Para kıtlığı faturayı kabartacak

Ve o yarışta en yüksek bedeli, paraya en fazla ihtiyaç duyanlar ödeyecek.
Yanlış anlaşılmasın. Dünyada para elbette bitmez. Bankalarda, fonlarda, emeklilik sistemlerinde trilyonlarca dolar var. Kıtlaşmaya başlayan şey, yatırımları finanse edecek ucuz ve uzun vadeli para.
Bu tehlikeye son olarak Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva dikkat çekti. Georgieva, geçtiğimiz günlerde Reuters’a yaptığı açıklamada gelişmiş ekonomilerde hızla büyüyen kamu borçları ve yükselen tahvil faizlerinin, gelişmekte olan ve düşük gelirli ülkelerin borçlarını kontrol altına almak için elde ettiği kazanımları tehdit ettiğini söyledi.
Aslında Georgieva’nın uyarısının arkasında basit bir ekonomi kuralı var. Dünyanın en büyük ekonomileri giderek daha fazla borçlanıyorsa, aynı paraya talip olan diğer ülkeler de daha yüksek bedel ödemek zorunda kalıyor.
Haberin Devamı
40 TRİLYON DOLARLIK DEV BORÇ
Bunun en çarpıcı örneği ABD. Amerikan federal borcu kısa süre önce tarihinde ilk kez 40 trilyon dolar sınırını geçti. Üstelik mesele yalnızca borcun büyüklüğü değil. Yükselen faizler nedeniyle bu dev borcun çevrilmesi de giderek pahalı hale geliyor.
Tahvil piyasaları mesajı vermeye başladı bile. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4.8 civarına kadar yükselirken, dünyanın diğer büyük ekonomilerinde de uzun vadeli faizler yıllardır görülmeyen seviyelere çıkıyor.
Normal şartlarda dünyanın en büyük ekonomilerinin tahvilleri küresel tasarrufların güvenli limanıdır. Fakat devletlerin borçlanma ihtiyacı büyüdükçe piyasadan çektikleri para da artıyor.
Ve bu kez karşılarında yeni bir rakip var: Yapay zeka...

YAPAY ZEKÂYA PARA YETİŞMİYOR
YAPAY zekâ devriminin bugüne kadar daha çok çipleri, veri merkezlerini ve elektrik tüketimini konuştuk. Bir de işin finansman tarafı var. Yapay zekâ için gerekli veri merkezleri ve altyapı yatırımlarının 2030’a kadar 5-7 trilyon dolara ulaşabileceğine yönelik tahminler var. Sadece 2026’daki yapay zekâ bağlantılı yatırımların 1 trilyon doları aşması bekleniyor. Daha da önemlisi, teknoloji devlerinin kasalarındaki nakit, artık bu yarışın finansmanına yetmiyor. Bu şirketler tahvil piyasasına geliyor.
Haberin Devamı
Morgan Stanley’nin tahminine göre küresel yapay zekâ bağlantılı borçlanma 2026’da yaklaşık 570 milyar dolara ulaşabilir. Amerikan teknoloji şirketleri kendi ülkelerindeki parayla da yetinmiyor. Amazon ve Alphabet gibi devler Euro cinsi tahvil çıkararak Avrupa’nın tasarruf havuzuna yönelmiş durumda. ABD’li teknoloji şirketlerinin bu yıl Euro cinsi tahvil ihracı yaklaşık 40 milyar Euro’ya ulaştı.
Avrupa Merkez Bankası araştırmacılarının dikkat çektiği risk önemli. Amerikan teknoloji devleri Avrupa’daki tasarrufları kendilerine çekerken Avrupalı şirketlerin finansmana erişimini zorlaştırabilir.
Yani ortaya ilginç bir tablo çıkıyor. Bir tarafta borçlarını çevirmek isteyen devletler, diğer tarafta yapay zekâ yarışını finanse etmeye çalışan teknoloji şirketleri...
Haberin Devamı
Üstelik liste burada bitmiyor. Dünyanın enerji dönüşümü için trilyonlarca dolara ihtiyacı var. Savunma harcamaları hızla artıyor. Elektrik şebekelerinin yenilenmesi gerekiyor. Veri merkezleri kuruluyor. Altyapı yatırımlarının finansmanı gerekiyor.
Hepsi aynı küresel tasarruf havuzuna kepçe sallıyor.
PARA VAR AMA MALİYETİ YÜKSEK
ABD’den Avrupa’ya ve Japonya’ya kadar uzun vadeli tahvil faizlerinin yükselmesi, küresel sermaye maliyetinin yukarı doğru hareket ettiğini gösteriyor.
Bunun faturası yalnızca zengin ülkelere çıkmayacak. Georgieva’nın uyarısının önemli tarafı tam da bu. Gelişmekte olan ülkeler yıllarca bütçelerini düzeltip borçlarını azaltmaya çalışabilir. Risk primlerini düşürebilir. Ekonomilerine güven sağlamaya uğraşabilir.
Haberin Devamı
Ancak dünyanın büyük ekonomileri piyasadan devasa miktarda para çekmeye devam ederse, sonuçta onların borçlanma maliyeti de yükselebilir.
Çünkü sermaye sınırsız değil.
TÜRKİYE İÇİN DE ÖNEMLİ
PARANIN kıt ve pahalı olacağı bir dönem Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Çünkü ülkemiz önümüzdeki yıllarda sanayisini dönüştürmek, enerji yatırımlarını yapmak, yenilenebilir enerji kapasitesini artırmak, yapay zekâ ve teknoloji altyapısını geliştirmek ve büyümesini finanse etmek zorunda.
Bunun için içeride yaratılan tasarruf kadar dışarıdan gelecek uzun vadeli sermaye de önemli. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde Türkiye açısından soru yalnızca “Para gelir mi” olmayacak.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.