Daily MaverickSPOTLIGHT: Health policy trailblazer Precious Matsoso credits patience, faith and The BeatlesThe Jerusalem PostKing Abdullah’s UNGA warnings on Israel’s actions in Syria reflect wider regional shift - analysisPunchFULL LIST: All-time free-kick scorers, Messi moves to second, Ronaldo ninthBollywood HungamaBigg Boss 20: SHOCKING! Kushal Tanwar, aka Gullu, CONFIRMS he was married, REACTS to wedding picture leak controversy; says, "I got divorced in 2024. It was a very depressing phase"InquirerP500-M needed to finish new 9-storey PUP building – solonUOLAtaque em festa na África do Sul deixa 11 mortosColliderNew Spider-Man Spin-Off Series Officially Announced at MarvelSky TG24Apple Music Hall, a Londra un nuovo spazio per la musica liveسكاي نيوز عربيةما هي "متلازمة الثروة المفاجئة" التي تطارد الأثرياء الجدد؟DeadlineQatar’s Doha Film Festival To Open With Yemeni Female-Focused Drama ‘The Station’Anime News NetworkThe Best Anime of Summer 2026Antara NewsIndonesia explores deployment of Chinese jets to combat forest fires
The Daily Newsstand · Free, Always
Wednesday, September 23, 2026

Uzay Yolu geleceği mi gördü?

Translate

1966'da ekranlara gelen Star Trek, yalnızca uzay yolculuklarını anlatan bir bilim kurgu dizisi değildi. Dizide kullanılan bazı teknolojiler, yıllar sonra gerçek hayatta karşımıza çıktı. Cep telefonlarından tabletlere, sesli asistanlardan 3D yazıcılara kadar bugün kullandığımız bazı cihazların izleri Star Trek evreninde çok daha önce görülmüştü.

Teorik astrofizikçi Ethan Siegel, Star Trek'in teknolojik vizyonu üzerine yaptığı incelemede 28 farklı teknolojiyi ele aldı. Siegel'e göre bunlardan yalnızca dördünün hayata geçirilmesi için bugün bildiğimiz fiziğin ötesinde yeni kurallar gerekiyor. Diğerleri ise ya çoktan gerçek oldu ya da geliştirilmeye devam ediyor.

İLETİŞİM CİHAZLARI CEP TELEFONLARINA DÖNÜŞTÜ

Star Trek'in orijinal serisindeki en ikonik cihazlardan biri, kapağı açılarak kullanılan küçük iletişim cihazlarıydı. Enterprise mürettebatı bu cihazlarla uzaktaki kişilerle ve uzay gemisiyle iletişim kurabiliyordu.

Gerçek dünyada ilk ticari elde taşınabilir cep telefonu 1983'te ortaya çıktı. Ancak Star Trek ile gerçek teknoloji arasındaki benzerlik özellikle 1996'da kapaklı telefonların yaygınlaşmasıyla dikkat çekti. Bu cihazların tasarımında Star Trek'in iletişim araçlarından esinlenildi.

PADD'LER BUGÜNÜN TABLETLERİNİ HATIRLATIYOR

Star Trek: The Next Generation'ın 1987'de ekranlara gelmesiyle birlikte PADD adı verilen dokunmatik, taşınabilir cihazlar da seriye dahil oldu. Personal Access Display Device'ın kısaltması olan PADD'ler, bilgi görüntülemek ve çeşitli işlemleri gerçekleştirmek için kullanılıyordu.

REKLAM

2010'da piyasaya çıkan iPad ve ardından yaygınlaşan tablet bilgisayarlar, bu kurgusal cihazları gerçek hayatta oldukça tanıdık hale getirdi. Apple'ın kurucu ortaklarından Steve Wozniak da modern tabletlerin Star Trek'teki PADD'leri hatırlattığını ifade etti.

