PunchState police: 28 assemblies approve, Tinubu’s assent nextSky TG24Midterm, Chris Pappas sarà il primo senatore Usa dichiaratamente gayThe Jerusalem PostIsrael, Kazakhstan sign agreement to prevent double taxation following lengthy negotiationsInquirerPolice hunt 2 suspects who escaped Bacoor shootoutsInquirer EntertainmentLiza Soberano, H.E.R’s ‘BRB’ earns two Hollywood Music in Media Awards nominationsZDF heuteAktuelle Pressemitteilungen des ZDFABC NewsElection 2026 live results: Dem Lance Bottoms projected to be 1st Black woman gov.DeadlineMidterm Elections: Democrats To Take Control Of The House Of RepresentativesDaily MailGOP set to lose the House in midterms 'massacre' as country turns on Trump: Live updatesEl ComercioLa demócrata Keisha Lance Bottoms de Georgia será la primera gobernadora negra de EE.UU., según proyeccionesObservador DesportoViolência importada? Só pela PSP, responde Acampada do PortoIl Fatto QuotidianoReferendum in Virginia: cancellato dalla Costituzione il divieto dei matrimoni gay
The Daily Newsstand · Free, Always
Wednesday, November 4, 2026

Bir AKP milletvekili kitabın ortasından konuştu

Translate

Üniversitede aynı sınıfta okuduğum bir arkadaşım aradı geçenlerde. Muhafazakâr dünyadan birisi, gazetecilik yapmıyor ama kendi mahallesinin nabzını iyi tutar. “Tam senin irdeleyeceğin bir kitap çıktı” dedi, hemen bulup okumalıymışım.

Kitabın adı “Devlet, Siyaset ve Fıkıh”, yazarı ise bir siyasetçi, Hulusi Şentürk. Bilen bilir, üç dönemdir AKP milletvekilliği yapan Şentürk’ün 20’den fazla kitabı var. Pozitif Yayınları’ndan çıkan ve okuyunca şaşırdığım bu son kitabı da daha yeni okurla buluştu. AKP milletvekili Şentürk kitabında özetle, toplumsal düzen için devletin önemini anlatıyor ve Müslümanların nasıl siyaset yapması gerektiğine dair bir çerçeve sunuyor.

İşte daha birkaç gün önce çıkan o kitapta öyle bölümler var ki AKP’li siyasetçilerin ve bürokratların karıştığı fon yolsuzluğuna gönderme olarak okumak gerekiyor. Kitabın sayfaları ilerledikçe bu fikrim daha da netleşti. Örnek mi? Bakın, neler yazıyor kitapta:

“Siyaseti kirleten en önemli unsurlardan birisi finansman konusudur. Siyaset özellikle günümüzde hayli maliyetli bir uğraştır. Hele ki partiler arası rekabetin kızıştığı durumlarda taraflar kazanabilmek için kesenin ağzını açarlar. Ancak bu maliyetin finansmanını sağlamak o kadar da kolay değildir. Hele ki aidiyet bilinci zayıf olan partilerde, partililerin yardımları da az olduğu için, parti yetkilileri farklı mecralardan finans ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırlar. Bu da beraberinde finansman sağlayanlara haksız yollardan kazançlar elde etmeleri için tavizlerin verilmesini beraberinde getirir.”

AKP milletvekili Hulusi Şentürk, ilerleyen satırlarda meseleyi daha özelleştirip siyasetçileri de irdeliyordu: “Siyasetin finansmanı konusu namazda abdest gibi ele alınacak olursa, bu durumda finansman eğer temiz kaynaklardan elde edilmemiş ise sonuçta geçerli bir abdest yok demektir. Kirli finans ile temiz siyaset yapılamaz.

Siyasetin finans sorunu sadece siyasi partiler için değil siyasetçiler için de geçerlidir. Kendi mali imkânları yetersiz olan kimi siyasetçiler, siyasi faaliyetlerini sürdürebilmek için temiz olmayan kaynaklara müracaat edebilmektedir. Bunu yapan siyasetçiler, belirli makamlara geldiklerinde de kendisine finans sağlayanların menfaatleri için çalışma gibi bir duruma düşebilmektedirler.”

İktidar menfaat yeri değil

Bitmedi. AKP milletvekili Müslümanlara da bir yol gösteriyor ve iktidarın menfaat elde etme yeri olmadığını vurguluyordu:

“Yukarıda naklettiğimiz ayet ve hadisler karşısında hiçbir Müslüman, ‘benim hırsızım’, ‘benim rüşvetçim’ ve benzeri sebeplerle yanlış yapana sahip çıkamaz. Ne iktidar ne de siyaset hiç kimsenin veya hiçbir oluşumun kendine menfaat devşirme yeri değildir ve yine hiç kimsenin ya da hiçbir oluşumun, toplumun zararına olarak kendisine devlet imkânlarını kullanarak menfaat elde etme yeri değildir. Toplum kaynakları ve imkânları ancak ve ancak toplumun maslahatı için kullanılabilir.

Kamu görevinde bulunanların hediye almasını bile kabul etmeyen bir anlayış, bu görevde bulunanların kamu kaynaklarını şahsi menfaatleri için kullanmalarını hiç kabul etmez.”

AKP milletvekili Şentürk, lüks içinde yaşayan ve israf yapan siyasetçilere dair de kritik eleştirilerde bulunuyordu:

“Bir yanda fakir fukara varken siz kalkar da lüks ve şatafat içinde yaşarsanız toplumun size bakışı çok olumsuz olacaktır. Siz bir de siyasetçi iseniz, yani toplumun mevcut sorunlarının çözümü ve geleceğinin en güzel şekilde tanzimi için mücadele ediyorsanız, toplumun lüks ve israf olarak telakki ettiği şeyleri yapamazsınız. Lüks ve israfın sınırlarını sizin servetiniz değil toplumun kabulleri belirler. Bir siyasetçinin giyiminde, yeme-içmesinde, ulaşımında toplumun genelinin ‘makul’ görmesi esastır.”

Bir AKP milletvekilinin yazdıkları, teoride namuslu bir siyasetin ve inancın çerçevesini çok net çiziyor. Lakin asıl mesele kitapta yazması değil; iktidar sahiplerinin bu satırlarla ne kadar yüzleşebileceği, “abdest” benzetmesinin gerçeğe, yani bugünün fon ve yolsuzluk düzenine çarpıp çarpmayacağıdır. 

View the original on Cumhuriyet →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.