PunchAnambra debt: No quarrel with Soludo, says Peter ObiCNN TürkHava Durumu (25-09-2026)ESPNFalcons upset Packers in Michael Penix Jr.'s return from ACL injuryInquirerSibuyan residents file complaint vs council over mining projectESPN DeportesDepor: Aubameyang será operado de la rodillaBollywood HungamaEXCLUSIVE: CBFC censors 7 seconds of frontal nudity visuals in Robert Pattinson-starrer PrimetimeSözcü22 farklı riske karşı 2.2 milyon haneye 'acil durum kitapçığı' dağıtmaya başladılarThe South AfricanTatjana Smith returns to the pool with a bangWirtualna PolskaMagdalena Ogórek odchodzi z wPolsce24. Miała najpopularniejszy programDaily MailTrump heaps praise on 'truly outstanding' Xi with gracious speech as patriotic gift to China's leader is revealed at lavish black-tie state dinner featuring DC elite and business titansObservador DesportoMacron nega alerta da CIA para possível ataque russoHet Laatste NieuwsMiljardengok pakt fenomenaal uit: Griekse scheepvaartkoningin ziet fortuin exploderen
The Daily Newsstand · Free, Always
Friday, September 25, 2026

‘İkinci Kandil’ boşaltılıyor, 2 bin 200 YBŞ’li Irak ordusuna katılıyor

Translate

Özellikle PKK terör örgütünden kimileri süreci bozmayı amaçlayan bazı açıklamalar yapsa da; bu sadece açıklama ötesine geçmiyor. Önemli olan Türkiye Cumhuriyeti devletinin sadece Türkiye’de değil tüm bölgede terörün sonlandırılmasına yönelik yürüttüğü süreçtir. Başından beri süreç bu dinamikle ilerliyor. “Terörsüz Türkiye” diye çıkılan yol o yüzden Suriye, Irak ve İran’ı da kapsayan bölgede yaşayan her devleti ve herkesin güvenliğini ve refahını yükselten bir projeye doğru ilerliyor.

1 EKİM 2024’TEN İTİBAREN

Sadece iki yıl önce  Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Ekim 2024 günü TBMM’nin açılışında önemli bir uyarıda bulunmuştu: “‘Vaat edilmiş topraklar’ hezeyanıyla hareket eden İsrail yönetiminin, tamamen dini bir fanatizm ile Filistin ve Lübnan’dan sonra gözünü dikeceği yer, açık söylüyorum, bizim vatan topraklarımız olacaktır. İsrail’in Filistin ve Lübnan’daki saldırılarını çok yakından takip ederken, Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyinde bölücü örgütü maşa olarak kullanmak suretiyle nasıl birer küçük uydu yapı kurmak istediğini de çok net görüyoruz.”

Haberin Devamı

İşte bu sözlerin ardından MHP Lideri Devlet Bahçeli, bugün olduğu gibi kıymeti ileride daha da iyi anlaşılacak çok önemli bir adım attı; PKK terör örgütünün siyasi kolu DEM Partililerin elini sıkarak, ‘Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge’ girişimini başlattı.

Daha sonra MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla PKK terör örgütünün kurucusu Öcalan 27 Şubat 2025 tarihinde örgüte silah bırakma ve örgütü feshetme çağrısı yaptı. 12 Mayıs 2025’te fesih kararı alan PKK terör örgütü 11 Temmuz 2025 günü Süleymaniye’de sembolik silah yakma töreni gerçekleştirdi. 10 Ağustos 2026 tarihinde de PKK’nın tasfiyesine yönelik Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanunu TBMM’de kabul edildi. Şimdi sıra PKK’nın silah bırakmasında ve mağaraları boşalmasında. Ardından sıra PKK üyelerinin geri dönüşüne sıra gelecek.

IRAK İLE MUTABAKAT AÇIKLAMASI

Bu hatırlatmayı yaptıktan sonra “Terörsüz Türkiye Terörsüz Bölge” girişiminin ne kadar önemli olduğunu gösteren son gelişmeyi aktarmak istiyorum. 23 Eylül 2026 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Irak Başbakanı Ali Zeydi’yi kabulünden sonra yapılan açıklamada iki ülke arasında birçok konuda mutabakata varıldığı belirtilirken, bunlardan birisi de Terörsüz Türkiye ve dolayısıyla terörsüz bölge hedefine yönelikti.

Haberin Devamı

İletişim Başkanlığı bu son dakika gelişmesini şöyle duyurdu: “Türkiye ve Irak makamlarının iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri tüm veçheleriyle ele aldıkları görüşmelerde, taraflar güvenlik alanında iş birliğini derinleştirme konusunda mutabık kalmış; bu çerçevede Sincar’da devlet otoritesinin bütünüyle tesisi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi konusunda anlaşmışlardır.

Irak’ın bu güvenlik uygulamalarının kaydettiği ilerleme çerçevesinde; kararlaştırılan mekanizma ve zaman çizelgesi doğrultusunda, Türk kuvvetleri Başika-Zilkan yerleşkesini Irak Federal Hükümetine kademeli olarak teslim edecektir. Bu çerçevede Bağdat Hükümeti’nin Sincar’daki PKK bağlantılı yapılara silah bıraktırması ve uygun görülen kişileri Irak güvenlik kurumlarına dahil etmesinin ardından, Türkiye’nin de kademeli olarak Başika’da DEAŞ ile mücadele amacıyla bulundurduğu askeri varlığını azaltarak Bağdat Hükümetine devretmesi söz konusu olacaktır.”

