וואלהבכירים במפלגתו של קנצלר גרמניה הביעו בו תמיכה על רקע הלחץ להתפטרESPNTransfer rumors, news: Barça, Madrid believe Haaland could leave Man City next summerThe Jerusalem PostIDF arrests Iran's Press TV journalist in West Bank, hands her to police, source confirms to 'Post'UN NewsThe world comes to New York: What’s at stake at UN General Assembly high-level weekRTP DesportoOpen de Portugal promovido à primeira divisão do golfe europeuBollywood HungamaAmit Sadh’s Pratap to release in theatres on November 20, 2026; FIRST look unveiledPunchPublic appointments should be based on competence – PRP chieftainInquirerEjercito vows to ensure funding for major railway projectsDigital SpyEmmerdale's Joe Tate to face new revenge plan after Ruby burialVilaWebEl Partit Demòcrata Europeu recorda a Llarena que ha d’aplicar la llei europea i amnistiar PuigdemontBBC NewsCarney's new love-in with EU has everything to do with TrumpGolem.deElon Musk fordert: Unternehmen sollen ihre KI-Systeme gegenseitig prüfen
The Daily Newsstand · Free, Always
Wednesday, September 16, 2026

Kontrolsüz ağrı kesici kullananlara "böbrek" uyarısı!

Translate

Baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, diş ağrısı ya da ateş… Ağrı kesiciler günlük yaşamda sık kullanılan ilaçlar arasında yer alıyor. Ancak daha önce benzer bir şikayette kullanılmış olmaları, her koşulda kontrolsüz biçimde kullanılabilecekleri anlamına gelmiyor. Özellikle bazı ağrı kesicilerin gereğinden sık, yüksek dozda veya kişinin mevcut hastalıkları ve kullandığı diğer ilaçlar dikkate alınmadan kullanılması böbrek fonksiyonlarını olumsuz etkileyebiliyor.

BAZI AĞRI KESİCİLER BÖBREK KAN AKIMINI ETKİLEYEBİLİYOR

İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Füsun Topçugil, ağrı kesici kullanımında yalnızca ilacın türünün değil; kullanım süresinin, dozunun, kişinin yaşı, böbrek fonksiyonları, eşlik eden hastalıkları, sıvı kaybı yaşayıp yaşamadığı ve kullandığı diğer ilaçların da birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

REKLAM

Böbrekler, kandaki atık maddelerin süzülmesi ve vücudun sıvı-elektrolit dengesinin korunması gibi önemli görevler üstleniyor. Böbreklerin bu işlevlerini sürdürebilmesi için yeterli kan akımının korunması gerekiyor.

Steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ) olarak adlandırılan bazı ağrı kesiciler, ağrı ve inflamasyonla ilişkili mekanizmalar üzerinde etkili olurken böbreklerde kan akımının düzenlenmesine katkı sağlayan prostaglandinlerin üretimini de azaltabiliyor. Özellikle böbreğe giden kan akımının zaten azaldığı bazı durumlarda bu etki daha önemli hale gelebiliyor.

REKLAM

Uzm. Dr. Topçugil, “Ağrı kesicilerin böbrek üzerindeki etkisini değerlendirirken yalnızca ‘hangi ilaç kullanıldı?’ sorusuna bakmıyoruz. İlacın ne kadar süre ve hangi dozda kullanıldığı, kişinin yeterli sıvı alıp alamadığı, böbrek fonksiyonları, tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıklarının bulunup bulunmadığı ve eş zamanlı kullanılan ilaçlar da önem taşıyor. Bu nedenle aynı ilacın oluşturabileceği risk her bireyde aynı olmayabilir” dedi.

SUSUZ KALMAK DA RİSK FAKTÖRÜ

Ağrı kesici kullanımında gözden kaçabilen durumlardan biri de sıvı kaybı. Kusma, ishal, yüksek ateş veya yeterli sıvı alınmaması nedeniyle vücudun susuz kaldığı dönemlerde böbreklere ulaşan kan miktarı azalabilir.

REKLAM

Bu tabloya böbrek kan akımını etkileyebilen bir NSAİİ'nin eklenmesi, bazı kişilerde akut böbrek hasarı gelişme riskini artırabiliyor. Yoğun sıvı kaybının bulunduğu dönemlerde kişinin kendi kararıyla ve tekrarlayan şekilde ağrı kesici kullanması konusunda dikkatli olunması gerekiyor.

