Bizim hayatımız komple absürt



Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı
* “Karma”nın ikinci sezonuyla izleyici karşısındasınız. Nasıl bir sezon oldu?
- Serkan Dağlı: Bu yıl güzel hanımefendiler katıldı dizimize; Selin (Türkmen) ve Öznur (Serçeler). Renk kattılar. Çok eğlendik. Komedi timing’leri (zamanlamaları) ve mizahları çok kuvvetli. Keyifliydi. Bir yandan da çok yorucuydu; yaklaşık 20 günlük bir set sürecinde tek mekânda çekim yaptık. Biraz da kalabalıktık bu yıl. Bir odada 50-60 kişilik ekiple komedi yapmaya çalıştık. Çok eğlendik yine de. Bu sezon biraz sit-com havası var. Sit-com/absürt komedi gibi böyle başka bir türü var dizinin.
- Selin Türkmen: Birinci sezonu zaten çok komik olan bir projeydi. İkinci sezonu okurken o kadar beğendim ki... Bambaşka bir absürt komedi vardı karşımda. Zaten Serkan’ı tanıyor ve kaleminin güçlü olduğunu biliyordum. Set de çok güzel geçti. Gerçekten o kadar çok güldüm ki setteyken. Hiçbir yerde gülmediğim kadar güldüm. Yakın planlarım çekilirken de hep gülüyordum ve sürekli uyarı alıyordum; “Gülme, seni çekiyoruz!” diye. Çok güzel bir setti.
Haberin Devamı
* İlk komedi projen bu. Nasıldı komedi yapmak?
- Selin Türkmen: Komedi Serkan’ın dediği gibi timing gerektiren bir şey. Yapabildiğimin en iyisini yapmaya çalıştım.
* Her hafta başka bir konuk oyuncunuz oluyor. Ve gerçekten kadroya baktığımızda yok yok! Bu isimler nasıl belirleniyor?
- Serkan Dağlı: Çoğu zaten arkadaşımız. Mesela Gökhan Türkmen benim 20 yıllık arkadaşım. “Gökhan böyle bir rol var. Gelmek ister misin? Bizimle olmak ister misin?” diyorum, o da çok heyecanlanıyor. Senaryoyu atıyorum.
Bu yıl çok reddedilmedik, o da çok hoşuma gitti aslında. Cast çalışmasında da vardım ben. Senaryoyu gönderdiğimiz oyunculardan hiçbiri bizi reddetmedi. Sadece set programı uymayan bir-iki arkadaşımız oldu, o kadar. Onların dışında herkes seve seve geldi ve çok da mutlu gittiler.

Fotoğraflar: Murat ŞAKA / Mekân: No3 Ocakbaşı
Haberin Devamı
O HİKÂYELERİ BİZ DE YAŞADIK
* Bu poje ana akımda olsun ister miydiniz?
- Selin Türkmen: Ben isterdim.
- Serkan Dağlı: Komedi o kadar uzun olamaz. Dramayı uzun izleyebiliyorsun. Aslında bence seyirciler dramayı da izlemiyor. Annemden biliyorum. Televizyonun karşısındayken elinde hep telefon var. Ve sadece müziğin gerilim anı yükseldiğinde televizyona bakıyor.
* “Karma”da apartmanda yaşanan absürt maceraları anlatıyorsunuz. Sizin hayatınızdaki en absürt olay neydi?
- Serkan Dağlı: Bizim hayatımız aslında komple absürt...
- Selin Türkmen: Evet, her şey çok absürt oldu. Yani bazen diyorum ki bir tek ben mi böyle yaşıyorum... Yok, arkadaşlarım da absürt bir hayatta yaşıyorlar.
Haberin Devamı
- Serkan Dağlı: İşi yazarken de çevremden gözlemlediğim bu. Yani dizide izlediğimiz hikâyelerin hepsini yaşamışızdır. Hayatımız komple absürt. Ben hayatımda dramın içinde bile bir komedi arıyorum. Çünkü tek yetenekli olduğum yer orası bence. Onun dışında çok malzemem yok.

