The Jerusalem PostTrump dismisses report China entities helped Iran before attack that killed US troopsESPNWeek 1 winners and losers: Caleb Williams, Josh Allen shine; Ja'Marr Chase disappointsDaily MaverickTrump says he is removing U.S. tariffs on Irish whiskeyESPN DeportesWilliams vuelve a aparecer para Dallas y el partido entra en ebulliciónוואלהאינדונזיה: 129 בני אדם עדיין נעדרים לאחר שספינת נוסעים התהפכהEl ComercioSinuano EN VIVO hoy: Números ganadores del domingo 13 de septiembreNew Straits Times#HEALTH: Less water, more kidney stonesMintDelhi on IMD's alert as city braces for rainy season's last few wet spells — monsoon to withdraw soonThe Japan TimesGroup lending cars for free to disaster victims struggles to meet demandRapplerLIVE UPDATES: First BARMM parliamentary electionsSoompiStray Kids’ Han Makes Meaningful Birthday DonationWirtualna PolskaKorea Północna pręży muskuły. Reżim pochwalił się pociskami
The Daily Newsstand · Free, Always
Monday, September 14, 2026

Üsküdar’dan Türkiye’ye yaklaşan gemi

Translate

Sanki aslında yoktu da bizi açıklasın diye hayatımıza girdi. “Butlan” kelimesinden söz ediyorum. CHP’ye yapılan müdahale boyunca kullandık. Sonra unuttuk gitti. Oysa tam da şimdi hatırlamak gerekiyor.

2024 yılı Üsküdar Belediye seçimlerinde 401 bin 184 kişi oy kullandı. Sinem Dedetaş net bir sonuçla, yüzde 49.9 oy alarak başkan oldu. Sinem ile aynı okulda okuduk. Bugüne gelişi sürpriz değil. İTÜ’de gemi inşa mühendisliği okudu. Ardından gemicilik sektöründe çalıştı. Gemi Mühendisleri Odası’nda başkanlık yaptı. Gemicilik ve denizcilik birikimini şehir hatları genel müdürü olarak sürdürdü. Okul arkadaşları toplantısında siyasete gireceğini anlatırken “Neden Üsküdar” diye sorduğumda söze “Çünkü denizcilik” diye başlıyordu. Haliyle Üsküdar’a birileri gibi “ele geçirilmesi gereken yer” olarak değil, “bir vizyonla yönetilmesi gereken ilçe” olarak bakıyordu.

ÜSKÜDAR DA ÇOK DEĞİŞTİ

Aslında Üsküdar için de sürpriz değil. Muhafazakâr kesim Üsküdar’a ezberden bir ideoloji tanımlıyor. Peyami Safa’nın Fatih Harbiyesi’nde Fatih’e verilen rolün bir benzeri Anadolu Yakası’nda Üsküdar’a biçiliyor. Oysa Üsküdar’da da sosyolojik bir dönüşüm vardı. AKP’nin ilk yerel seçimi olan 2004’te yüzde 52.71 karşısında yüzde 19.88 alan CHP; geçen yıllarda aşama aşama bu tabloyu değiştirdi. Örnek olsun, Dedetaş’tan önceki yerel seçimi, 2019 yılında, sadece 9 bin oy farkla, yüzde 45.48 oy almasına rağmen kaybetmişti. Kısacası Dedetaş’ın Üsküdar’dan aday olması tesadüf değilse Üsküdar’ın onu seçmesi de tesadüf değildi. Seçimin bir tarihi, seçmenin bir sosyolojisi varsa tercih kolayca öngörülebilirdi.

İşte bu tabloyu birkaç günde değiştirdiler. Önce Sinem Dedetaş’ı tutukladılar. Ardından yapılan vekalet seçimini iptal ettiler. Belediye meclis üyelerinden ikisini tutukladılar. Kalanlardan dördü birkaç günde ideolojik ve siyasi tercihlerini değiştirip (!) AKP’ye geçti. Son olarak mecliste bazı muhalif üyelerin fikri nasıl olduysa yalpaladı. Ve Üsküdar AKP’li başkanvekiline geçti. AKP, seçimi değil seçenin iradesini teslim alarak aldığı sonucu “demokrasi zaferi” olarak duyurdu.

TUTUKLAMA TEHDİDİ

Olaya tepki gösteren ve ardından ifadeye çağrılan YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik geçen hafta Sözcü TV’de konuğumuzdu. Verdiği ifadeyi anlatırken asıl suç olanın peşine düşmek için kendisinin de suç duyurusunda bulunduğunu hatırlatıyordu. Program sonunda savcılığa verdiği dosyayı paylaştı. Yol boyunca okudum.

