenerbahçe'de bir rehavet havasına dönüşmemeli. Çünkü rakip gerçekten çok zayıftı. Fenerbahçe'nin zorluk derecesi yüksek maçlarda göstereceği reaksiyon çok önemli. Bu ligde zayıf takımlar kadar çok güçlü takımlar da var. Bu sezon şampiyonu, güçlü takımlar karşısında alınan sonuçlar belirleyecek. O yüzden İsmail Kartal'ın Fenerbahçe'deki eksikleri çok iyi görmesi ve güçlü rakiplerini çok iyi analiz etmesi gerekiyor. Tek kaleye dönen maçta rakip kaleye atılan 8 gol, elbette ki Fenerbahçe'ye büyük bir özgüven kazandırdı. Fenerbahçe'yi ligden çok Şampiyonlar Ligi maçları yoracak. O yüzden lig ve Şampiyonlar Ligi kadrolarının çok iyi planlanması gerekiyor.
HAKKI YALÇIN - AÇIK HAVA MATİNESİ
Bana sorarsanız Eyüp maçı, Fenerbahçe adına kötü futbola başkaldırının açılış maçı. Bu sonuç Konya'da koşar gibi yapanlarla Eyüpspor karşısında koşanlar arasındaki farkın yansıması. Kim ne derse desin bu takıma galibiyet yakışıyor mazeret değil. O yüzden bu sonucu "endişeye mahal yok" konulu bir dönüş manevrası sayalım. Bir teknik adamın kendi yoluna koyduğu taşları da kaldırdığını varsayalım. Eyüpspor'un hangi kafayla savunmayı bu kadar önde kurduğunun hesabı yok. İki takım arasındaki kalite farkını yok saymak da insafsızlık olur. Ama Fenerbahçenin hakkını vermezsek daha büyük haksızlık olur. Çünkü bu takım yıllardır böyle rakiplere verdiği puanların bedelini ödedi.
Maç boyu oyunu tamamen kontrolünde tutan ve rakibine neredeyse top göstermeyen bir Fenerbahçe vardı. Ritmini tutturan ve direncini sahaya yayan takımdaki heyecan ve istek, Vedat Muriç'in yüzünü kaleye dönük oynamasıyla doğru orantılıydı ve Muriç golcü olmanın bütün sırlarını ifşa etti. Bir futbolcunun kendisini golcü olduğuna inandırması gerekmiyor, sadece olması gerektiği yerde bulunması ve vuruş ustalığına sahip olması yeterli. Muriç'in attığı goller kadar dinamizmi ve yıpratıcı yanı geçmiş maçların çok önündeydi. Lukaku oyuna girdikten sonra girdiği iki net pozisyonu harcadıktan sonra kendi kendime söylendim. "Bu takıma gol atamayan bir santrfor başka kime atar acaba?" Herhalde hazırlıkları biraz daha sürecek gibi.
Rakip ne olursa olsun, Fenerbahçe adına önceki maçlarda hırıltılı orta alan bu kez oksijen deposuydu. 'Gündüz gözüyle ressam' benim için Guendouzi'ydi. Hem klastı hem de kaleye şut çekme özelliğinden yoksun olmanın ipini çekerken ve kendine yakışan bir gol attı. Sol ayağındaki sihri yaratıcı bir güce dönüştüren Greenwood için de özel bir gündü. Ake ve Kante benim için zaten her maçta tırnak içinde. İsmail Yüksek'i de harika buldum. Takım farklı bir sonuca koşarken bile kaleci Ederson'un oyunu ne kadar ciddiye aldığını ilk yarıda iki pozisyonda gördük. Aslına bakarsanız takımın bu sezon en değerli kazancı.
Rakip ne olursa olsun, böyle farklı bir sonuç taraftar için futbol sinemasında; "açık hava matinesiydi." Son yıllarda bu kadar keyifli izledikleri maç çok azdır. Madem öyle futbolun kapısı açıldıysa; mazeretlerin değil, futbolun ustalığına soyunanları görmek istiyoruz. Bir maçta değil her maçta.
EMRE BOL - UÇUŞ MODU!
Fenerbahçe Eyüpspor'a gol oldu yağdı adeta. Öncelikle şunu söyleyeyim; bu maç kesinlikle gösterge bir maç olmaz.
Zira rakibin seviyesi düşük bile değil. Yerlerde, yerlerde!
Eyüpspor yönetimi hiç kusura bakmasın, bu takım paraşütsüz düşer.
Ancak öyle ya da böyle hem İsmail Kartal'a hem Fenerbahçe yönetimine hem de camiaya büyük moral oldu.
Oyuncular gol-asist istatistiklerini arttırdılar. Taraftarın hedefindeki futbolcular için dahi barışma fırsatıydı.
Fenerbahçe'de kötü, Eyüpspor'da ise iyi oynayan kimse yoktu. Vedat Muriç üzerindeki pası tamamen attı.
Oyundan çıkmasaydı büyük ihtimalle kariyer rekoru kıracaktı.
İsmail hocadan onu çıkaracağına Lukaku'yla birlikte oynatıp denemesini beklerdim. Dediğimi yapsaydı Beşiktaş'ın 10-0'lık tarihi rekoru bile kırılabilirdi. Kimse dediğimi ciddiye almamazlık yapmasın.
Böyle rekorlar uzun süre konuşulan hatta hafızalara kazınan şeylerdir.
Lukaku'yu izledikçe inanın bazen hayrete düşüyorum. Böylesine ağır bir oyuncunun nasıl büyük takımlarda büyük istatistiklere imza attığına şaşırmamak mümkün değil. Bence bu sezon sarılacivertlilerin bir numaralı santrforu Vedat olur. Lukaku kendine gelmezse devre arası yollar ayrılır.
Milli araya gövdeli skorla gitmek moral verdi. Şimdi sıra İsmail Kartal'da… Geniş arayı yeni planlar yaparak, oyuncuları fiziksel olarak yükseltmesi gerekiyor.
MUSTAFA ÇULCU - PENALTIYI VERMEDİ
Fenerbahçe-Eyüpspor maçında da hakem Kadir Sağlam maçın daha 30. saniyesinde pozisyonu VAR'dan daha iyi açıdan görüyor olmasına rağmen penaltıyı veremedi. VAR müdahalesi yedi. FIFA hakemine yakışmadı. Hakemlerimizin genci yaşlısı, acemisi ustası fark etmiyor. VAR'a yaslanmadan maç yönetmeyi öğrenmeliler. Penaltı öncesi Kerem'in ofsaytlık bir durumu yok. Hakemin Semedo- Yao mücadelesini avantaja bırakması doğru. Devamında Yao'nun kötü pasını Skriniar kesti, oyun devam etti ve 4. gol geldi. Gol temiz. Maçta diğer penaltı beklentilerinde devam kararları ve gol iptal kararları doğru. 88'de önce avantaja bırakması sonra Lukaku ve Anıl'a gösterdiği sarı kartlar örnek uygulamaydı.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.