#resim#1396038#

STAR TREK'İN KONUŞAN BİLGİSAYARI ARTIK GERÇEK

Star Trek evreninde bilgiye ulaşmak için uzun uzun yazmaya gerek yoktu. Mürettebat, geminin bilgisayarına seslenerek sorular sorabiliyor ve geniş bilgi tabanından yanıt alabiliyordu.

1986 yapımı Star Trek IV: The Voyage Home'da bu fikir özellikle dikkat çekici bir sahnede işlendi. Geçmişe giden Montgomery Scott, 20. yüzyıldaki bir bilgisayarın sesli komutlara yanıt vermemesine şaşırıyordu.

REKLAM

Bugün ise sesli sanal asistanlar günlük hayatın parçası. Müzik açmaktan ışıkları kontrol etmeye kadar pek çok işlem sesli komutlarla yapılabiliyor. Yapay zekanın sohbet tabanlı sistemlerle daha fazla kullanılması da Star Trek'in konuşarak bilgiye ulaşma fikrini gerçeğe yaklaştırıyor.

GÖRÜNMEZLİK CİHAZLARI STEALTH TEKNOLOJİSİNİ ÇAĞRIŞTIRIYOR

Klingonlar ve Romulanlar, Star Trek evreninde gemilerini sensörlerden gizlemek için "cloaking device" adı verilen görünmezlik cihazlarını kullanıyordu.

Gerçek dünyada bir uzay gemisini gözümüzün önünde tamamen görünmez hale getiren bir teknoloji bulunmuyor. Ancak stealth teknolojileri, uçakların radar ve benzeri algılama sistemleri tarafından fark edilmesini zorlaştırıyor.

REKLAM

Üstelik bu çalışmalar Star Trek'ten önce başlamıştı. Dizi 1966'da yayımlandığında ABD hükümeti stealth teknolojileri üzerinde çalışıyordu. Bu çalışmalar Lockheed A-12 ve daha sonra SR-71 Blackbird gibi keşif uçaklarında kullanılan teknolojilere yansıdı.

Nanoteknoloji alanındaki gelişmeler ise gelecekte görünmezlik fikrinin daha ileri bir noktaya taşınabileceği düşüncesini gündeme getiriyor.

REPLİKATORLERİN İZLERİ 3D YAZICILARDA GÖRÜLÜYOR

Star Trek: The Next Generation'daki replikatorler, mürettebatın ihtiyaç duyduğu yiyecek ve eşyaları neredeyse anında ortaya çıkarabiliyordu. Bir fincan çaydan müzik aletine kadar pek çok şey yalnızca sesli komutla oluşturulabiliyordu.

REKLAM

Bu cihazların maddeden enerji üretme biçimindeki çalışma prensibi bugün için gerçekçi değil. Ancak 3D yazıcılar, dijital bir tasarımı fiziksel bir nesneye dönüştürme fikrinin gerçek dünyadaki karşılıklarından biri.

Üstelik teknoloji yalnızca plastik ve benzeri malzemelerle sınırlı değil. 3D gıda yazıcılarının da önümüzdeki 10 ila 20 yıl içinde mutfaklarda kullanılabilecek hale gelmesi mümkün görülüyor.

STAR TREK HER GELECEK HAYALİNDE HAKLI ÇIKMADI

Star Trek'in öngördüğü her teknoloji bugün gerçek olmuş değil. Işınlanma ve maddeden saf enerjiyle nesne oluşturma gibi fikirler hala bilim kurgu sınırlarında kalıyor.

REKLAM

Buna rağmen dizinin teknolojiye yaklaşımı dikkat çekici bir miras bıraktı. Star Trek, geleceğin yalnızca daha gelişmiş makinelerden ibaret olmadığını, teknolojinin insanların hayatını kolaylaştırmak için kullanılabileceğini de gösterdi.

1966'da ekranda görünen bazı cihazların bugün cebimizde veya evimizde bulunması ise bilim kurgunun geleceği hayal etmedeki gücünü ortaya koyuyor.

View the original on Habertürk

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.