The Jerusalem PostTrump dismisses report China entities helped Iran before attack that killed US troopsESPNWeek 1 winners and losers: Caleb Williams, Josh Allen shine; Ja'Marr Chase disappointsDaily MaverickTrump says he is removing U.S. tariffs on Irish whiskeyESPN DeportesWilliams vuelve a aparecer para Dallas y el partido entra en ebulliciónוואלהאינדונזיה: 129 בני אדם עדיין נעדרים לאחר שספינת נוסעים התהפכהEl ComercioSinuano EN VIVO hoy: Números ganadores del domingo 13 de septiembreNew Straits Times#HEALTH: Less water, more kidney stonesMintDelhi on IMD's alert as city braces for rainy season's last few wet spells — monsoon to withdraw soonThe Japan TimesGroup lending cars for free to disaster victims struggles to meet demandRapplerLIVE UPDATES: First BARMM parliamentary electionsSoompiStray Kids’ Han Makes Meaningful Birthday DonationWirtualna PolskaKorea Północna pręży muskuły. Reżim pochwalił się pociskami
The Daily Newsstand · Free, Always
Monday, September 14, 2026

‘Subaylar Savaşı’ olarak tarihe geçen Sakarya Meydan Muharebesi’nin 105. yıldönümü

Translate

Tarihe “Subaylar Savaşı” olarak geçen Sakarya Meydan Muharebesi, 23 Ağustos 1921’de başladı ve tam 22 gün 22 gece sürdü. Mustafa Kemal Paşa tarafından, çok büyük ve kanlı savaş anlamına gelen Melhame-i Kübra olarak anılan muharebe ile Türk varlığını Anadolu’dan kaldırmak isteyen Yunan saldırısı püskürtüldü. 13 Eylül 1683 günü Viyana’da başlayan çekilme, 238 sene sonra Sakarya’da durduruldu. Sakarya Zaferi’nin 1683 İkinci Viyana Kuşatması’ndan beri Batı karşısında sürekli geri çekilen Türk ordusunun son savunma savaşı olduğunu anımsatan tarihçi Prof. Dr. Mehmet Emin Elmacı, “Özellikle tam da bu aşamada meclisten geçen başkomutanlık yasası ile Mustafa Kemal Paşa önemli bir yetki elde etmiş ve bu yetki sayesinde halkın ordusuna yardımını oluşturacak tekalif-i milliye emirlerini yayınlayarak bir sene sonraki Büyük Taarruza Türk ordusunu hazır hale getirmişti” dedi.

DÖNÜM NOKTASI 

Sakarya Zaferi’nin aynı zamanda Milli Mücadele için askeri, diplomatik ve siyasal anlamda gelecekteki kaderini tayin eden kritik bir dönüm noktası olduğunu da vurgulayan Elmacı, “Bu zafer, yalnızca cephede askeri boyut ile kazanılan bir zafer olmamış, aynı zamanda önemli diplomatik zaferleri de beraberinde getirmiştir. Öncelikle iç cephede artık ipler tamamen TBMM Hükümetinin eline geçmiş, Yunan ordusunun taarruz gücü zayıflatılmış ve güç dengesi Türk ordusu lehine bir dönüşümü sağlamıştı” ifadelerini kullandı.

DİPLOMASİDE KAZANIM 

Stratejik üstünlüğün ilk defa TBMM Hükümeti’ne ve Türk ordusuna geçtiğini söyleyen Elmacı, “Bunun en önemli boyutu da diplomatik gelişmelerde yaşanmıştır. Siyasi gücü artan TBMM, doğuda Kars Antlaşması (13 Ekim 1921) ile Doğu sınırlarını kesinleştirmiş, güneyde ise Ankara Antlaşması (20 Ekim 1921) ile Fransa ile ilişkiler dostluk çerçevesine çekilmişti” dedi.

Fransa’nın TBMM’yi resmen tanıması ve artık Anadolu’da işlerinin kalmadığını anlayarak askerlerini tahliye etmesi sonrası Türkiye ile daha dostane bir ilişki kurduğunu söyleyen Elmacı, “Bu durumun daha önemli sonucu da İtilaf Devletleri arasında diplomatik bloğu parçalaması olmuştur” ifadelerini kullandı. Elmacı, bu diplomatik girişimlerin aynı zamanda emperyalizm tarafından Sevr rüyasından vazgeçmek olduğuna da dikkat çekti.

ASKERLİĞE GÖRKEMLİ DÖNÜŞ  

Mustafa Kemal Paşa’nın Sakarya Savaşı ile yeniden askerlik mesleğine döndüğünü belirten Elmacı, sözlerine şöyle devam etti: “Çanakkalede ki başarıları bilinen paşanın orduya yeniden yön vermesi hem birlikler hem de kamuoyu nezdinde sevk ve idare birliği ile yüksek bir moral gücü sağladı.” TBMM, tarafından Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’ya “Mareşal” rütbesi ve “Gazi” unvanının verilmesi, Ankara Hükümeti’nin içerideki otoritesini ve halk nezdindeki meşruiyetini pekiştirdi. Sonuç itibarıyla Sakarya Zaferi; yedi düvel ile mücadelesinde kendisine karşı olan yapıyı kırmış, diplomatik alandaki yalnızlık ve askeri imkânsızlıklardan kurtularak Türk ulusunun varoluş mücadelesini kurumsal ve stratejik bir zafere dönüştürmüştür.

Sakarya Meydan Muharebesi, Mustafa Kemal Paşa’nın dünya savaş stratejilerine bir yenisini eklediği bir savaş olarak da tarihe geçti. Ulu önderin “büyük ve kanlı savaş” olarak tanımladığı muharebenin en şiddetli anlarında Yunan ordusu büyük bir kuvvetle saldırıya geçti. Bu taarruz, Türk ordusunun savunma hattının bazı noktalarında kırılmalara yol açtı. Klasik savaş düzeninde bu durum cephenin yarılması anlamına gelip topyekûn savaş hattını geriye çekmeyi gerektirdiği için Yunan tarafı bu gelişmeyi “cephenin yarılması ve zaferin habercisi” olarak değerlendirdi. Tam o anda Mustafa Kemal Paşa, “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır” teorisini uygulamaya koydu.

TAARRUZ GÜCÜ KIRILDI 

22 gün ve 22 gece aralıksız süren bu meydan muharebesinde Yunan ordusu sürekli taarruz ederek cephane, asker ve moral birikimini tüketmiş ve saldırıya açık duruma gelmiştir. 10 Eylül 1921 itibarıyla Yunan ordusunun taarruz gücü tamamen kırılmış ve Türk ordusu genel karşı taarruza geçerek düşmanı Sakarya Nehri’nin batısına atmayı başarmıştır.

Sakarya Meydan Muharebesi, aynı zamanda tarihe Subay Savaşı olarak da geçti. Savaşta Türk ordusunda 277 subay şehit olurken Yunan ordusunda ise 208 subay yaşamını yitirdi.

View the original on Cumhuriyet

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.