En çok Ayhan Aydın kısmı biliniyor: “Üsküdar Belediye Meclis üyesi Ayhan Aydın, YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in ve YENİ Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş’ın bulunduğu bir ortamda başka bir meclis üyesi ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde bir savcı tarafından tutuklanmakla tehdit edildiğini ve ailesinin durumunu gerekçe göstererek baskıya boyun eğmek zorunda kaldığını söylemiştir. Bunun yanı sıra Ayhan Aydın başka bir partilimizin telefonu ile Özgür Çelik ile görüşmüş olup o konuşmada ‘Beni tutuklama ile tehdit ettiler, tutuklandığım takdirde benim engelli eşim ve çocuğuma kim bakacak’ ifadesini kendisi kullanmıştır.” Söylediklerine göre bunun birçok şahidi vardı: “Bu telefon görüşmesi de Üsküdar Belediye Başkanımız Sinem Dedetaş’ın eşi Barış Dedetaş ve bir kısım partililerin bulunduğu ortamda gerçekleşmiştir. Bu kişiler de ilgili telefon görüşmesinin şahididir.”

OĞLUM İÇİN SÖZ VERİLDİ

Özgür Çelik, konuşmamız sırasında, Ahmet Başbaydar meselesinin daha da önemli olduğunu söyledi. Onun adı da savcılığa verilen dosyada şöyle yer alıyordu: “Üsküdar Belediye Meclis üyesi Ahmet Başbaydar, 5 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen Üsküdar Belediye Başkanvekilliği seçiminin 3. ve 4. tur arasındaki zaman diliminde meclis grup odasında tüm meclis üyelerinin ve partililerin bulunduğu ortamda ‘Oğlum örgüt üyeliği kapsamında ceza aldı. İngiltere’den Türkiye’ye dönemiyor. Türkiye’ye dönmesinin önündeki engellerin kaldırılacağı konusunda bakanlık tarafından bana söz verildi. Bu nedenle AKP’ye oy verdim ve tekrar oyum bu yönde olacaktır’ demiştir.”

MADDİ MENFAAT İDDİASI

Suç duyurusunda Onur Bayav ile ilgili şunlar yazıyor: “Seçiminin gerçekleştiği 8 Eylül 2026’dan iki gün önce Üsküdar Belediyesi Onur Bayav’ın çalıştığı işyerinin sahibinin savcılık tarafından çağrıldığı ve tehdit edildiği...”

Özgür Çelik’in dilekçesi devam etmiş: “Ayrıca Tahsin Usta, Tahsin Epli ve yukarıda bahsi geçen diğer belediye meclis üyelerinin siyasi tercihlerini değiştirmeleri karşılığında maddi menfaat sağladığı ve kendilerine çeşitli vaatlerde bulunulduğu...”

‘YAKLAŞAN SEÇİM’ HABERCİSİ

Sonuç olarak...

Çok değil birkaç ay önce “butlan”ı konuştuk durduk. Davanın esası bir grup delegenin iradesinin maddi yolla sakatlandığına dayanıyordu. En büyük dayanak kimi delegelerin verdiği ifadelerdi. Duydum, düşündüm, öğrendim delil oldu. Sonunda bir karar verildi. Üsküdar’da ise çok daha fazlası var. Özgür Çelik’in bahsettiğine göre onlarca şahit, herkesin önünde yapılmış beyan ve somut iddia var. Yargı, Üsküdar için de “Butlan var” der mi? Burası Türkiye, elbette hayır.

Ama dahası var.

Üsküdar sadece Üsküdar değil. Her ilçe belediye operasyonu ile bir grup Meclis üyesi tasfiye edildi. Sonucunda İBB’de meclis aritmetiği değişti. Adeta bıçak sırtı hale geldi. İmamoğlu hakkında siyaset yasağı anlamına gelecek kararlardan birinin onanması halinde yapılacak seçimlerde belli ki İBB’nin de “butlanlı yol” ile el değiştirmesi için çalışılacak.

Dahası...

Bütün bunlar Erdoğan’ın deyimiyle “yaklaşan seçimler”de olacakların da habercisi. Türkiye’nin asrı aşan seçim tarihinde, seçmen kendi tercihi kaybetse dahi “sandığın adaleti”ne ikna edilmişti. Şimdi ise kendi tercihi kazansa dahi sandıktan adil olanın çıkmayacağı adeta zorla kabul ettiriliyor. Yargı, seçim zorunun doğrudan aracı, ülkeyi kimin yöneteceğinin seçmenden önce karar vericisi oluyor. Muhalefet adına bu sorunun nasıl aşılacağı önümüzdeki dönemin en büyük siyasi meselesi olacak.

View the original on Cumhuriyet

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.