Ağrı kesicilerin yalnızca tek başına değil, kişinin kullandığı diğer ilaçlarla birlikte değerlendirilmesi de önemlidir. Bazı tansiyon ilaçları ile idrar söktürücülerin NSAİİ grubu ilaçlarla birlikte kullanılması, belirli koşullarda böbrek fonksiyonları açısından risk oluşturabiliyor.

REKLAM

REÇETESİZ AĞRI KESİCİLERE DİKKAT!

Ağrı kesicilerin böbrekler üzerindeki olası etkileri herkeste aynı düzeyde değil. Önceden böbrek fonksiyonlarında azalma bulunanlar, ileri yaştaki bireyler, hipertansiyon, diyabet veya kalp yetmezliği bulunanlar ile sıvı kaybı yaşayan kişilerde risk artabiliyor.

İdrar söktürücü veya böbrek kan akımı ve basıncı üzerinde etkili bazı tansiyon ilaçlarını kullanan kişilerin de reçetesiz ağrı kesici kullanımında daha dikkatli olması gerekiyor. Bu durum, söz konusu kişilerin hiçbir koşulda ağrı kesici kullanamayacağı anlamına gelmiyor. Kullanılacak ilacın türü, dozu ve süresinin kişinin sağlık durumuna göre değerlendirilmelidir.

REKLAM

"SINIRSIZ KULLANILABİLİR" ALGISI YANLIŞ

Uzman hekim tarafından önerilen dozun aşılması özellikle karaciğer açısından ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Ayrıca farklı ilaçların içerisinde aynı etken maddenin bulunması nedeniyle kişinin farkında olmadan toplam dozu artırması mümkün olabiliyor.

Bu nedenle “hangi ağrı kesici daha güvenli?” sorusunun yanıtı yalnızca ilaç grubuna göre değil; kişinin sağlık durumu, kullandığı diğer ilaçlar ve ağrının nedeni dikkate alınarak verilmelidir.

SÜREKLİ AĞRI KESİCİYE İHTİYACINIZ VARSA...

Tekrarlayan baş, bel, eklem veya başka bir bölgedeki ağrıyı sürekli ilaçla baskılamak, ağrının altında yatan nedenin değerlendirilmesini geciktirebilir. Ağrı kesici ihtiyacının giderek sıklaşması veya kişinin günler boyunca düzenli olarak ilaç kullanma gereksinimi duyması durumunda yalnızca kullanılan ilacı değiştirmek yerine ağrının kaynağının araştırılması gerekir.

REKLAM

Topçugil, “Ağrı vücudun verdiği bir belirtidir. Tekrarlayan ağrıda yalnızca semptomu baskılamaya odaklanmak yerine nedeninin değerlendirilmesi gerekir. Özellikle kişinin ağrı kesici kullanım sıklığı artıyorsa, birden fazla ilaç kullanıyorsa veya eşlik eden kronik hastalıkları bulunuyorsa kontrolsüz ilaç kullanımından kaçınılmalıdır” dedi.

BÖBREK HASARI HER ZAMAN BELİRTİ VERMİYOR

Akut böbrek hasarı bazı kişilerde idrar miktarında azalma, bulantı, halsizlik, iştahsızlık veya vücutta şişlik gibi belirtilerle ortaya çıkabilir. Ancak böbrek fonksiyonlarındaki bozulma her zaman erken dönemde belirgin yakınmalara neden olmayabilir.

REKLAM

Böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesinde kan kreatinin düzeyi ve buna göre hesaplanan tahmini glomerüler filtrasyon hızı (eGFR) gibi laboratuvar değerlerinden yararlanılabilir. Gerektiğinde idrar incelemeleri ve kişinin klinik durumuna göre farklı tetkikler de değerlendirmeye dahil edilebilir.

Uzm. Dr. Füsun Topçugil sözlerini şöyle tamamladı: “İlaçların doğru kullanıldığında önemli bir tedavi aracı olduğunu unutmamak gerekiyor. Buradaki temel konu ağrı kesicilerden korkmak değil, bilinçsiz ve gereksiz kullanımdan kaçınmaktır. Özellikle kronik hastalığı bulunan, düzenli ilaç kullanan veya sık ağrı kesici ihtiyacı duyan kişilerin kendi kendine ilaç kullanımını sürdürmek yerine sağlık profesyoneline danışması önemlidir.”

View the original on Habertürk

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.