PunchFlamingos’ World Cup victory Nigeria’s pride — Barau한겨레금천구서 SUV 차량 버스정류장 난간 들이받아…인명 피해 없어Inquirer EntertainmentBallet Philippines’ ‘The Nutcracker’ brings Filipino heart to Christmas classicZDF heuteAktuelle Pressemitteilungen des ZDFDaily MailTwo female skydivers die after colliding in mid-air when their parachutes became tangledسكاي نيوز عربيةأميركا.. تحقيق باحتمال تسبب علاج جيني في إصابة أطفال بالسرطاIl Fatto QuotidianoSiamo sommersi di contenuti, ma così abbiamo ridotto l’esperienza diretta della vitaStraits Times SportVan Assche's Paris run comes to an end, but Frenchman leaves with bolstered belief경향신문대변인 후임 못 찾은 트럼프, UFC 회장에 공개 구애···백악관 인사 난맥Lenta.ruШелтон обыграл Пола и вышел в полуфинал «Мастерса»Guardian SportAustralia v Fiji: Women’s Rugby League World Cup semi-final – liveSözcüKafes dövüşünün patronu Trump'ı reddetti
The Daily Newsstand · Free, Always
Sunday, November 8, 2026

Muhteşem bir hayatım oldu ölümden korkmuyorum

Translate

- Evet, geldim. Hatta birçok kez. Gelecek yıl tekrar geliyorum.

Ne zaman geliyorsunuz?

- Mart ayında. “The Music Critic” adlı bir gösterim var. Bu gösterinin bir bölümü Türkiye’deki bir müzik eleştirmeninden esinleniyor. Bu gösteriyle İstanbul’a üçüncü kez geleceğiz. Daha önce İstanbul’da başka projelerde de yer aldım. Ama Türkiye’ye dönmekten her zaman büyük mutluluk duyuyorum. Türkiye’yi çok seviyorum. Muhteşem bir ülke. Çok güzel bir yer ve çok güzel insanları var.

Muhteşem bir hayatım oldu ölümden korkmuyorum

Öncelikle film muhteşem. Canlandırdığınız Chris çok derinlikli bir karakter. Kendisi bir CIA ajanı. Siz Chris’i nasıl tanımlarsınız?

Haberin Devamı

- Chris, bir yandan tipik bir Amerikalı ahmak, diğer yandan da trajik bir figürün birleşimi gibi. Özgür dünya ile Sovyet dünyası arasında, komünizm ile sözde demokrasi ya da kapitalizm arasında büyük, varoluşsal bir mücadele olduğuna inanmış biri. Ancak zamanla amaçları ve yöntemleri sorgulamaya başlıyor.

SAM BANA DUSTIN HOFFMAN’I HATIRLATIYOR

Filmde Sam Rockwell ve Steve Buscemi de var. Onlarla çalışmak nasıldı?

- Harikaydı. Aslında Steve’in oyunculuk yaklaşımı benimkine biraz daha yakın. O daha çok içgüdüleriyle hareket eden bir oyuncu. Ya da belki benim ona benzediğimi söylemek daha doğru olur. Ben oyunculuk üzerine akademik anlamda çok fazla çalışan, oyunculuk tekniklerini sürekli inceleyen biri değilim. Ama Sam oyunculuğu ciddiye alan, gerçek anlamda bir oyunculuk öğrencisi. Sürekli film izler, filmleri ve oyunculuk performanslarını büyük bir titizlikle inceler.

Bana Dustin Hoffman’ı hatırlatıyor. Dustin’le de uzun süre birlikte çalışma fırsatım olmuştu. İkisi de oyunculuğun gerçek anlamda akademisyenleri gibi. Oyunculuk sanatını neredeyse takıntı derecesinde inceliyor ve üzerinde çalışıyorlar.

Muhteşem bir hayatım oldu ölümden korkmuyorum

Haberin Devamı

Filmde çok fazla diyalog var. Senaryoyu ezberlerken uyguladığınız bir yöntem var mı?