DUYGUSALIM AMA İÇİMDE YAŞARIM
* Karakterlerinizin en sevdiğiniz yanları neler?
- Selin Türkmen: Ben Cansu’yu genel olarak çok beğendim. Hiç düşünmeden konuşuyor ve hiçbir şey umurunda değil. Çok absürt bir şey oluyor ama Cansu’nun kendi dünyası var, orada yaşıyor. Duygusal olarak da çok ulaşılabilir bir karakter değil bence. Cansu’ya hükmetmek çok kolay değil.
Haberin Devamı
- Serkan Dağlı: Evet, her şeyi net isteyen biri. İlişkide de, arkadaşlıkta da. Bizim aramızdaki ilişki de öyle. Sezon boyunca asla sevgili olamadık.
- Selin Türkmen: Dolayısıyla bir aşk hikâyesi yok aramızda. Ama bence bu daha gerçekçi.
* Sen de net bir insan mısındır?
- Selin Türkmen: Ben hayatta ne istediğini bilen biriyim. Ama ilişki konusunda öyle olamayabiliyorum.
- Serkan Dağlı: Ben senin hiç duygusal olduğunu düşünmüyorum.
- Selin Türkmen: Ben çok duygusalım ama içimde yaşıyorum. Bu hiç güzel bir özellik değil bu arada. Soğuk dururum ben. Sette mesela soğuk durduğum için benimle çok dalga geçiyorlardı.
- Serkan Dağlı: Yani hiç duygularını belli etmiyor. Gülüyor mu, ağlıyor mu, üzülüyor mu, yorgun mu hiç anlamadık...
Haberin Devamı
SAFLIK YAPIYORUM BELLİ ETMİYORUM
* Serkan; senin canlandırdığın karaktere gelelim...
- Serkan Dağlı: Ozan dürüst biri Erman’a (Anıl Çelik) göre. Karakterleri çok zıt. Ozan dürüstlük, arkadaşlık ve dostluğa çok önem veren biri. Erman da aslında arkadaşlığını koruyan, savunan biri ama hep kurnazlık peşinde. En çok Ozan’ı kullanıyor. O da bunun çok farkında. Ozan saf bir karakter ama ben o kadar değilim. Saflık yapıyorum normal hayatta da çok belli etmiyorum. Ozan’ın çok saf olması beni biraz rahatsız ediyor açıkçası. Yoruyor oynarken de. İlişki konularında da duygusal. Karşısındaki kız “Sevgili olalım, aşka başlayalım” dese, her şeyi bırakabilir. Ev arkadaşını bile!
* Siz aşk için her şeyi bir kenara iter misiniz?
- Serkan Dağlı: Çok âşık oldum mu, bilmiyorum...
- Selin Türkmen: Ben âşık oldum bence. Ama çok âşık olmadım. Aşk için her şeyimi de bırakmam.
- Serkan Dağlı: Benim bir ilişkim vardı. Kariyerimi ikinci plana atmak zorunda kaldım. Sonra “Kendine gel” dedim, bir uyanış oldu.

ROBOTLA İLİŞKİ YAŞAMAYI İSTERİM
* “Karma”nın üçüncü sezonu gelir mi?
- Serkan Dağlı: İnşallah. Bunu yapım tarafı bilir. Ama gelebilir, çünkü tükenmeyen bir hikâyesi var. Tek konuya bağlı bir iş değil.
* Dizide Erman’ın robotla olan aşkını gördük ilk sezonda. Oradan yola çıkarak sorayım; sizce gerçek aşk artık biraz yapaylaştı mı?
- Serkan Dağlı: Ben bir robotla ilişki yaşamayı isterim. Düşünsene; robot sevgilin var! “Nereye gidiyorsun?” sorusu yok mesela robotta.
- Selin Türkmen: Darlanmak mı demek senin için ilişki? Bilmiyorum, ben istemem.
* Sette birbirinizin en zor veya en komik yönleri neler?
- Selin Türkmen: Anıl’la ikisinin çok komik olmaları beni zorladı. Bir şey yapmalarına gerek yok, öyle durmaları bile komik benim için.
- Serkan Dağlı: Selin’le hiç zorlanmadık. Çok kısa sürede 8 bölüm çektik.
