‘Bu sonuç Trump’ı dış politikada daha şahin ve daha radikal yapacaktır’

27 Ekim’de İsrail’de gerçekleşen ve halkın rekor bir katılım gösterdiği parlamento seçimlerinde sandıktan koalisyon belirsizliği çıktı. ABD’de 3 Kasım’da gerçekleşen ara seçimlerdeyse Kongre’nin iki kanadını oluşturan Senato ve Temsilciler Meclisi’nde Demokratlar çoğunluğu elde etti. Dünya siyaseti için önemli iki gelişmeyi uzmanlarla konuştuk.


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı
İsrail’de 27 Ekim’de parlamento seçimleri vardı. Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Likud Partisi dahil, hiçbir parti hükümet kurmak için gerekli sayıya ulaşamadı, koalisyon pazarlıklarında parlamentodaki koltuk sayısını 16’dan 19’a çıkaran, İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partiler kilit konuma geldi.
Yaklaşık bir hafta sonra, 3 Kasım’daysa Amerika’da ara seçimler gerçekleşti. Her ne kadar “Şu anda konu ben değilim. Pusulada adım yoktu” dese de seçimlerde Cumhuriyetçilerin Senato’da ve Temsilciler Meclisi’nde Demokratların gerisine düşmesi ABD Başkanı Donald Trump’ı bir hayli zorlayacak gibi görünüyor. Hakkında “O artık topal ördek” yorumları yapılan Trump’ın görev süresinin dolmasına iki yıl kala hem içeride hem de dışarıda nasıl bir politika izleyeceğiyse merak konusu. Seçimin bu şekilde sonuçlanmasında İran’a karşı yürütülen savaşın etkili olup olmadığına ilişkin soruya “İran da bunun bir parçasıydı” diyen Trump’ın İran saldırılarına devam edip etmeyeceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Haberin Devamı
Bu iki önemli seçimin sonuçlarını Ekonomi ve Dış Politikalar Araştırma Merkezi (EDAM) Direktörü Sinan Ülgen ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Dış Politika Program Direktörü Gülru Gezer, Hürriyet Pazar’a değerlendirdi.
‘Popülaritesi en düşük başkan olma yolunda hızla ilerliyor’
◊ ABD seçimleri bize ne anlatıyor?
Bu seçim sonuçları Trump’ın son iki yıldır yürüttüğü politikaların Amerikan seçmeninde karşılık bulmadığı gibi, tepki de oluşturduğunu gösteriyor bize. Yürüttüğü politikalar neydi? Başta tabii Amerikan hane halkının hayat pahalılığıyla karşılaşmasına yol açan ekonomi ve kısmen de dış politikasıydı. Ekonomide tarifeler marifetiyle getirdiği ilave maliyet, dış politikada İran Savaşı ve savaşın petrol fiyatları üzerinden getirdiği maliyet... Amerika’da benzinin galon fiyatı 4 doların üzerine çıktı mı yöneticilerin siyaseten endişelenmesi lazım. Nitekim de öyle oldu. Göç politikası da destek yerine tepkiye yol açtı. Çünkü birtakım aşırılıklar yaşandı. ICE (ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) insanları toplamaya kalktı vs... Dördüncüsü de tabii ki Trump’ın kendisi. Popülaritesi en düşük başkan olma yolunda hızla ilerliyor. Yüzde 30’un altına düştü. (Sinan Ülgen)
Haberin Devamı
‘Eli kolu bağlandı’
◊ ABD Başkanı’nın eli kolu gerçekten bağlandı mı?
Trump, hem Biden (46’ncı ABD Başkanı Joe Biden) hem Obama (44’üncü ABD Başkanı Barack Obama) döneminde çıkarılan başkanlık kararnamelerinin tamamından daha fazlasını
ilk 2 yıllık döneminde çıkardı. Bunu Kongre’de hem Temsilciler Meclisi’nde hem de Senato’da Cumhuriyetçiler çoğunluktayken yaptı. Yani Kongre’yi baypas etme eğilimine sahip bir Trump yönetimi var karşımızda. Şimdiyse Temsilciler Meclisi’nde bütün komisyonların başkanları Demokratlar olacak. Dolayısıyla birtakım yasa tasarıları vs. komisyonlardan geçip genel kurula gelebilecek. Yani tartışılır hale gelecek. Senato’ya gelince... Bütün yüksek atamaların orada onaylanması gerekiyor. Bakalım artık atamalar eskisi kadar kolay yapılabilecek mi? Her iki kanadın Demokratlara geçmiş olması bu açılardan Trump’ın elini kolunu bağlayacak hususlar olacak. Trump seçim sonuçlarını görünce önce “Tebrik ediyorum, Demokratlarla çalışabilirim”, sonra “Veto edeceğim” dedi. Ardından da “Hepsini veto etmek istemiyorum” dedi. Çünkü her şeyi de veto edemez. Dolayısıyla ilk defa böyle değişik bir senaryoyla karşı karşıyayız. Bir de mesela Temsilciler Meclisi Tahsisatlar Komisyonu soracak “İran’a ne kadar para harcadın” diye. Bunlara Trump yönetiminin cevap vermesi gerekecek. Bu arada bakanların azli söz konusu olabilir, örneğin Savunma Bakanı Pete Hegseth’in azlini çok ciddi bir şekilde düşünüyorlar. Yani evet, Trump’ın eli kolu bağlandı, topal ördek oldu. (Gülru Gezer)
Haberin Devamı
“Yahudi lobisinin parasını istemiyorum”
◊ Sonuçlarda Filistin meselesinin etkisi oldu mu?
