‘Biz voleybol ülkesiyiz!’

Filenin Sultanları sahada tarih yazarken Gizem ve Gülay da bu başarının çocuklar üzerindeki etkisini yazdı. Yazarlarımıza göre voleybola olan ilgiyi ayakta tutmak için kamuya açık mini voleybol sahaları kurulmalı.


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı
Gülay: Gizem, çok sevinçliyiz, A Milli Kadın Voleybol Takımı, bu yıl Avrupa Voleybol Şampiyonası’nı ev sahibi olarak kazanıp üst üste ikinci kez zirveye çıktı. Bir voleybol ülkesi olduğumuzu artık dünya duysun! Kızlarımız tarih yazıyor ve minik kızlarımıza da müthiş güzel örnek oluyorlar.
Gizem: Önce VNL (Milletler Ligi), ardından Avrupa şampiyonluğu, üstelik dünya devi İtalya’yı yenerek... Her şeyden önce final maçında, pes etmemek, inanmak
nedir, hepimize gösterdiler. Çok
büyük emeklerle bugünlere geldiler. 2003’te, tarihinde ilk kez Avrupa Voleybol Şampiyonası’nda gümüş madalya alan milli takımımız Filenin Sultanları’nı doğurdu. 23 yılda tüm federasyonun verdiği emekler bugün Türkiye’yi dünyada bir numara yaptı. Ülke olarak bir spor branşında en iyisi olduğunu bilmek inanılmaz gurur verici. Emeği geçen herkesi tek tek kutluyorum. Büyük emek, büyük başarı.
Haberin Devamı
Gülay: Biliyorsun Bilge voleybol oynuyor; binlerce kızımız gibi Bilge’nin de bu sporu seçmesinin en önemli sebebi Filenin Sultanları. Cumartesi yarı final maçına gittik birlikte. O heyecanlı mücadele atmosferini görsün, idolü olan oyunculara yakından baksın istedim. Stat atmosferi bambaşkaymış. Ben ondan daha heyecanlandım. Binlerce insan tek yürek oyuncularımızı destekledik. Bir taraftan da etrafımızdaki kız çocuklarını izledim Gizem... Hepsi nasıl da hayranlar sahadaki Sultanlara, sesleri kısılana kadar bağırdılar, danslar ettiler, elleri
acıyana kadar alkışladılar... “Bugün maça gelirken, hâlâ tüylerim diken diken, küçük çocuklar, kadınlar bize gözleri ışıl ışıl bakıyordu”
dedi Zehra Güneş finalin ardından. Yani çocukların üzerindeki etkilerinin de farkındalar.
Gizem: Evet, kesinlikle öyleler Gülay. İdol olmanın farkındalığıyla hareket ediyorlar. Kaptan Eda Erdem de “Bizden öncekiler yolumuzu açtılar, biz bugün binlerce kız çocuğuna Türk kadınının neler başarabileceğini gösterdik” dedi. Hemen her evde kız çocuklarının voleybol oynaması ya da oynamak istemesi başlı başına bir başarı bana sorarsan. Bir dönem Türkiye’de Rus voleybolu ekol alınırdı, şimdi dünyada Türk voleybolu örnek alınıyor. Maça gelen yabancı sporcular, kızlarımızla maç sonrası fotoğraf çektiriyor. İmkânlar sağlandığında kadınların neler yapabildiği ortada. Önümüzdeki 10 yıl içinde Türkiye voleybolda devrilemez bir ülke olacak eminim.
Haberin Devamı
Gülay: Eda Kaptan konuşurken ben de biraz ağlamış olabilirim (gülüyor). Çocuklar ve aileler bu başarıdan ilham alıyor ama bu sırada ortada kocaman bir ‘Peki, bu çocuklar nerede voleybol oynayacak’ sorusu duruyor. Böylesine bir sevgi ve ilgi ateşlenmişken geleceğin voleybolcularını çok profesyonelce yetiştirmemiz gerek. Anne-babalar bulabildikleri spor okuluna göndermeye çalışıyor çocuklarını ama burada da bütçe meselesi çıkıyor karşılarına.
Spordan bilime...
Gizem: Profesyonelleştikçe daralan bir piramit söz konusu maalesef. Ancak herkes profesyonel sporcu olmak zorunda değil. Çocuklar sporu, spor için de
yapabilmeli. Ebeveyn olarak bunu kabul etmek lazım. Belki çocuğumuz yetenekli ama onun gibi
on binlercesi var tabii. Bu işi profesyonelliğe dökmek hem çocuk hem de aile için çok büyük emek, disiplin ve maddi imkân demek. Ama bana sorarsan Filenin Sultanları’nı izleyen her bir kız çocuğu spordan bilime, sanata birçok branşta başarabileceğini görüyor ve heyecanlanıyor.
Haberin Devamı
Gülay: Bu hevesle spora yönelen çocukların içinde, profesyonel olamayanların sağlayacağı faydayı daha çok önemsiyorum. Bir spor yapmanın, emek vermenin, kazanmanın, kaybetmenin, inanmanın, düşünce tekrar kalkıp başlamanın, ‘akıllı’ olmanın önemini çok küçük yaşta öğreniyorlar. Profesyonel olmasalar da hangi işi yaparlarsa yapsınlar emek verecek, iyi bir takım oyuncusu olarak ekiplerini güçlendirecek ve her şeyden önemlisi sorumluluk alacaklar. O yüzden spor salonlarının sayısı artmalı, kamu kurumları daha fazla ücretsiz kurs olanağı yaratmalı. Çünkü bu hevesle sporcu miniklerin sayısı arttıkça mahallelerde özel kulüplerin sayısı artıyor ancak o kulüplerin çalışacağı salonlar kısıtlı. Salon kirası yükseldikçe kulüpler bunu aylık ücrete yansıtıyor ve spor gittikçe pahalı bir etkinliğe dönüşebiliyor...
Haberin Devamı
Gizem: Evet, çocukların bir branşta spor yapması aileler için ciddi bir yük. Belediyelerin kontenjanları da sınırlı. Kamuya açık basketbol ve futbol sahaları gibi mini voleybol sahaları kurulmalı. Sonuç olarak biz artık voleybol ülkesiyiz ve bunu yaşam alanlarımızda görmeli, hissetmeliyiz.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.