Haberin Devamı

SURİYE, IRAK’A EMSAL OLDU

Böylece

“Terörsüz Türkiye – Terörsüz Bölge” hedefinin bölgesel ayağında biri daha tamamlanıyor. Kısa süre önce Suriye’de PKK/YPG’nin tasfiyesinin ardından, Mazlum Abdi’nin açıklaması sonrası SDG’nin lağvedilen unsurları Suriye Ordusu tugaylarına katıldı. SDG kontrolündeki sınır kapıları, petrol sahaları ve idari kurumlar Şam merkezi hükümetine devredildi; bu durum Sincar için de doğrudan emsal oluşturdu.

2 BİN 200 YBŞ’Lİ IRAK ORDUSUNA

Irak’ta Sincar’ın boşaltılması ve 2 bin 200 YBŞ’linin Irak ordusuna katılması kararıyla Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye Terörsüz Bölge” anlayışı; “Tehdit ortadan kalktıkça askeri varlık azaltılır” ve “Türkiye’nin sınır ötesi terör tehdidini kaynakta kesme” stratejileri, Irak’ın egemenlik haklarını aynı zeminde buluşturuyor. YBŞ, DEAŞ’ın’ın 2014’te Sincar’a saldırmasının ardından Ezidilerden oluşturuldu. PKK’nın bölgede etkin olduğu dönemde kurulan YBŞ’yi Türkiye, PKK’nın Sincar yapılanması olarak değerlendiriyor.

Haberin Devamı

YBŞ’nin “İkinci Kandil” olarak adlandırılan Sincar’ı boşaltmasıyla Irak-Suriye arasındaki terör koridoru kilitlenmekte, bölgesel ekonomik yatırımların güvenliği sağlanmakta ve Türkiye-Irak arasında yeni bir güvenlik mimarisi kurulmuş oluyor. Bu adım çerçevesinde Irak’ta Kandil, Gare, Metina, Zap ve Haftanin bölgelerindeki onlarca mevzi boşaltılırken silah teslim noktaları belirlendi ve saha denetimi mekanizması işletiliyor.

SİNCAR NEDEN ÖNEMLİ?

Sincar’ın boşaltılması neden önemli?

Güvenlik kaynaklarının değerlendirmelerine göre; Sincar (Şengal), Kandil–Mahmur–Sincar–Suriye hattında terör örgütünün lojistik, insan ve silah transferini sağlayan ana koridordu. Türkiye ve Suriye sınırına 80 km mesafesi ve tünel/sığınak altyapısı nedeniyle “İkinci Kandil” olarak konumlandırılmıştı. Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’nin 11-12 Eylül 2026 açıklamalarıyla YBŞ’nin silah teslimine başlaması, Sincar Dağı’nın idari ve güvenlik kurumlarıyla birlikte federal otorite altına alınması ve uygun unsurların Irak güvenlik güçlerine entegrasyonu süreci somutlaştırdı.

Haberin Devamı

BAŞİKA ÜSSÜ DEVREDİLİYOR

Yapılan

değerlendirmelere göre bu adımla, PKK’nın Irak-Suriye erişimi ve lojistik bağı koparılırken, Irak’ın toprak bütünlüğü güçlendiriliyor ve  Ankara - Bağdat – Erbil güvenlik koordinasyonu pekiştiriliyor. Bölgesel istikrar sayesinde Kalkınma Yolu Projesi gibi önemli ekonomik ve ticari projelerin hayata geçirilmesi kolaylaşıyor. Türkiye’nin sınır ötesindeki önemli güvenlik endişelerinden biri daha ortadan kaldırılıyor. “Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge” sürecinin sahadaki başarısı artarken, Sincar’daki silah bırakma ve entegrasyon adımı ile Başika’nın Bağdat’a devredilecek olması, birbirini besleyen bir dengeye kavuşmuş oluyor.

HERKES KAZANIYOR

Böylece yaşanan gelişmeler ve süreç, Türkiye’nin güvenlik önceliklerini Irak’ın egemenlik talepleriyle bağdaştıran pragmatik bir çerçeve sunuyor. Öte yandan Türkiye karşıtı yürütülen “Türkiye, komşularının (sözde) işgalcisidir” propagandası bir kez daha boşa çıkıyor.  Türkiye, meşru müdafaa hakkını kullandıktan sonra kontrolü ilgili devlet otoritesine devreden güvenilir bir aktör olduğunu gösteriyor.

Asıl önemlisi uzun yıllardır bölgeye çok büyük kayıplar ve maliyetler üretmiş olan “devlet dışı silahlı güçlerin” ortadan kaldırılmasıyla, devlet otoritelerinin meşruiyeti güçleniyor. Yani “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” girişimiyle terörden medet umanlar dışında herkes kazanıyor.

View the original on Hürriyet →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.