- Gençlerin oy verme analizine baktığımızda 18-29 yaşın yüzde 72’si Demokratlara oy vermiş. Bu kuşağın tepkisinde Filistin meselesinin de rolü var diyebiliriz. (Sinan Ülgen)
- Ara seçimlerde genelde oy verme oranı düşüktür. Halk çok ilgilenmez. Ama burada hem halkın daha fazla sandığa gittiğini hem de özellikle gençlerin gittiğini görüyoruz. Bu süreçte seçim kampanyalarında birçok Demokrat adayın “Hayır, ben Yahudi lobisinin parasını istemiyorum” dediğini gördük. Ve Yahudi lobisi de strateji bağlamında ciddi revizyona gitti. AIPAC (Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi) bundan sonra adayları doğrudan fonlamayacağını söyledi. Yani yapılan yardımlar açık açık görünmesin gibilerinden... Dolayısıyla evet, Filistin meselesi ve artık Yahudi lobisinin Amerikan siyaseti üzerindeki neredeyse tahakküm diyebileceğimiz durumunun yarattığı rahatsızlığı biz ilk defa gördük. (Gülru Gezer)
‘Netanyahu da sıkıştı’
◊ İran’a saldırılar sürer mi?
- Paradoksal biçimde bu sonuç Trump’ı dış politikada daha şahin ve daha radikal yapacaktır diye düşünüyorum. Çünkü Kongre desteği olmadan eli kolu bağlandı iç politikada. Kendisini gösterebilmek, son iki yılında siyasi mirasını oluşturabilmek için dış politikayı bir manevra alanı olarak kullanacak. (Sinan Ülgen)
- Bu seçimlerin sonucunu bana getirseler ve ben başkan olsam derim ki: “Ülke istikrar istiyor. Enerji fiyatlarının daha fazla yükselmemesi lazım. Çözüm bulalım.” Ama Trump mevzubahis olunca bu sorunun yanıtını bilmiyorum açıkçası. Bu arada Netanyahu da çok sıkıştı. Orada da bir seçim yapıldı. Netanyahu bu işi bitirmek istiyor. Trump’ı da bir şekilde ikna eder ve İran’a saldırtırsa o zaman ikisi açısından bunun çok daha olumsuz sonuçlar doğuracağını düşünüyorum. (Gülru Gezer)
‘Verilen destek ön plana çıkıyor’
◊ İsrail-ABD ilişkileri nasıl etkilenir?
İsrail’de eğer muhalefet hükümet kuramazsa, Netanyahu iktidarına devam ediyor bir sonraki seçime kadar. O seçimde de Netanyahu daha şanslı. Çünkü radikal uç partiler aday göstermeyebilir. O bakımdan Netanyahu’nun iktidarı bitti demek doğru değil. Amerikan ara seçimleriyse İsrail’deki muhalefetin gündemine yarayacak bir sonuç çıkardı. Çünkü muhalefet söylem olarak İsrail’in Amerika’yı da kaybetmekte olduğunu dile getiriyordu. Ve şimdi Amerika’da yenilginin bir boyutu olarak İsrail’e verilen destek de ön plana çıkıyor. (Sinan Ülgen)
Haberin Devamı
Solun ‘habib’i
3 Kasım seçimlerinin en çok konuşulan isimlerinden biri de ABD Senatosu’na seçilen ilk Müslüman senatör olan Abdul El-Sayed’di. 41 yaşındaki Demokrat, bu ara seçimlerin en kritik eyaletlerinden birinde, Michigan’da senatör seçilerek tarihe geçti.
Mısırlı göçmen bir babanın oğlu olan El-Sayed, Michigan Üniversitesi’nde tıp eğitimi gördükten sonra Oxford’da burslu okudu. Detroit’te en üst düzey sağlık yetkilisi olarak görev yaptı. Kendisini sol popülist olarak tanımlayan El-Sayed’in seçim vaatleri arasında ICE’ı kapatmak, milyarderlerden vergi almak ve İsrail’e verilen desteği sonlandırmak vardı. Trump’ın cihatçı diyerek hedef gösterdiği isim seçimi kazandıktan sonra yaptığı konuşmada sık sık atıştığı başkan yardımcısı J.D Vance’e seslenerek “JD, habibi (dostum), anayasaya göre ocak ayında beni yemin ettirmekle yükümlü olman gerçeğinde nefis bir ironi var” dedi.
Haberin Devamı
Barack Obama’nın da desteklediği El-Sayed evli ve iki kız çocuğu babası. Tabii sosyal medyada başarısı kadar güreşten Amerikan futboluna uzun yıllar spor yapan yeni senatörün fit görünümü de çok konuşuluyor.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.