- Her zaman kafamda birkaç farklı eser oluyor. Yedi-sekiz farklı yapımla turneye çıkıyorum. Bunların gerektirdiği ezberin düzeyi de değişiyor. Bazen metnin tamamını ezberlemek gerekiyor; bazen de hangi notanın hangi heceye denk geldiğine kadar her ayrıntıyı... Benim açımdan asıl fark şu: Artık neredeyse sürekli ezber çalışıyorum. Eskiden bir oyun metni gelirdi, iki kez tekrar ederdim, ezberlemiş olurdum. Şimdiyse çok emek harcamam gerekiyor. Ama Martin’in diyaloglarını ezberlemek çok kolay, çünkü çok özgünler.

HAYAT BANA ÇOK AMA ÇOK CÖMERT DAVRANDI

Filmin lokasyonu olan Easter Adası gerçekten nefes kesici bir yer. Farklı bir kültürün, farklı insanların yaşadığı bir adaya gitmek nasıl bir deneyimdi?

Haberin Devamı

- Oraya çalışmak için gittim. Ama adayı da görme fırsatım oldu. Çok güzel bir yer. Orada bulunmayı da, çalışmayı da çok sevdim.

Muhteşem bir hayatım oldu ölümden korkmuyorum

Karakteriniz ölümü ve son arzularını sık sık düşünüyor. Peki siz ölümden korkuyor musunuz?

- Hayır, hayır. İnanılmaz bir hayat yaşadım. Akıl almaz derecede hem de... Muhteşem bir hayatım oldu. Küçük kız torunlarımız var. Onlarla geçiremeyeceğim zamanlara üzüleceğim. Çünkü oldukça ileri bir yaşta torun sahibi olduk. Ama geç olması, hiç olmamasından iyidir. (Gülüyor) Hayat bana çok ama çok cömert davrandı. Tabii, gitmek için acelem de yok! Ama hayır, korkmuyorum.

SANAT, İNSANI DÜŞÜNMEYE YÖNELTİR

Bir kuşak, hiç yaşamadığı travmaları miras alabilir mi? Sinema bu döngünün kırılmasına yardımcı olabilir mi?

Haberin Devamı

- Sinemanın bir şeyleri değiştirip değiştiremeyeceğini bilmiyorum. Bence sinema, tiyatro, müzik, resim, kısacası sanatın her dalı insanı düşünmeye yöneltebilir. Mesela çok iyi bir tiyatro oyunu izlediğimde, sahnede yaşananlar ve anlatılan hikâye beni kendi hayatım üzerine düşünmeye sevk ediyor. İyi sanatın, iyi edebiyatın, iyi sinemanın yapabileceği şey de bence bu. Daha önce durup düşünmüyorken düşünmeye başlıyorsanız, bu da bir değişimdir. Bence bu film, insanı durup düşünmeye davet etmenin son derece incelikli bir yolu.

Muhteşem bir hayatım oldu ölümden korkmuyorum

İYİ FİLM YAPMAK ÇOK ZOR YAPAY ZEKÂ DA KURTARAMAZ

Geçmişte oynadığınız roller arasında kalbinizde özel bir yeri olan var mı? Varsa neden?

Haberin Devamı

- 47 ülkede sahneye çıktım. Aslında çalışma hayatımın büyük bölümü hâlâ sahnede geçiyor. Hangi işlerimi daha büyük bir sevgiyle hatırladığıma gelirsem; ben meseleye pek öyle bakmıyorum. Çünkü hayatta sevdiğiniz, yapmaktan büyük keyif aldığınız işler, mutlaka en iyi sonuç verenler olmuyor. (Gülüyor) Hatta ortaya çıkan sonuç çoğu zaman oldukça büyük bir hayal kırıklığı yaratabiliyor. “Ben o filmde oldukça iyiydim” ya da “Şu oyuncu o filmde çok iyiydi” diyebilirim. Ama filmin kendisi başarılı değildir. Sonuçta önemli olan tek şey filmin iyi olması. Çünkü iyi olmayan bir filmdeki performansın bir anlamı yok. Oyunculuğunuz göz kamaştırıcı olabilir ama film iyi değilse bunun bir değeri kalmıyor. Bunun sihirli bir formülü de yok. Yapay zekâ da sizi bundan kurtaramaz. (Gülüyor) Durum bu. İyi bir film yapmak çok zor.

View the original on Hürriyet →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.