* Senin yazdığın başka senaryolar, yayınlanan projelerin de var. Hem senaristlik hem oyunculuk yapıyorsun. Hayatında onları nasıl konumlandırıyorsun? Aslında popüler iş yapıyorsun ama popülerlikten de uzak gibisin. İç dünyanı o anlamda merak ediyorum.
- Serkan Dağlı: Aslında benim yazma sürecim daha eğlenceli, çünkü tek başımayım. Bazen ekiple yazıyoruz. En son mesela Giray’larla (Altınok) birlikte bir vampir dizisi yazdık “Gustav” diye. O da kasımda yayınlanacak. 6 aylık bir çalışma süreciydi. Ben kendim yazdığımda 1 ayda bitireyim istiyorum. Giray öyle değil. Çok detaycı ve çok içine girip de yanlış arayan biri. Uzun yıllardır arkadaşız ve o çalışma sürecinde biraz yorulduk. Ama benim için yazma tarafı daha eğlenceli. Bir şeyleri kendim yazarken gülüyorum falan, sadece onunla yaşıyorum. O yüzden benim için set tarafından daha keyifli yazma süreci.
CEM YILMAZ’IN ÜZERİMİZDE ÇOK EMEĞİ VAR
* Sizi en çok kimler güldürür?
- Serkan Dağlı: Ben Feyyaz’a (Yiğit) ve Giray’a (Altınok) çok gülüyorum. Cem Yılmaz’ı artık konuşmaya gerek yok, onunla büyüdük. Komedi işi yapan insanlar olarak, tanışmasak bile üzerimizde çok emeği vardır. Onların dışında benim abim çok komiktir.
- Selin Türkmen: Giray Altınok, Feyyaz Yiğit, Cem Yılmaz ve Doğu Demirkol’u seviyorum ben de.
“KIZILCIK ŞERBETİ”YLE SÖZLEŞMEM BİR SEZONDU
* Selin, herkesin merak ettiği bir konu var. Biz seni “Kızılcık Şerbeti” dizisiyle tanıdık. Ama diziden ayrıldın. Ve neden ayrıldığına dair de senden bir açıklama gelmedi. Sebebini senden dinlemek isterim...
- Selin Türkmen: Ben “Kızılcık Şerbeti”nin dördüncü sezonuna aslında konuk oyuncu olarak girmiştim. Sonra o bir sezona uzatıldı. Sözleşmemiz bir sezondu.
Sezon sonu olunca anlaştığımız gibi görevimi ve hikâyemi tamamlamış oldum… Herkesle vedalaşarak diziden ayrıldım. Şu an hayatıma bir “Kızılcık Şerbeti” izleyicisi olarak devam ediyorum.
ÇALINAN İŞLERİM OLDU SÖYLERSEM ORTALIK YIKILIR
* Yakın zamanda yapmak istediğiniz ne gibi projeler var?
- Serkan Dağlı: Bir avukat işi yazayım mı sana? Daha önce avukatı oynadın mı?
- Selin Türkmen: Oynamadım, çok isterim. Artık daha dişli roller istiyorum. Yani böyle saf, masum birini değil de belki psikolojisi bozuk, belki hasta, belki kötü bir karakteri. Komedi de yapmak isterim. Komedinin her türlüsüne açığım.
- Serkan Dağlı: Benim yazıp da biriktirdiğim bir sürü hikâyem var. Şu an en güncel olanı; bir dönem komedisi. Ama böyle tek bir dönemde geçen değil. Bunu da söylüyorum ki kimse çalmasın. Çünkü çok çalınan işim var.
* Nasıl yani, hangi iş mesela?
- Serkan Dağlı: Söylersem ortalık yıkılır.
* Nasıl alabildiler peki?
- Serkan Dağlı: Bir şeyleri yazdıktan sonra bir yapıma, yönetmene ya da arkadaşlarımıza atıyoruz. Çok geziyor senaryo hayata geçene kadar. İllaki birileri oradan fikir alıp uyarlayabilir. Önemli olan zaten ana fikir. Onu aldıktan sonra içini her türlü değiştirirsin.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.